|
|
SAYFAMI
YORUMLARA KAPATIYORUM..BELLİKİ SİZ KAÇIK İŞSİZ GÜCSÜZ ALLAHSIZ DİNSİZ
İMANSIZ KÖÇEKLER HALA AKILLANMAMIŞ ONUN BUNUN ANASINA NAMUSUNA RAHATCA
GÖZ DİKEBİLECEK KADAR ADİ VE ŞEREFSİZLERSİNİZ..ARLANMAZLAR..DAHA KAÇ
KİŞİYE ÇİRŞEFLİGİNİZİ BULAŞTIRICAKSINIZ ADİ ŞARLATANLAR SİZİ SİZLERİN
ANASI YOKMU ??NASIL ERKEKLERSİNİZ SİZLER HEPİNİZ BENİM GÖZÜMDE BEŞ
PARA ETMEYEN UKALA KISKANÇ ŞEBEKLERSİNİZ YALNIZ KURT ASİ KIZ SELİN VE
DİGER ŞARLATAN KÖPEKLER HEPİNİZ BİRER ŞEREFSİZSİNİZ...REALDE
YAPAMADIKLARINIZI BURDA YAPMAYI ERKEKLİKTEN SAYAN ERKEKLİKLE
DELİKANLILIKLA YAKINDAN UZAKTAN ASLA BAGLANTILARI OLAMAYAN BİRER
UCUBELERSİNİZ..MERAK ETTİM ASİ KIZ SELİN SANALDA AŞK YAŞAMADIGI ERKEK
KALMADI FAKAT SİZLERE GÖRE EN NAMUSLUSUYDU.AMA NAMUSUNA GURURUNA DÜŞKÜN
OLAN BAYANLAR SİZE YARAMAZDI..ÇÜNKÜ SİZLERİN SOFRASINDA AŞK MEZEZİ
OLMADI..SİZLERE AŞK MEZESİ OLMAYAN BAYANLAR SİZLERE GÖRE YA NAMUSSUZ
YADA OROSPUDUR HADİ BASIN YORUMLARA VE SİZİN GİBİ AÇ KÖPEKLERE SAYFAMI
KAPATIYORUM ŞEREFSİZ KÖPEKLER SİZİ...ADAM OLUN ADAM ALLAH VAR YUKARDA
DİLERİM O ALLAH SİZLERE BUNUN HESAB INI SORAR YOKSA BEN ALLAH VAR
DEMEM..İSYANIMDIR ALLAH HEPİNİZİ KIZGIN KAZANLARDA CEHENNEM ATEŞİYLE
YAKAR İNŞALLAHHHHHHHHHHH MÜBAREK AYLARDAYIZ..ALLAH ŞAHİDİMDİRKİ
MASUMUM. EY RABBİM SENDEN DİLEGİM ŞU KAFİR KULLARINA EN AGIR CEZALARI
VER YA RABBÜL ALEMİN..AMİN....HEPİNİZDEN MAHŞERDE KUL HAKKI OLARAK
DAVACIYIM...ALANIMA İGRENÇ YAZILAR YAZARAK İFFETİME LEKE
SÜRENLERDEN....ALLAH SORSUN HESABINI SİZ ZALİM ALLAHTAN KULDAN
UTANMAYAN DURDUKÇA NE YAPICANI ŞAŞIRAN KUDURMUŞ KÖPEKLER GİBİ HER YERE
SALDIRAN KÖPEKLERDEN ALLAH BELANIZI VERSİN SİZLER GİBİ ONURSUZ VE
ŞEREFSİZ EVLADI DEGİLİM.BU NEDENLE SAYFAMI KAPATIYORUM...SİZLERDE NE
HALİNİZ VARSA GÖRÜN SAHTEKAR ALLAHCILAR SAHTEKAR MİLLİYETCİLER
SAHTEKAR ATATÜRKÇÜLER..BU KİMLİKLERE SIFATLARA LAYIK OLMAK İSTEYENLER
SİZİN GİBİ ADİLEŞMEZLER..SİZLER ADİDENDE ADİSİNİZ...VATAN BAYRAGI
ALTINDA KİMSENİN NAMUSUNA GÖZ DİKMEZLER ŞİMDİ CANINIZ CEHENNEME...
SİZLERLE URAŞMAK İSTEMEDİM..SİZİN GİBİ ŞARLATANLARA AYIRICAK VAKTİM YOKTU ÇÜNKÜ BENİ TANIMAYIN EMİN OLUN TANIRSANIZ KÖPEK GİBİ YALVARMAK ZORUNDA KALIRSINIZ...SİZİ GALE ALMADIGIM İÇİN SİZLERLE URAŞMADIM..FAKAT BİLİNKİ EYER İSTESEYDİM SİZE YEMİN EDİYORUM BÜTÜN TERBEYSİZLİKLERİNİZ SİTE VE MSN VE SPACESLERİNİZİ BURADA DÖKERDİM..AMA SİZLER GİBİ SOYTARI DEGİLİM ÇÜNKÜ HER ZAMAN ASİLLER SOYTARILARI İDARE EDER..ŞİMDİ ADIMI YAZDIM GİDİN KİMLİK BİLGİLERİME BAKIN BEN KİMİM???SONRA ÇIKIN KARŞIMA VE KONUŞUN ŞEREFSİZ SANAL KÖPEKLERİ...O KADAR DEGERLİ ZAMANLARIMI SİZLERLE UGRAŞMAYA AYIRAMADIM SİZLER GİBİ BOŞA HARCAYACAK ZAMANIM YOK..SİZLER NE BİLİRSİNİZ VATANDAN MİLLETTEN DİNDEN SÖZ ETMEYİ SÖYLEYİN BANA SAYFALARINIZA YAZIN..SİZCE ATATÜRK KİMDİR VE SİZLER NE KADAR ONUN ESERLERİNE SAHİP ÇIKIYORSUNUZ??BURDA SAYFALARA ŞARLATANLIK OLSUN DİYE İKİ YAZI EKLEMEYLE OLMUYOR BU İŞLER BANA REALDE NELER YAPTINIZI ANLATIN KOPYALAMA YAPARAK KONUŞMAYIN...GERÇEKTEN SİZLERE DESEMKİ BANA ATATÜRKÜ ANLATIN HİÇ BİRİNİZ ANLATICAK KAPASİTEDE OLMAZSINIZ ÇÜNKÜ EKLEDİKLERİNİZ OKUMA GEREGİ DUYMADA YALAKALIK OLSUN DİYE YAPTIGINIZINDA FARKINDAYIM..BAYRAK SİZ NE ANLARSINIZ SÖYLEYİN KAÇ GECE UYKUSUZ KALDINIZ BAYRAK VE NAMUS ADINA SİZLER ANCAK MİLLETİN NAMUSUNA GÖZ DİKMEK ADINA UYKUSUZ KALIRSINIZ ..DİN NE ANLARSINIZ DİNİNİZ OLSA KİMSENİN NAMUSUNA GÖZ DİKMEZSİNİZ DİNİMİZDE BU YOKDUR..DAHA YAZICAKLARIM ÇOK AMA SİZLER ADAM OLMAZSINIZ HOŞ DESEMDE ANLAMAZSINIZ TARİH KİTAPLARI VE DİNİ KİTAPLAR OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM KÜLTÜRÜNÜZ GELİŞİR İNSANLIK ÖRENİRSİNİZ BİRAZDA... DEGERSİZ UCUBELER ALLAH ISLAH ETSİN VATAN VE NAMUS SİMSARLARI YAGMUR DENİZ MARALIM
'' İnanıyorsan Savunduklarına, Arkasında Duracaksın... Gerek Yok Cellada
Çıkarıldığında Darağacına, Tabureye Sen Vuracaksın!'' SözLerin Büyük
Yüreqin Kûcûk YanLi$Larin Cok DoqruLarin Yok Kendine qöre $anSLisin
Fakat Bana qöre ZavaLLisin !kãrdãn ãdãmLãrIn SãLtãnãtI Güne$ görünCeye
kãdãrdIr DéTayLAr AynaDir Fark’i YansiTir .. KraLLar iz BiRakir
SoyTariLAr KisKanir .. SaLLanirSaDa YiKiLmaz TahTim Basitler İFTİRA
Eder Acizler ŞİKAYET Eder Ben Gibi Asillerde İDARE eder:Zannetmeki her susan konu$maktan acizdir ve kırıLan gurur ßir
hiçtir... suskunLuktan anLıyorsanız çok $ey anLatmı$tır Kaçırdığınız
her$ey için pi$manLık duyarsınız.. pi$manLık duyduğunuz hiç ßir$ey için
sîzê acımam..! ßu Düиyãyã Têk GêL∂îk Têk Gî∂êяîz.. ßizi úç kuяu$ã
$ãtãήı ßîz ßêℓê$ê νêяîяîz;..
KAPAK OLSUN SİZLERE
BU ARADA GERÇEK ADIMIDA SÖYLEYİM HALA SİZ UCUBELER ADIMI BİLMEZKEN HAKKIMDA BU GÜNE KADAR SAÇMA SAPAN YAZILAR YAZDINIZ BARİ GERÇEGİ ÖGRENİNDE ONA GÖRE ŞEREFSİZ İFTİRALARINIZA DEVAM EDİN EN AZINDAN ADIMI ARTIK BİLİYORSUNUZ YAZIK SİZLERE ALLAH ISLAH ETSİN SİZLERİ ADIM SOYADIM YAĞMUR DENİZ MARALIM SANA CEVAP ASİ SELİN SAYFALARIM ASLA KAPALI OLMADI SELİN BUNU SİZLER YAPTINIZ SAYFALARIMI İLK KEZ BUGÜN KAPADIM YETER ARTIK SON VERİN YALANLARA HİÇ UTANMAZMISINIZ SİZ KUZUM NEREYE KADAR KAPAYAN SEN VE CEMAATİN ORTAYA SIÇAR SONRA KAÇARSINIZ FARELER GİBİ SONRADA MASUMUZ DERSİNİZ DOSTLARIMIN SAYFALARINA KADAR SALDIRDINIZ ŞEREFSİZLER SENSE ÇOMAK TUTTUN SELİN SENİN İŞİNE ŞEREFSİZLİK YAKIŞTIGI İÇİN ÇÜNKÜ BEN SANA KUCAK AÇTIM SEN ŞEREFSİZ ARKADAŞLARINA HAYIR DİYEMEDİN ONLARDAN SENİNDE FARKIN YOKTU.. ÇEVREMDEKİ DOSTLARIMIN ALANLARINA KADAR SALDIRDINIZ..ÇÜNKÜ ONLARI DAHİ KISKANDINIZ..SİZ KİM ONLAR GİBİ OLMAK KİM..KEŞKE ONLAR GİBİ ŞEREFLİ OLABİLSENİZ.AMA SİZLER ŞEREFTEN ANLAMAZSINIZ..ÇÜNKÜ SİZLER İÇİN ŞEREF BAKKALDA SATILAN BİR İHTİYAÇ GİBİ GELİYOR DAHA NE SÖYLENEBİLİRKİ SİZLER İÇİN NEYSE ÇOLUKLA ÇOCUKLA ŞEBEKLERLE HARCIYCAK SENLE BURDA LAKLAK YAPICAK KADAR VAKTİM YOK YAZDIKLARINIZI BEN HİÇ SİLMEDİM AMA SİZLER HER ZAMAN SİLDİNİZ MASUM VE SÖZÜNÜN ARKASINDA OLANLAR SAYFALARINA EKLENENLERİ SİLMEZLER AMA SİZLERDE O YÜREK DAHİ YOK O NEDENLE SON VERİN ŞIMARIK VE BENCİL VE UKALA TAVIRLARINIZA SÖZÜM SANA VE SANA YALAKALIK YAPAN SAYFAMA İGRENÇ YORUMLAR YAZANLARA YARASI OLAN GOCUNSUN YARAN YOKSA EKLEDİKLERİMİ NEDEN SİLİYORSUN NE O KÜÇÜK HANIM İTİBARINMI ZEDELENDİ ZORMU GELDİ GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK BURDA SORUN DEGİL AYNI LAFLARI SÜRME ÖN ÜME KIZIM SİZİN GİDİŞİNİZDEN NE OLDUNUZ B ELLİ KAÇ KİŞİNİN CANINI YAKICAKSINIZ SEN VE ÇETELERİN.. TERBİYESİZLER SENDE O ÇETELERİN BAŞISIN BİLMEDİMİ SANMA SELİN SEN GELİRKEN VE ARKADAŞLARIN BEN GİDİYORDUM KIZIM BUNU AKLININ BİR KÖŞESİNE YAZSIN SEN VE ARKADAŞLARIN. SAYFAMA NOT DÜŞEN ŞEREFSİZ ARKADAŞLARIN.. ŞİMDİ SENDE MASUMSAN Kİ ASLA DEGİLSİN NE SEN NE O ŞEREFSİZ ARKADAŞLARIN SİLME YORUMLARI SAYFANDA KALSIN YARAN YOKSA BAK YARAM YOK ALNIM AÇIK EKLEDİKLERİNİZ DURUYOR SİZLERSE PİSLİKLERİNİZİ KAPAYIP İNEKLER GİBİ SAYFALRDA BAGIRMAYI BİLİYORSUNUZ İŞTE SİZLERLE ARAMIZDAKİ FARK BU BEN SİZLERİN YAPTIGINI YAPMIYORUM AMA SİZLER ANLAMAZSINIZ BÜYÜYÜN ADAM GİBİ ADAM OLUNDA GELİN BU SON YORUMUM BİR DAHA YAZMIYCAM SİZLERE DEVAM EDERSENİZ TERBİYESİZLİKLERİNİZE ACIMAM HİÇ BİRİNİZE.... SALDIRMADIGINIZ İNSAN BIRAKMADINIZ KIZIM SEN DAHA DÜN NAZLICANA DİL UZATMADINMI O BİR ÇOCUK SEN BİRDE KONUŞUYORSUN UTANMADAN 8 YAŞINDA ÇOCUKLA BİLE KAVGA EDENDEN NE HAYIR GELİR BUSUNUZ İŞTE KÜÇÜK ÇOCUKLARI BİLE KENDİNE RAKİP GÖREN ACİZ MAHLUKLARSINIZ DAHA NE DİYİMKİ NAZLICAN CANIM SENİNDE ALNINDAN ÖPÜYORUM KIZIM ÖRNEK DAVRANIŞLARIN İÇİN SELİN VE SELİN GİBİLER TÜM ŞEREFSİZLER SENDEN UTANSIN NAZLICAN TABİ UTANACAK YÜZLERİ VARSA SANMAM HADİ KUDURABİLDİGİNİZ KADAR KUDURUN SONRADA UTANMADAN SAYFALARA KUTSAL İÇERİKLER EKLEMEYE DEVAM EDİN BUNLARINDA HESABI SORULUR YÜCE DİVANDA UNUTMAYIN YAĞMUR DENİZ MARALIM DÜZOVALI TUNCAY ABİME ABİCİGİM SENİ ÇOK SEVİYORUM BU ŞEREFSİZLER SANA VE YENGEME DİL UZATMIŞLAR HİÇ AZIMA ALMADIGIM BİR LAFI BU GÜN İLK DEFA ALICAM BAGIŞLA BENİ ABİCİGİM DEMEKKİ BUNLAR ABİLERİNİN EŞLERİYLE SEX YAPAN CİNSLERKİ HERKESİ KENDİLERİ GİBİ SÜTÜ BOZUK SANIYORLAR BOŞ VER ABİ ONLAR GİTSİNDE KENDİ NAMUSLARINA BAKSINLAR YENGEMİN KAPISINDA KÖPEK OLSUN BU ŞEREFSİZLERİN HEPSİ YENGEMİN YARI TIRNAGI OLAMAZLAR BU NAMUS DÜŞKÜNLERİ DEMEKKİ İYİ AİLE TERBİYESİ ALAMAMIŞLAR BUNLAR BACILARIYLADA YENGELERİYLEDE YAPAN CİNSLER DEMEMKKİ HERKESİ O NEDENLE KENDİLERİ GİBİ SANIYORLAR BİLMEDİKLERİ YANILIYOR OLMALARI BİZİM KİTABIMIZDA YAZMAZ ŞEREFSİZLER O SİZE HAS KUDURMUŞ KÖPEKLER KİŞİLİGİNİZİ YANSITMIŞSINIZ BİZLERDE BURDAN SİZLERİN KİŞİLİGİNİ ÖRENDİK İŞTE SİZ GENE GİDİN ABİLERİNİZİN EŞLERİYLE NE YAPARSANIZ YAPIN BİZİM KİTABIMIZDA YAZMAZ HAMDOLSUN..BİZ KARDEŞ DEDİKLERİMİZ İÇİN ÖLMEYEDE GİDERİZ GÖMMEYEDE BİZİM KİTABIMIZDA KARDEŞ KARDEŞİN NAMUSUNA GÖZ DİKMEZ ŞEREFSİZLER O SİZLERE HAS BİR DAVRANIŞ BURDAN BU ORTAYA ÇIKIYOR HERKESİ KENDİNİZ GİBİ ŞEREFSİZ SANMAYIN TUNCAY ABİCİM SENİNDE ELLERİNDEN ÖPERİM CANIM ABİM SENİ ÇOK SEVİYORUM YENGEME VE YİGENLERİME SONSUZ SELAMLAR YAĞMUR DENİZ MARALIM BİZLER UMUTSUZLUGUN OLDUGU YERDE UMUDUNU KAYBETMEDEN YÜRÜYENLERDENİZ. BU ALEMDE KAHBE DOSTLARIMIZ VE ÇAKALLAR OLSA NE YAZAR SEVDİKLERİMİZİ ÖLÜMÜNE SEVERİZ GERİSİNİ TARİHE GÖMERİZ TÜRK TARİHİNİ BİZ YAZDIK GEREKİRSE TARİHTEN BİLE BİZ SİLERİZ ŞİMDİ BU SÖZÜMÜN ANLAMINI MERAK EDERSENİZ ŞEREFSİZLER DÜŞÜNÜN NE DEMEK İSTEDİGİMİ KİMİNLE DANS ETMEYE KALKTIGINIZI SİZLER GİBİ TEHDİT ETMİYORUM TEHDİT OLARAK ALMAYIN KANI BOZUKLAR VATANIN BAYRAGIN DİNİN ARKASINA SAKLANAN SİMSARLAR TERBİYESİZLİKLERİNİZİ YAPARKEN BU KUTSAL VASIFLARIN ARKASINA GİZLENMEYİN ÇOK KOMİK OLUYORSUNUZ SONRA BİRDE ERKEK OLUCAKSINIZ NE KADAR CAHİLLERSİNİZ ŞAŞIYORUM SİZLERE ADAM GİBİ ADAM OLUNKİ ADAM SANSINLAR NANKÖR İNSAN HER ŞEYİN FİYATINI BİLEN FAKAT HİÇ BİR SÖZÜN DEGERİNİ BİLMEYENDİR VE GECENİN EN KARANLIK ANI ŞAFAK SÖKMEDEN AZ ÖNCEDİR EN KOLAY ŞEY İSE İNSANIN KENDİSİNİ ALDATMASIDIR ÇÜNKÜ BİR İNSAN GENELLİKLE İSTEDİGİ ŞEYİN GERÇEK OLDUGUNA İNANIR KONUŞMA BİR BAYANIN ETEKLİGİ GİBİ İLGİYİ SÜRDÜRECEK KADAR KISA KONUYU KAPSAYACAK KADAR UZUN OLMALIDIR ORMANDA İKİ AYRI PATİKA VARDI VE BEN EN AZ AYAK İZİ OLANI SEÇTİM İŞTE ŞEREFSİZLER SİZLE BEN VE DOSTLARIMIN ARASINDAKİ FARKLILIK BUDUR. UMARIM NE DEMEK İSTEDİGİMİ ANLARSINIZ YAĞMUR DENİZ MARALIM
YALNIZ KURT http://cid-8ed57a104f637938.profile.live.com/ TakLitLعrimdعn Sakınmayın Çünkü Bana uLaşamıcanıs İçin Ancaq OnLarLa Yعtinirsinizz!!!
YAĞMUR DENİZ MARALIM
SAHTE
ALAN AÇANLAR KİMLER YALNIZ KURT ORAYA BACININ YADA YENGENİN ADINI
YAZSAYDIN DAHA MAKBULDÜ BEN ÖYLE KABUL EDİYORUM..BENİ TANIYANLAR BUGÜNE
KADAR TANIMIŞTIR TANIMAYANLARSA BUNDAN SONRA TANIMAYA ÇALIŞMASINLAR ÇÜNKÜ
BUNA GÜÇLERİ YETMEZ YALNIZ KURT BU SAYFAYI YENİ GÖRDÜM BAŞKA SAYFALARDA
AÇSAYDIN GEÇ KALMIŞSIN UCUBE İNSAN DELİKANLILIK AZINDAN ÇIKANLA
YAZDIKLARININ ARKASINDA DURMAKTIR SİZDE BUNU GÖREMEDİM DELİKANLILIGIN
KİTABINI BEN YAZICAM SENİN GİBİLERE İBRET OLSUN DİYE NEYSE YA ŞEREFSİZ
HER YERDE ŞEREFSİZDİR KENDİ ÇÖPLÜGÜNDE BOGULMAYA KORKACAK KADAR
ACİZMİŞSİN GERÇEK SAYFANI DAHİ AÇMAYA ÇEKİNEN SONRADA BURDA HOROZLUK
YAPAN KARI KILIKLARLA İŞİM OLMAZ SEN NE ANLARSIN ADAMLIKTAN UCUBE
MAHLUK YAĞMUR DENİZ MARALIM
gönlümün ÜLKÜSÜ YAĞMUR DENİZ MARALIM
|

öLüM BenDim aMa yaŞam SeN deiLDiN.....!!!

Hayat zulümlü,kader oyunlu.Kim yerlerden toplayacak sürgün kader yorgununu ?...

KELEBEK O SLİDE SHOW gönlümün ÜLKÜSÜ ABLAMIN SANA VE ELİF'E HEDİYESİ İKİNİZDE İZLEYİN KIZLAR BANA YOK  AYKUT
J
Bırak
ellerinden içmeyeyim bir bardak suyu.. Bırak gözlerinde sabahlamasın
yüreğim.. Uzaklarda bana ait bir cümle ol
yeter.. Unutma; Özlediğim kadar Sen’sin.. Sevdiğim kadar
Ben’sin..
*****УąģмµґĻµ کǿќàĶĻąŕđá HàЧąţĮмĮ
λгıЧǿŗųм*****

Sonunda Elimde Kalan Bir Avuç hüzün Ve
Keder Gözlerimde Unuttum Gülmeyi Ağlamayı Dudaklarımda
Kaybettim Öğrendim; Sebepli Ve Anlamlı
Üzülmeyi
Güneşten
vazgeçtim Seni unutmak için, Karanlıklar artık dost, artık yaren.
Tabağımda tadamadığım sevgim masamda, Menümdeki yaşam artık param
parça...!

bak bana doyasıya! hayat eli sopalı bir
öğretmen siyah saç ak defterle geldin ak saç siyah defterle
gidiyosun
ZǺLiмiή ZuLмu VǺґگǺ گẽvẽήiή Ǻllah’I VǺґ

yapıcı, agresif ve umut dolu yanımı tanır bilir insanlar oysa bir kişi hariç herkesin bilmediği içimdeki tufanlar... şahıdır derler, kahkahanın şahı der ağlayan palyaçolar oysa ben ne kadarda ıssızım, içimde sadece O'na dair fırtınalar... yürek sevda bağlamış ve üzerinde çözülmez karalar sevda uğruna yürek diyarında ne ölümcül fırtınalar kopar... ama insanlar beni maskemle görür, maskemle tanırlar, adım kraldır adım şahdır... öyle der ağlayan, güldüremeyen palyaçolar... atamadığım ama taklidini sıkça yaptığım kahkahalarla tanırlar ama hepsi gözyaşımla sulanır serpilir yeşerir çoğalırlar...
Bu bir bilinç kaybı degil,

bir kaybın bilincidir...
"
HαβεЯіП ΨоЖ βεП ÕГϋΨояμШ

 Gitmek Hayat Getirecek Kör bağın kızıl kuru gül kokusunu taşıyor hava Gözlerim kapıda
Nedensizliğin ertelediği çöküntü bilincime duyuruyor küf hükmünü Bir çocuk gibi koşarken düşünce istemeden saplıyor bıçağı sevince
Aslında bildiğim onun da bildiği sır gidişlerin arsızı değil yolcu Öyle yazıldığı için belki antik serüvenlerin sonu tutsak kıldık düşsel söze gerçeği
Gitmek hayat getirecek yenik düşerek kalmak ölüm Her geri döndüğünde avluda öylesine sevişmek zulüm
Kutsal ilişki var oluşuna yoldaş arar yanıtı geciktirilmiş sorularda Hüküm dinlemez kayıp giden yıldızlar aşk sorgulanmamalıdır asla
Arka odada ölesiye susar günü sonlayacak intihar Yüreğim kapıda   
Gözlerinin denizinde onu arama. O Şimdi bir başka
denizde.
Bakarsın bugün sever bu yürek, yarın sevilir
bakarsın.
Yüreğimin özünde başka yarınlar var.
Mevlana Celaleddin Rumi
__________________
'Suskun Telaşlarla Ömrüm
Perişan........'
Keşke Herşey Eskisi Gibi Olsa..Sen Yaralamasan Yaramı
Kapatsan...
|
ßiR
GüN TitreyereK uYanırsaN ßiL Ki ResmiNi öPtüğüM GündüR..
aMa ßiR GüN
SebebsiZ YeRe GözyaşlarıN aKarSa, ßiL Ki öLdüğüM GündüR..  ßana uMut ßaqLama ßen Topraqa Söz VErdimK€L€ßعK
*İsT€R Ah €T…İster Kin Duy…KeNdiNe GöRe HaKLıSın..
AdıMı KöTü An…SoNuMu €LinLe YaZ…SeNDe ßiR Gün AnLaRsıN..!!!*
' KadéhLérimi Sénin Adına KaLdırdm Dün qécé. Sava$a qittim Kéndi MévkiLérimdé Até$ Açtm Kéndimé.!


Yüregimde Ku$lar havalandı Karların Dü$tügü yere , Sen gitme geL , Yagan Kar oL beyaz Dü$lerime... KعLعßعK

 §ëñ¥ §ëVDîgîM KåDåR ¥å$å§å¥DîM..ôLûM§ûzLûgûñ åDîñî å$k Kø¥åRDîM.
ßİZ İگЎคиKคя گ๏KคKLคяDค ßúЎúDúK GúLúM.
คиLคMคЎIZ گعиİи Gİßİ ßคLLI عKMعK ЎعMعЎİ. ßİZ 10 Ўค$IиDค DúиЎคЎค, 15 Ўค$IиDค KคگIP KคVµяคи ค$KLคяค İگЎคи عTMİ$İZ. ßİLMعЎİZ KคЎGคи PİگTTع DคиگعTMعЎİ. گคTMคЎIZ ๏и Kµяµ$ İCİи ßİZDع
HคKKI ๏Lคи گعVعиLعяİ.. Düиyãyã Têk GêL∂îk Têk Gî∂êяîz.. ßizi úç kuяu$ã $ãtãήı ßîz ßêℓê$ê νêяîяîz;. K€L€ßعK
ßeLki Kurduğumuz HayaLLer ßiter Diye, DüşLerde ßir Sen ßiriktirdim Yüreğime!

Kavuşmak Ölümse Hasretin Zulüm.
Elbette Kavuşuruz Bekle Gülüm.
Tek Sana Aittir Şu Gönlüm.
Ben Yolumu Seçtim Ya Sen Ya Ölüm...
Giderken herşeyini götürseydin benden keşke..
Bir kırıntı bile bırakmasaydın ardından..
Hala açtığın izler kapanmadı..
Hala gözlerim kısık..
Hala alnım da senden hatıra iki çizgi..
Ve hala yanağımda bıraktığın yaşın derin izi..
Duruyor hala,"bunlar benim eserim" diye övünerek.. Gözlerimde sakladığım seni unutmak için yine bir gece, yine bir şarkı ve yine bir resim ile rolümü oynamaya soyundum sevgili..
Resmini alınca elime titrer oldu bedenim.. Ve gece.. Öylesine çöküyor ki üstüme,öylesine kesiyor ki nefesimi..
Sadece "sen" diyebiliyorum kısık sesimle.. Oysa ki sana dair ne repliklerim vardı duyduğunda çıldıracağın.. Ve ne büyük nefretim vardı hissettiğin de kahrolacağın..
İlmek
ilmek düğümlenirken kelimeler boğazıma ben zorluyorum
ciğerlerimi.. Sadece "sen" çıkıyor iki dudağımın arasından.. Ve bu "sen"
süzülüyor dudaklarımın kıvrımından aşağıya doğru.. Yakalama çabam
boşuna,ardından iki damla göz yaşı peşi sıra kovalıyor "seni"
yanağımdan süzülerek.. Hani belki senle çarpışınca,hani belki seni
yakalayınca biter bu oyun diye..
Belki de bitsin istemedim,yaşayacağımız yarım kalmış o kadar çok düşümüz vardı ki.. Şimdi sadece kuruyorum düşümü sensizlik üzerine,gece üzerime düştüğünde..
Bir senin yokluğun vardı beni yoran;bir de odamdaki sessiz sevişlerimiz..
Andıkça acıtıyor.. Akıyor yaşlar içime içime.. "Yosun" tutuyor kalbim,göz yaşımın neminden..
Tıpkı..
Tıpkı gözlerin gibi ... 
Kendimi bilmediğim bir sona hazırlıyorum.
Tüm uğraşlar çabalar bunun
için.
Korkuyorum neyden korktuğumu bilemeden, ürküyorum.
Hasret
çekiyorum neye hasretim bilemeden, özlüyorum. Ve yaşıyorum ne için
yaşadığımı bilemeden!!
Öylesine bir hayat işte benimki.. tek başına tüm
umutlardan mutluluklardan uzak.
Sürekli bir şeylerden kaçıyor
hissetmediğim duygular adına çaba veriyorum.
Herkesi her şeyi geride
bırakarak arkamı dönüp uzaklaşmak istiyorum yalnız çaresiz…
yıldım
artık kendime mücadelemden. Pes ettim!!
Sensiz geçen
yıllarım vardı ya hani, hiçbir şey acıtamamıştı beni bu denli. Yine
yalnız yine umutsuz ve yine çaresizdim ben. Eksiktin ama kimdin ki sen?.
Umursamıyordum bile. Kim olduğunu bilmediğim halde kaçıyordum senden.
Yasamadan anlamak öyle zormuş ki meğer.. ve sen karşıma çıktın yeniden.
İlk günlerde mutluydum bende.
Mutluyum diyordum her önüme gelene onca
yıldan sonra bende mutluyum. Herkese her şeye tüm yaşanmışlara rağmen
mutluydum.
ve başlamalıydı artık mücadelem. Ne kadar zor olsa da
senden vazgeçmeliydim. Gecelerce günlerce ağladım ama başaramadım
senden bir adım dahi uzaklaşamadım. Ve hep bir gün senin baskasına aşık
olacağından korkarak yaşadım.
Hep bu sondan kaçındım. Ve gördüm işte.
Sen başkasına aşıktın. Ben sana sen ona.. hayat değil mi işte?
bu
aşamadan sonra bitmeliydin benim için uzaklaşmalıydım senden
çıkmalıydın hayatımdan. Gözlerine baktıkça daha çok acıyordu içim.
Senden nefret ediyorum diye haykırmak istiyordum gözlerine bakarak..
sonra da saatlerce omzunda hıçkıra hıçkıra ağlamak.
Sürekli düşündüm
beni sana çeken ne diye.
Hiç bir şey bulamadım belki de bu yüzden bu
kadar çok seviyordum seni.
Ve gözyaşlarımla süslediğim bu yazım senin
içindi. Öyle içimdesin ki. Yanağımda dolaşan rüzgardan daha gerçek
dokunuşların.
Küçük, ürkek, kesik dokunuşlarınla, belki de her
zamankinden daha yanımdasın.
Yani öylesine, o kadar bensin ki. Ah nasıl
anlatsam.
Boşuna bu çabalarım, doğru kelimeleri aramalarım.
Ne kitaplar
yazıyor, ne de sözlüklerde karşılığı var. Yalnızca hissediyor insan, yaşıyor. Kelimeler eksik, kelimeler yaralı. Kelimeler cılız.
Taşımıyor,
anlatmıyor, tanımlamıyor bu duyguyu. Ben de. Çok başka bir şey.
Sevginin ortasında, derin acılar hisseder mi insan? Aydınlık
gülümsemelerin içine, hüznü yerleştirir mi durup dururken? Gözlerine
buğu, diline sitem, yüreğine burukluk, çöreklenir kalır mı asırlarca?
Gelmeyeceğini
bildiği mektup için, posta kutusunu hep aynı heyecanla açar mı?
Dedim
ya, başka bir şey bu. Ne kadar yalnızsam, o kadar seninleyim şu
günlerde.
Belki de en başta, tutup seni en derinlere koydum diye oldu
bunlar. diye, kimselerin bilmediği, bulamayacağı yollara götürdüm seni. En derinlerde tuttum.
Bana sakladım. Derine, hep daha derine.
Seni
yapayalnız, bir tek bana bıraktım. Paylaşamadım yanlış yaptım.
Sana
ulaşan yolları kaybettim diye bütün bu şaşkınlıklar. Kendimi oradan
oraya vurmam. Sağımda, solumda, ne zaman dikildiğini bilmediğim
duvarlara çarpmam,
hiç görmediğim çukurlarla boğuşmam.
Denizlerin,
gürültüyle gelip vurduğu dehlizlerin, acılı duvarları gibiyim.
Duvarlarım
yosunlu, duvarlarım kaygan, duvarlarımdan hiç tükenmeyen sular sızıyor.
Tutunamıyorum. Renklerim, gün içinde değişiyor. Soluyorum, soğuyorum.
Güneş ulaşmıyor içerilerime. Küfleniyorum, yaşlanıyorum. Yalnızlıklar
peşimde.
Dokunduğum her ıslak duvardan, pis kokulu bir yalnızlık
bulaşıyor üstüme.
Biliyorum, bütün bunlar, hep benim suçum.
Seni
sakladığım yere ulaşamaz oldum. Yollar, gitgide uzadı ve karıştı.
Ümidimi ısıtacak, parlatacak, kımıldatacak bir şeylere ihtiyacım var.
Ah onun ne olduğunu biliyorum. Sonu sana geliyor her cümlenin. Her
şeyin başında içinde ve sonundasın. Bu değişmiyor. Öyle içimdesin ki.
Birden aklıma geldi, tuttum sana bir mektup yazdım dün.
Çok
mutluydum.
Gün içinde neler yaptığımı, nelere kızıp, nelerle mutlu
olduğumu, tek tek anlattım.
Mevsimlerin ve insanların nasıl karışık ve
beklenmedik olduklarını yazdım.
"Yine zamansız yağmurlar"
dedim, "Daha önce, hiç bu kadar zayıf değildi güneş ışınları" dedim,
"Gerçekten buradaki şarkıları hiç öğrenmeyecek, bilmeyecek,
söylemeyecek misin?" dedim.
Çok uzun bir mektup oldu. Başından sonuna
kadar okudum.
Neler yazmışım diye merakımdan.
Sonra
çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım.
Büyük harflerle, yalnızca
adını. Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum.
Mektup cebimde.
Cebim yüreğime yakın. Yüreğim sende. Sen yüreğime yakın. Öyleyse mektup
sende. Giderken herşeyini götürseydin benden keşke..
kArAnLıK
hApSeDiYoR bEnİ,gÖrEbİlDiĞiM tEk ŞeY,

mUtLaK
dEhŞeT,yAşAyAmIyOrUm,ÖlEmİyOrUm,

KıSıLı KaLdIm KeNdİ iÇiMdE,kEsİp Al $u
HaYatıMı..

Hep bulduğumu sandığım zamanlarda kaybediyorum
seni, Yüreğimde kayboluşunu hissediyorum,kimi gün... Belki de ben
ölüyorum kalbinde sessizce, Sen umutlarınla yaşadığın gecelerde.
Bir
rüzgar esiyor hafiften, Sanki fırtına başlangıcı gibi sinsice,
Çıldırmaya başlaması denizin, Ak dalgalarında kaybolup
Derinliklerinde ölmeli mavi gözlerinin.
Bir yerde ansızın...
Apansız yok olmak belki de, Susmalımıyım.. Bilmiyorum, Yüzyıllar
boyu Beni unuttuğunu sandığım o uzak çizgide.
Issız sokaklardaki
karanlık,karanlık değil. Yüreğimin yansımasıdır köhne duvarlara, En
karadan daha karası yok gibi, Oysa sen bembeyazıydın gecelerimin...
En sevdiğim renkttin.., Huzurla çizerdim hasretini duvarlara,
Endişelerin çocuksu gibi, Sonra.... Sonra en karanlık gecede
Düşerdi ellerime darmadağınık hayallerin.
Öten bir baykuştur şimdi
yıkık duvarlarda,, Derler ya Ölüm habercisidir o ugursuz. Dinle....
Gitme diyorum,kal ne olur Ölüme mahkum birinin son arzusudur bu
Son kez görmeliyim seni Yüzünü,gülüşünü,kanatan bakışlarını..
Yokluğa mahkum kılan ellerini.. VE BU SON ÖLÜMÜM OLSUN, NE OLUR BİR
DAHA ÖLDÜRME BENİ.


ÖLÜME EĞİLMEK
Uyumaya değil
Rüyalarıma gidiyorum
Orada yaşayacağım isteğimce
Uyanıkken hiç yaşayamadığım
Hepsi de gençti güzeldi
Sevdim sevildim diye aldanarak
Son gördüğüm onlar olacak
Bunca yıldır sevgiye dayanamadığım
Ölüme değil
Sonsuzluğa gidiyorum
Orda dinleneceğim gönlümce
Yaşarken hiç mi hiç dinlenemediğim
Kalemim yine elimde
Kağıtlarım da önümde
Son uykusunda düşecek başım
Sağlığımda hiç eğmediğim.
Hayat! Geç kaldım.. Eskilere at beni!
Umurumda olsa ağlardım. Sözlerden akarken delikanlı bir bahar...
GeLeCeĞi MeRaK eTmİyOrUM nASIl OlsA GeLEcEk...
Ya$adikca oyuna dahiLim, NamussuzLuk dunyasinda kabus nufusu artmakta, sakLan! Kiyametin tiyoLari goz kirpmakta. In$a ettikLerini yikmak icin geLecekLer.. ßunun ßiLinciyLe ya$a!!..
Mutsuz CareSiz YaLnız Her$eyDen uzak CevreSine Sahte qüLücükLer Daqıtan asLında iÇi paRamparÇa qözLeri kanLı we Çöpe atıLmayı ßekLeyen ßir 0yuncaqım . . .
SoNu ; ßoğuLmak oLsa dA ßéNiM "0" SuLaRdA yüzmém géRék..!

SuYun IhTimaLi YokTur..DaLGaLanMak İçin İzin IsTeMeM..TsuNaMiYe BasLaDığımDa EnGeL DinLeMeM!!

Hεrkεs Ayйiykεй ßεй Fąrk£iydiм..$imdi Hεrkεs Fąrk Pε$iйdε ßεй Yiйε Ayйiyiм..!ßu da ßnm farKıMm
Beni nereye koyuyorsun söyle?
Neresinde yaşıyorum yüreğinin?
Var mıyım senin için?
Gecelerinin masalsı düşü ben miyim?
Yoksa kendin misin?
Beni sığdırabiliyor musun içine? Affet bagışla beni seni hala çok sevdiğim için o kendini biliyor!!!
Neyim ben senin için?
 sen yenilgileri Zafer,zaferleri yenilgi kılan savaşımsın Sen yasaklı erkeğim yasaklarınla anlamlı öbür yanımsın,sen canımsın...

♥ Beni Yormayın!-->çok üŞeNGeCiM.. ♥ Bana yaLan söyLemeyin!-->Nefret Ederim! ♥ Bana Bi$ey sOrmayın!-->BiLeMeM! ♥ GüLMeyiN -->ßen CidDiyim ♥ iÇeLim Demeyin! -->KuLLanmıyorum ! ♥GideLim deMeYiN -->GeLeMeM!. ♥ Dalga geçMeYiN.-->SeVMeM!.. ♥ Derdin mi var? -->DinLeRiM . ♥ Çok mu zOr -->UğRasıRıM! ♥ Bana aŞıK oLmaYıN! --> Ben ZaTeN AşıĞıM........

LaF SoKMaYa KaLKıŞMa KaPaK oLuRSuN, UgRaŞMa eTiKeT oLuRSuN, YaVŞaMa KöPeK oLuRSuN, İnSaN oL BeLKi YaNıMDa YeR BuLuRSuN....!!!

  

 K€L€ßعK
|
gönlümün ÜLKÜSÜ(((KARANLIK ŞOVALYELERİ((AYKUT)))BU
GÜN İTİBARIYLA BU SPACESİ BEN KULLANICAM VE YAYINA AÇICAM .gönlümün
ÜLKÜSÜ ABLAMA İFTİRA ATANLARI BU ALANDA GÖRMEK İSTEMİYORUM.AKSİ HALDE
SONUÇ SİZLER İÇİN HİÇDE HOŞ OLMAYACAKTIR.BUNU BURADAN
HATIRLATIRIM DELİKANLILIK ÖYLE OLMAZ SİZLERİN NASIL DELİKANLI OLDUGUNUZU BUNDAN SONRA GÖRÜCEZ BAKALIM DELİKANLI DOGULURMU ?? YOKSA OLUNURMU ??TEKRA EDİYORUM ABLAMIN BLOGUNDA ADINI YAZDIGI KARAKTERLERİ BU SAYFALARDA TEKRAR GÖRMEK İSTEMİYORUM .ABLAMIN SPACESİ BEN DEVİR ALDIM BURDA OLDUGUM SÜRECE BANA YAZABİLİRSİNİZ...ANAMA AVRADIMA BACIMA VE BACIMIN DOSTLARINA KÜFÜR EDERSENİZ İADELİ TAHAÜTLÜ SİZLERE TEKRAR POSTALARIM.KÜFÜRLÜ POSTA KABUL ETMİYORUZ İADELİ POSTA İSTEMİYORSANIZ KÜFÜR ETMEYİNİZ POSTACI ÇALARSA KAPINIZI SİZİN GÖNDERDİKLERİNİZİ KABUL ETMEDİGİMİZ İÇİN SİZE DÖNÜYORDUR HATIRLATIRIZ.SİZ POSTA ATMAZSANIZ SİZE İADE YAPILMAYACAKTIR ((((AYKUT))) ___ _____________ __________$$$$$$$$$$$_________________________ _______$$$$$$$$$$$$$$$$$____________$_________ ____$$$$$$$$__________$$$$_________$$$________ __$$$$$$$$________________________$$$$$_______ _$$$$$$$_____________________$$$$$$$$$$$$$$$__ _$$$$$$$_______________________$$$$$$$$$$$____ __$$$$$$$$________________$_____$$$$$$$$$_____ ____$$$$$$$$__________$$$$_____$$$$___$$$$____ _______$$$$$$$$$$$$$$$$$______$$_________$$___ __________$$$$$$$$$$$_________________________
|͇̿C͇̿¤̿ ͇̿! |/̵͇̿ ̿/'̿̿̿̿̿̿ ̿ - HESAP SIRASI BİZDE ŞEHİT OLMAK ÇOK
YAKIN |͇̿C͇̿¤̿
͇̿! |/̵͇̿ ̿/'̿̿̿̿̿̿ ̿ -
|͇̿C͇̿¤̿
͇̿! |/̵͇̿ ̿/'̿̿̿̿̿̿ ̿ - YETER ULAN ÇAKALLAR AYAĞINIZI DENK ALIN |͇̿C͇̿¤̿
͇̿! |/̵͇̿ ̿/'̿̿̿̿̿̿ ̿ -
|/̵͇̿ ̿/'̿̿̿̿̿̿ ̿ - |͇̿C͇̿¤̿
͇̿! ||/̵͇̿ ̿/'̿̿̿̿̿̿ ̿ -
|͇̿C͇̿¤̿ ͇̿! ||/̵͇̿ ̿/'̿̿̿̿̿̿ ̿ -ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ -|͇̿C͇̿¤̿
͇̿! |/̵͇̿ ̿/'̿̿̿̿̿̿ ̿ -
| |͇̿C͇̿¤̿ ͇̿! ||/̵͇̿ ̿/'̿̿̿̿̿̿ ̿ -NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE |͇̿C͇̿¤̿
͇̿! |/̵͇̿ ̿/'̿̿̿̿̿̿ ̿ -
..//___//
SABRIMI ÇOK ZORLADINIZ YALNIZ KURT ASİ KIZ SELİN SARI CESUR YÜREKLİ KIZ FİLİZ ALBENİ KARA YILAN KLONLAR SAHTE ÇAKAL REİS (((( GERÇEK ÇAKAL REİSLE KARIŞTIRILMASIN ONUNDA SAHTESİNİ YAPMIŞ KLONLAMIŞLAR))) SAHTE KARA MELEK 21 ((((kara.melek.21 KIZ KARDEŞİMİNDE KLONUNU YAPMIŞLAR GERÇEGİYLE KARIŞTIRILMASIN))) SAHTE TUFAN COOL WARS (((((TUFAN COOL WARS TUFAN ABİMLE KARIŞTIRILMASIN ONUDA KLONLAMIŞLAR SAHTE BİR TUFAN YUKARIDA ADI GEÇEN))) SİZLERLE ADLİYEDE GÖRÜŞÜCEZ DEMEKKİ BUNA BENİ SİZLER ZORLADINIZ YALNIZ KURT HER KUŞUN ETİ YENMEZ BUNU UNUTMA ASİ KIZ SENDE YALNIZ KURTA ÇANAK TUTUYORSUN ÖMRÜMÜN SONUNA KADARDA OLSA BU İŞİN SONUNU GETİRİCEM FİLİZ ALBENİ SENİNDE NE OLDUGUNU ÖGRENDİM BENCE SENDE SÖZLÜ ERKEKLERİN PEŞİNDEN GİTMEYİ BIRAK CANIM YANLIŞ YOLDASIN NERDEN BİLEYİM SARININ SEN OLMADIGINI GEÇERLİ NEDENLERİN ÇOK SENİDE KENDİNİ TEMİZE ÇIKARMAYA DAVET EDİYORUM HAMDOLSUN BENİM ALNIM AÇIK ÇOK ŞÜKÜR YÜCE MEVLAYA GERİSİNİ SİZLER DÜŞÜNÜN DEMEKKİ BAZI ŞEYLER İYİLİKLE OLMUYORMUŞ.RÜZGAR GEZMİŞ BEN KİMSENİN KUKLASI DEGİLİM BENİM SPACESİMDEDE ÖNÜNE GELEN AT KOŞTURAMAZ BİRİLERİ SİZLERE HAKARET EDİYOR DİYE BUNUN FATURASINI BEN ÖDEMEK ZORUNDA DEGİLİM .HEPİNİZDE BİLİYORSUNUZKİ BEN MASUMUM SİZLER BAŞKALARINDAN ALAMADIGINIZ İNTİKAMLARINIZI BENDEN ALMAYA ÇALIŞTINIZ AMA SİZLER İNSANLIKTAN NASİBİNİ ALMAYANLAR DEMEKKİ SİZLERLE YÜCE YARGIDA GÖRÜŞMEK KISMET OLUCAK YALNIZ KURT SEN KAÇ PARALIK ADAMSINKİ SANA BEN CAM AÇAYIM KENDİNİ HİNT KUMAŞIMI SANDIN ÖNÜNE GELENE BENİM HAKKIMDA İLETİ ATIYORSUN ATTIGIN İLETİLERİN DOGRULUGUNU ISPATLA ŞU BENİM SEVGİLİLERİMDE KİMLERSE ÇIKSINLAR ORTAYA DOGRUSU BENDE TANIŞMAK İSTERİM BEN NEYMİŞİM YA WAWWWW BAKIN HANIMLAR BEYLER İNSANLARIN NAMUSUYLA OYNAMAYA UTANMAYAN SİZ UCUBELER SARI VE DİGERLER MADEM ÖYLE SİZLERE SORDUM NEDEN ISPATLAYAMADINIZ BUNU AÇIKLAYIN ALLAHSIZ KİTAPSIZ ALLAH KORKUSUNDAN YOKSUN UCUBE KILIKLILAR SİZİ ALLAH SİZLERİ KAHRETSİN SAGLIK SORUNLARIMIN ARASINDA BİRDE SİZİN GİBİ KÖPEKLERİN SALDIRISINA UGRADIMYA ALLAH BİN KAT BETER ETSİN SİZLERİDE İNŞALLAH BEN İNANIYORUMKİ HEPİNİZ TEKER TEKER BELANIZI BULUCAKSINIZ İFTİRACI YALANCI ŞARLATANLAR SİZİ ADAMIM DİYEDE ORTALARDA GEZİYORSUNUZ SİZLER ERKEKMİSİNİZ BE SİZLERDE ŞEREF NAMUS HAYSİYET OLSA BANGIR BANGIR SAYFALARDA BAGIRMAZSINIZ İŞTE SİZLER BUSUNUZ GERÇEKLERİ KAPAMAK İÇİN AYNI YORUMLARI DEFALARCA DÜŞÜP GERÇEKLERİ GİZLEME ÇALIŞAN UCUBELER ÖNCE BİR AYNAYA BAKIN KENDİNİZİ AYNADA NASIL GÖRÜCEKSİNİZ MASKELİ BİNBİR SURATLAR SİZİ REALDE YAPAMADIKLARINIZI SANALDA YAPMAYA ÇALIŞAN SANSARLAR YAZIK HALİNİZE YEMİN EDERİMKİ GÜLÜYORUM ACINACAK HALDESİNİZ HEPİNİZ.HEPİNİZİN YÜZÜNE LANET OLSUN AMA SİZLERDE YÜZ YOKKİ AR DAMARINIZ YIRTILMIŞ HEPİNİZİN BİR ERKEKLİNİZ AZINDA KÜFÜRLER HAVADA UÇUŞUYOR SİZLER BUNA ERKEKLİKMİ DİYORSUNUZ OLMAZ OLSUN ÖYLE ERKEKLİK ADAM OLUN ADAM HAYVANLIKLA BİR YERE GELEMEZSİNİZ SÖZÜM ADI YAZILI OLANLARA YALNIZ KURT KAÇINCI KEZ ADRES VERİYORSUN KORKAK HERİF BURDAN KONUŞMASI KOLAY TABİKİ DOSTLARIMA İFTİRA ATMAKTA KOLAY SENİN KARAKTERİN BU MASKELİ SURAT SENİ SANA YEMİN EDİYORUM BU YAPTIKLARININ BEDELİNİ BİR GÜN YÜCE MEVLAM SANA ÖDETİCEK HER GÜN HEPİNİZ BEDDUAMDASINIZ BETER OLUN İNŞALLAH ALLAHSIZ KİTAPSIZLAR SİZİ İNSANLIKTAN NASİBİNİ ALMAYAN ŞEBEKLER
CEVAPLARINIZ İLETİ YOLUYLA GÖNDERİN SIKILDIM ARTIK SAÇMA SAPAN HAREKETLERİNİZDEN UCUBE KILIKLILAR SİZİBUGÜN SAYFAMA BAKTIMDA SİYALNIZ KURT VE ASİ KIZ SELİN İKİNİZDEN BAŞKA SAYFALARDA İGRENÇLİK YAPANIN OLMADIGINI GÖRDÜM BURADAN ŞUNU BELİRTMEK İSTERİMKİ TATAR RAMAZANIDA TANIMAM SİZLERİ TANIMADIGIM GİBİ RÜZGAR GEZMİŞ DIŞINDA HİÇ BİRİNİZİ TANIMIYORUM RÜZGAR GEZMİŞE SÖZÜM YOK DÜNYA AHRET KARDEŞİMDİRŞİMDİ SELİN SANA İFTİRA ATILDIGINDA TUNCAY ABİM SANA ÇOK DESTEK VERMİŞTİ HATTA BENDE YARDIMCI OLMAYA ÇALIŞTIM SONRA DİGER ARKADAŞLARIMDA SANA YARDIMCI OLMAYA ÇALIŞTILAR AMA SİZLER NANKÖRSÜNÜZ BUNU KENDİNİZE İTİRAF EDİN BAK KIZIM SELİN SEN YALNIZ KURTU SAVUNMAYA DEVAM ETTİKÇE DAHA ÇOK BAŞIN AGRIR SANA BELADAN BAŞKA BİR ŞEY GETİRMEZ O YAZIK OLUR SANA HERŞEYE RAGMEN SANA KIZIM DİYORUM GÖZLERİNİ AÇ ARTIK SENDE BU KİRLİ İŞLERE ALET OLMA BAK YARIN BİRGÜN SENDE ANNE OLUCAKSIN EVLENİCEKSİN ÇOCUKLARIN OLUCAKUNUTMA NE EKERSEN ONU BİÇERSİN SELİN SANAL AMAN DİYİP GEÇMEYİN HELEKİ KUL HAKKINA ASLA GÖZ DİKMEYİN YOKSA BEDELİNİ AGIR ÖDETİR YÜCE YARADAN SAYFAMDA ADI GEÇEN SİZLERİN HİÇ BİRİNİ TANIMIYORUM SİZLERDE ÇOK İYİ BİLİYORSUNUZ HANGİ KİTAPTA YAZIYOR TANIMADIGINIZ İNSANLARA GİDİN İFTİRA ATIN DİYE BÖYLE BİR KİTAP VARDA BENMİ BİLMİYORUM YOKSA YETER ARTIK ÇOK İLERİ GİDİYORSUNUZ DAHA SORUNUNUZ OLAN İNSANLARLA SORUNLARINIZI ÇÖZMEKTEN DAHİ ACİZKEN BU NE KÜSTAHLIKKİ BENİ RAHATSIZ EDİYORSUNUZ EGER BEN YAPIYORSAM SİZLERE ALLAH BENİMDE BELAMI VERSİN SİZLERDE BENDEN DAVACI OLUN AMA ALLAHTA BİLİYOR SİZLERDE BİLİYORSUNUZKİ BEN MASUMUM UTANIN BU YAPTIKLARINIZDAN SAGLIK SORUNLARIM YÜZÜNDEN SPACESE GİRMEYE VAKİT BULAMIYORUM KORKUP KAÇTIGIM DÜŞÜNÜLMESİN SİZLERE CEVAP VERMEYECEGİM CEVAPLARIMI ADLİ MAKAMLARDA VERİCEM SİZ UCUBE KILIKLI MAHLUKLARA
YALNIZ KURT ŞEREFSİZ KÖPEK HİÇ TANIMADIGINIZ İNSANLARA DAHİ İLETİ ATIYORSUNUZ SOYSUZ KÖPEK
BİRDE BEN MASUMUM DİYE BAGIRIYORSUN İŞTE SENİN NE KADAR MASUM OLDUGUNUN GÖSTERGESİDE
İŞTE SENİN DELİKANLILIGIN BU KADAR YALNIZ KURT BAŞKA SÖZE GEREK YOK HERKESDE BİLMELİKİ gönlümün ÜLKÜSÜ KIZKARDEŞİMDİR BURADANDA ONUN MASUM OLDUGUNU GÖREBİLİRSİNİZ
Kimden: ©º°¨¨°º©©º°¨¨°ºуαℓηιz кυят©º°¨¨°º©©º°¨¨° .©º°¨¨°º©©º°¨¨°ºASİ KIZ SELİNº°¨¨°º©©º°¨ kişisinin resmi ©º°¨¨°º©©º°¨¨°ºуαℓηιz кυят©º°¨¨°º©©º°¨¨° .©º°¨¨°º©©º°¨¨°ºASİ KIZ SELİNº°¨¨°º©©º°¨ kişisinin resmi ©º°¨¨°º©©º°¨¨°ºуα... Konu: (konu yok) Gönderme tarihi: Temmuz 2009 14:25 SEN GÖNLÜMÜ SEVERSİN TABİ SANA VERİYODUR ALLAH BİLİR SÖYLE KAÇ KERE SİKTİN GÖNLÜMÜN ÜLKÜSÜNÜ HA DALLAMA
ÇOK ŞÜKÜR BENİ YARADANA BEN MASUMUM SEN NE KADAR MASUMSUN CEHENNEM AZABINDA YAN İNŞALLAH((AMİN
EY YÜCE YARADAN EY GÜZEL ALLAHIM SEN HIŞMINA UGRAT BU GAFİLLERİ YARABBİM(((AMİN)))
Allahumme salli alâ Muhammedin hattê lâ yebka min salâvâtike şey’ün, ve
sellim alâ Muhammedin hattê lâ yebka min selêmike şey’ün.
Allahumme
berri’nî bihakki Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem.BELAYA GİRİFTAR OLDUM ALLAHIM SANA HAVALE EDİYORUM Allahumme ente Rabbi, lâ ilâhe illâ ente. Aleyke tevekkeltü ve ente
Rabb-ul arşil azîm. Mâşêallahu kâne ve mâ lem yeşe’ lem yekün. Lâ havle
ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm. A’lemu ennellâhe alâ külli
şey’in kadîr ve ennellâhe kad ehâta bi külli şey’in ilmê. Allahumme
innî eûzü bike min şerri nefsi ve şerri külli dâbbetin ente âhizun
binâsiyetihâ. İnne Rabbi alâ sırâtimmüstakîm.
BURADAN BANA İFTİRA ATANLARA SESLENİYORUM. SİZLER İNSANLIGINIZI KAYBETMİŞ UCUBE İNSANLARSINIZ. HAMDOLSUN ALNIM AÇIK ÇOK ŞÜKÜR BENİ YARADANA VEREMİYCEM HESAP YOK. SİZLER BU İFTİRAYLA NASIL YÜCE MEVLANIN HUZURUNA GEÇİP HESAP VERİCEKSİNİZ BUNU BİLMİYORUM AMA
ŞUNU BİLMELİSİNİZKİ İKİ ELİM YAKANIZDA DİLERİM EN KISA ZAMAN
İÇERİSİNDE YÜCE MEVLAM BU İFTİRAYI ATANLARA DERMANSIZ DERTLER NASİP
EDER VE YİNE DİLERİMKİ YÜCE YARADAN İFTİRA ATAN DİLLERİNİZİ LAL EDER
GÖREN GÖZLERİNİZİDE KÖR EDER SİZLER İÇİN SADECE BEDDUA EDİYORUM
İNŞALLAH YÜCE YARADAN O GÜNLERİ GÖSTERİR VE VİCDAN AZABIYLA BURADA BANA
HAKSIZ OLDUGUNUZU BİLDİGİNİZ HALDE LEKELEMEYE ÇALIŞTIGINIZ İÇİN İNİM
İNİM İNLETİR İNŞALLAH.BEN BUNA YÜREKTEN VE CANI GÖNÜLDEN İNANIYORUM VE
MEVLAYA HAVALE EDİYORUM SİZLERİ ALLAHIN SOPASI AGIRDIR EGER BİRAZCIK
VİCDANINIZ VARSA TÖVBE EDER VE BENDENDE HELALLİK İSTERSİNİZ.AMA İFTİRA
ATAN ŞAHISLAR ASLA SİZLERE HAKKIMI HELAL ETMİYORUM ÇÜNKÜ SİZLER
İFFETİMLE OYNAMAYA KALKTINIZ ÇOK ŞÜKÜR BENİ YARADAN ALLAHA HAMDÜ
SENALAR OLSUNKİ BENİM ALNIM AÇIK.UNUTMAYINKİ ALLAHIN TOKATI ÇOK AGIR
OLUR YÜCE MEVLAM O TOKATI YAPIŞTIRDIGINDA BİZ NE YAPTIK DEMEYE
FIRSATINIZ KALMAZ İNANIN.EGER İÇİNİZDE ALLAH KORKUSU VARSA GELİN TÖVBE
EDİN .BEN O ZAMAN SİZLERE HAKKIMI HELAL EDERİM GERİSİ YÜCE MEVLAYA
KALMIŞ.LAKİN BİLİNKİ ATTIGINIZ İFTİRALARI GERİ ÇEKMEDİNİZ VE ADIMI
LEKELEMEYE DEVAM ETTİGİNİZ SÜRECE AHİRETİNİZİDE KENDİ ELLERİNİZLE
YAKMIŞ OLUCAKSINIZ.LÜTFEN TÖVBE EDİN VE YÜCE MEVLADAN SİZLERİ
AFFETMESİNİ DİLEYİN.O ZAMAN BENDE SİZLERİ AFFEDERİM AKSİ HALDE
HAKKINIZDA ASLA HAYIR DUALARIM OLMAYACAKTIR.SİZLER ŞİMDİ SEN KİMSİNKİ
DUALARIN KABUL OLSUN DİYEDE DÜŞÜNÜYOR OLABİLİRSİNİZ HAKLISINIZ BEN
KİMİMKİ ALLAHIN ACİZ BİR KULU AMA BEN YÜREKTEN İNANIYORUMKİ YÜCE MEVLAM
SİZLERİN CEZASINI EN AGIR ŞEKİLDE VERİCEKTİR .SİZLERİ ADALETE TESLİM
EDERSEM SİZLERE İYİLİK YAPMIŞ OLURUM.AMA SİZLERİ YÜCE MEVLAYA HAVALE
EDERSEM O HAKKINIZDA SİZLERİN HAK ETTİGİ ŞEKİLDE CEZALANMANIZI
SAGLIYCAKTIR BEN CANI GÖNÜLDEN VE YÜREKTEN BUNA İNANIYORUM.UNUTMAYIN
SİZDEN BÜYÜK ALLAH VAR O VARKEN KİMSE YOKTU.HEPİMİZİN ACİZ KULLAR
OLDUGUNU ONDAN GELDİMİZİ VE DÖNÜŞÜMÜZÜNDE GENE BİZİ YARADANA OLUCANI
UNUTMAYALIM SİZLERİ YÜCE MEVLAM ISLAH ETSİN. Ve cealnâ min beyni eydîhim sedden ve min halfihim sedden,
fe ağşeynâhüm fehüm lâ yubsirûn SAYFAMA GİRİP AGIR İTHAMLARDA BULUNAN ŞAHISLAR SİZLERİN HİÇ BİRİNİ TANIMIYORUM RÜZGAR
GEZMİŞ O DÜNYA AHRET KARDEŞİMDİR KENDİSİYLEDE HİÇ BİR SORUNUM YOKTUR
ASİ KIZ SELİN ONUDA KENDİ KIZIM YERİNE KOYDUM YAŞININ KÜÇÜK OLMASI
SEBEBİYLE SAYFAMIN KAPILARI ASİ KIZA HER ZAMAN AÇIKTIR.TUNCAY ABİYE
GELİNCE KENDİSİ ÖZ ABİMDİR BUNU BİLMEYENLER ÖGRENMİŞ OLSUN BU ARADA
ABİM AÇIKLAMA DEDİ FAKAT BEN AÇIKLAMA GEREGİ DUYDUM.BENİ TANIYANLARIN
ÇOGU BİLİR DÜZ OVALI TUNCAYIN ÖZ ABİM OLDUGUNU.AZRAİLİN OLURUM OLAN
KİŞİNİN KİM OLDUGUNU BİLMİYORUM ODA ÇOK DEGER VERDİGİM BİR KARDEŞİMDİR. CEM
OKTAY O BENİM MANEVİ OGLUMDUR VE AYRICA HEMDE YENGESİ OLUYORUM
KENDİSİNİ ÇOK SEVİYORUM KARANLIK ŞÖVALYELERİ ODA AYKUT ODA MANEVİ
OGLUMDUR ONUDA ÇOK SEVİYORUM CEM VE AYKUT NE ZAMAN BENİ TELEFONDA
ARASALAR HEP ANNE DİYE HİTAP EDERLER KARA.MELEK 21 E GELİNCE ODA
ÖZ KIZKARDEŞİM GİBİDİR GEREKİRSE ONLAR İÇİN CANIMI BİLE FEDA EDERİM
ŞİMDİ SORUYORUM SİZLERE KARDEŞLİK NE DEMEKTİR?ABİLİK NE DEMEKTİR ?BU
SPACESTE BENİM İÇİN ÇOK DEGERLİ VE HATIRI SAYILAN ÇOK FAZLA SAYIDA
KARDEŞLERİM VAR ABİLERİM VE ABLALARIMDA VAR.POSTA KUTUM DOLMUŞ ONLARA
BU OLAYA KARIŞMAMALARINI SÖYLEMİŞTİM.BENİ KIRMAYIP BU OLAYLARA
KARIŞMADIKLARI İÇİN HEPSİNE ÇOK ÇOK TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM HEPSİNDEN
YÜCE MEVLAM RAZI OLSUN HEPİSİNİ ÇOK SEVİYORUM HEPİSİ BENİM İÇİN ÇOK
FAZLACA DEGERLİ VE SAYGIDEGER İNSANLAR HEPİSİNE KUCAK DOLUSU
SEVGİLERİMİ GÖNDERİYORUM AYRICA GÜZEL İLETİLERLE BENİ YALNIZ BIRAKMAYAN
VE DESTEKLERİNİ ESİRGEMEYEN BÜTÜN KARDEŞLERİME ÇOK ÇOK TEŞEKKÜRLERİMİ
SUNUYORUM O DEGERLİ KARDEŞLERİM KENDİLERİNİ BİLİYORLAR HEPİNİZİ ÇOK
SEVİYORUM HEPİNİZE ÇOK TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM CANIM KARDEŞLERİM..EVET
BAZI İSİMLER SAYARAK ONLAR NERDELER GELSİNLER GÖRELİM DİYORDUNUZ
SAYFAMI KİRLETİRKEN SİZLERE SANIRIM YETERLİ AÇIKLAMALARI YAPTIM SAYFAMA
SALDIRI DÜZENLEYENLER BUNDAN SONRA SİZLERİ SAYFAMDA GÖRMEK İSTEMİYORUM
HAKKINIZDA YORUM YAPMIYCAM EKLEDİKLERİNİZ İÇERİKLERİ SİLMİYCEM KENDİNİZ
SİLİN BEN BU GÜNE KADAR KİMSENİN EKLEDİGİ YORUMLARI SİLMEDİM.İÇERİGİ
HER NE OLURSA OLSUN BUNLARIDA SİLMİYCEM ONLAR SİZLERİN AYIBI HAMDOLSUN
BENİM ALNIM AÇIK ÇOK ŞÜKÜR YÜCE MEVLAYA BURASI BİR MİSAFİRHANE O
NEDENLE BEN ÜSTÜME ALMIYORUMASIL ASIL HESAP GÜNÜ MEVLANIN HUZURUNDA
OLUCAKTIR BENDE DAVAMI MAHŞERE BIRAKTIM SİZLER TÖVBE EDİP BENDEN
HELALLİK İSTEYENE KADARDA SİZLERE ASLA HELALLİK VERMEYECEGİM .AHIM VAR
SİZLERE BUNU ASLA UNUTMAYIN VE HELALLİK VERİCEM ZAMANDA GERÇEKTEN MERT
VE DELİKANLICA SAYFAMA GELİN VE BEN BUYUM DİYİN DÜŞMANIMDA OLSA
DÜŞMANIN MERTİNİ SEVERİM.ALLAH ŞAHİDİMDİRKİ YALNIZ KURT SENİN HAKKINDA
ASLA SÜBYANCI DEMEDİM EGER DEDİMSE SENDE MAHŞERDE BENDEN DAVACI OL
SANADA BU KADAR DİYORUM BAŞKA SÖZÜM YOK SANADA YALNIZ KURT VE TEKRAR
BURDAN HATIRLATMAK İSTİYORUM BAŞKALARIYLA OLAN SORUNLARINIZI
SORUNLARINIZ KİMİNLEYSE ONUNLA ÇÖZÜMLEME YOLUNA GİDİN MASUM İNSANLARA
İFTİRALAR ATARAK DEGİL SANALDA KİMSEYE KÖTÜLÜK YAPMADIM DÜŞÜNMEDİMDE
KENDİME YAPILMASINI İSTEMEDİGİM ŞEYLERİ BAŞKALARINA YAPMAM AMA ŞUNU
İNKAR ETMİYORUM APO VE YANDAŞLARININ SAYFALARINA AGIR YAZILAR YAZDIM
BUNU GİZLEMİYORUM BU GÜN OLSUN GENE YAZARIM GENE ONLARA HAKARET
EDERİM.KÜRT TÜRK KARDEŞTİR ABDULLAH ÖCALAN VE ASALAK KÖPEKLERİNE KARŞI
OLAN VATANINA MİLLETİNE BAYRAGINA SAYGI SEVGİ BESLEYEN GEREKİRSE BU UGURDA CANINIDA VERİCEK OLAN ÇOKDA
KÜRT KARDEŞLERİM VAR ONLARIDA ÇOK SEVİYORUM VE İNANIN BAZI BEN TÜRKÜM
DİYE GEÇİNEN SAHTEKAR TÜRKLERDEN DAHA ONURLU VE ASİL ONLAR EN AZINDAN
TÜRKÜM DİYE VATANLARINA İHANET ETMİYORLAR O SEBEPLE O KÜRT
KARDEŞLERİMLEDE HER ZAMAN GURUR DUYMUŞUMDUR KEŞKE HERKES O MASUM OLAN
KÜRT KARDEŞLERİM KADAR ONURLU VE ŞEREFLİ OLABİLSELER HER ZAMAN DEDİGİM
GİBİ KÜRT VAR KÜRTCÜK VAR KÜRTLERİ HEDEF ALIRKENDE LÜTFEN İKİYE BÖLELİM
HEPSİ AYNI DEGİLLER MASUM OLAN KÜRT KÖKENLİ KARDEŞLERİMİZEDE HAKSIZLIK
ETMEYELİM BENİM ÇOCUKLUK ARKADAŞIM BİR KÜRT KIZI MARDİNLİ AYRICA
KAN KARDEŞİM KENDİSİ NE ZAMAN BAŞIM AGRISA HEP YANIBAŞIMDA OLMUŞTUR VE
ÇEVREMDEDE MEVCUTLAR VE HEPSİDE NAMUSLARIYLA ALINTERİYLE KENDİ
HALLERİNDE GEÇİNİP GİDİYORLAR KAN KARDEŞİM SENİDE ÇOKKKK SEVİYORUM
CANIM BENİM ŞİMDİ KONUYLA ALAKASI NE DİYE SORUCAKSINIZ SAYFAMA BİR
YORUM EKLENMİŞ ÇOK HOŞUMA GİTTİ BURADAN ONUDA YAYINLAYACAGIM O SEBEPLE
HEPSİNİ AYNI KEFEYE KOYMAK HAKSIZLIK OLUR DİYE YAZMAK ZORUNDA HİSSETTİM
KENDİMİ EN GÜZELE EMANET OLUN SEVGİ VE SAYGILARIMLA
|
|
|
BİR TÜRK OLARAK KÜRTLERE SORUYORUM” Bir
TÜRK olarak Kürtlere soruyorum; ”Kürtler bu ülkeye ne vermiştir ?”
Kürtlerin, Türkiye’ye bugüne kadar ne katkıları olmuştur ? Sosyal,
bilimsel ve sanatsal anlamda yaşamımıza neler katmışlardır ?
Kendilerini
etnik kökenlerini ön plana çıkararak tanımlayan ve kendilerine verilmiş
en büyük hak olan ”BU GÜZEL ÜLKENİN, TÜRKİYE’NİN VATANDAŞI OLMAK
HAKKINI” bir kenara iterek, etnik köken üzerinden ırkçılık yapmayı
tercih eden bu kitle, bu ülkeye ne vermiştir ve bu sapkın anlayışla ne
verebilir ?
Kürtlere soruyorum; neden terör sizde, beşik
kertmesi sizde, kız çocuklarını başlık parası adetiyle adeta bir eşya
gibi alıp-satmak adeti sizde, her türlü yasadışı işin altından
çoğunlukla Kürtler çıkmakta, kapkaç sizde, gasp sizde, ”NAMUS
CİNAYETLERİ” sizde, kaçakçılık sizde, uyuşturucu ticareti sizde, bu
ülkenin vatandaşı olmayı sindirememek hastalığı sizde, vur-kır-gasp et
anlayışı sizde, ÖZELEŞTİRİ yapmamak sizde, nedensiz aşağılık kompleksi
sizde, başına kuş pislese devleti ve diğer insanları suçlamak sizde,
herşeyi devletten beklemek sizde, asimile edildiği yalanını söyleyip,
21. yüzyıl Türkiyesi’nde tek kelime Türkçe bilmeyen milyonlarca insan
sizde, emperyalist devletlerin size sahte bir mazi yapıştırması
neticesinde Anadolu’da hiçbir zaman varolmayan, sözde gasp edilmiş
hayali bir anavatanınız olduğu yalanını yaymak yine sizde.
Bu
ülkeye hiçbir şey vermeden, kaba kuvvet ve vandalizmle, terör ile
toprak gasp etmeye çalışma ahlaksızlığı sizde, diyaloğu ve insani
ilişkileri es geçip, yakıp yıkarak bu ülkeyi bölmeye çalışmak sizde,
Avrupa’ya gidip Türkiye Cumhuriyeti ve onun şanlı ordusu Türk Silahlı
Kuvvetleri hakkında her türlü asılsız yalanları söylemek, bana işkence
yaptılar, baskı yaptılar, dilimizi konuşamıyoruz, fırsat eşitliği yok
gibi mesnetsiz yalanları söyleyerek siyasi mülteci statüsüyle o Avrupa
ülkelerine kapağı atmak, bir parazit gibi yaşayıp oralarda da suç
işlemek sizde, sizlerde….
Avrupa’da Türkiye’yi şikayet etmek
sözkonusu olunca ”ben Kürdüm” demek, ama cebinde Türkiye Cumhuriyeti
kimliği ile Avrupa ülkelerinden herhangi birinde suçüstü
yakalandığınızda ”ben Türküm” demek üçkağıtçılığı sizde, çapulcu terör
örgütüne her türlü desteği verip, demokrasi ve insan haklarından
bahsetmek, ”şiddeti kınıyorum” demek sizde, bu yalanları söyleyip
bizleri de enayi zannedip, aptal yerine koymaya çalışmak terbiyesizliği
ve alçaklığı sizde, bu ülkede yaşayan onlarca farklı etnik kökenden
milyonlarca insan, etnik kökenleriyle ilgili en ufak bir sıkıntı
çekmezken, özgürce siyaset yapabilirken, milletvekili ve hatta Başbakan
bile olabilirken, verdiğimiz Kurtuluş Savaşı mücadelesi sonucu elde
edilmiş Cumhuriyetimizin kazanımlarını içlerine sindiremeyen sömürgeci,
etnik soykırımcı, emperyalist devletlerin maşası ve tetikçisi olmak
düzenbazlığı NEDEN hep sizde ?
Lütfen bu sorulara yanıt verin, tabii verebilirseniz. ..
Bu memlekete bugüne kadar ne verdiniz de, ne istiyorsunuz?
Eğitim diyorsunuz; öğretmen öldüren terör örgütünün katillerini ve elebaşını lider, siyasi irade kabul ediyorsunuz.
Dilimizi
konuşamıyoruz diyorsunuz; o halde bugüne kadar Türkiye’nin çeşitli
kentlerinde açılmış ”Kürtçe Kursları” sözde dil öğrenmeye susamış
sizlerin ilgisizliği sonucunda neden kapandı?
Siyasi platformda
temsil hakkı diyorsunuz; siyasetinizi etnik ırkçılığa ve bölücülüğe
dayalı söylemler, eylemler ve politikalar üzerine kuruyorsunuz.
Yarattığınız terörden 30 bin insan can veriyor… En ufak bir özeleştiri, en ufak bir günah çıkarma yapmıyorsunuz.
Sizlerin
canı can da, bu ülkeyi ve içinde yaşayan masum insanları terörden
korumak için hayatını hiçe sayıp şehit olan ana kuzularının,
evlatlarımızın canı patlıcan mı?
İstanbul’da sokaktaki
vatandaşlara saldırmak, molotof kokteyli atmak, otobüs yakmak, polise
ve sade vatandaşlara, kadınlara, ufacık çocuklara ”kaldırım taşları”
atıp kafalarını yarmak neyin protestosu? Hangi köhne düşüncenin, hangi
barbar anlayışın dışavurumu?
Bugüne kadar hangi ”Kürt
kökenli” Türk vatandaşına; hop! sen Kürtsün şu şehre giremezsin, şu işi
yapamazsın, şu mesleği icra edemezsin denmiş veya denmekte?
Bu
ülkenin en çok para kazanan insanları çoğunlukla Kürt kökenli
şarkıcılar, eğlence yeri sahipleri, işadamları, ticaret erbabı,
turistik otel sahipleri, eğlence dünyasında; tv’de, gazinolarda iş
yapan isimler (İbrahim Tatlıses, Özcan Deniz, Ceylan, Yılmaz Erdoğan
vs.) değil mi?
Hani ne oldu ”fırsat eşitsizliği yalanınıza?”
İşin doğrusu, sizin sorununuz bu ülkeyi terör ile, vurarak, kırarak
bölmek! Bir oldu-bitti yaratarak bu güzelim memleketi parçalamaktır. Bu
kadar basit. Şu çıplak gerçeği artık ilkokula giden küçücük çocuklar
bile anlayabilmektedirler.
”KÜRT” kökenli vatandaşlarımız, eğer
bunca kan ve gözyaşı dökülmesine sebep olan bu BÖLÜCÜ IRKÇI
TERÖRİSTLERİ hala destekliyorlarsa, KUSURU DEVLETTE DEĞİL, KENDİLERİNDE
ARAMALIDIRLAR!
Meydanlarda eller hep zafer işareti, ellerde 30
bin insanımızın katili kanlı terör örgütü PKK’nın afişleri, terörist
başı Apo’nun posterleri, yakarız-yıkarız tehditleri ve herkesin malumu
ülkemizdeki büyük kentlerde meydana gelen şu terör olayları…
Çapulcu
terör örgütünün hazırladığı ”Şemdinli fiyaskosundan’ ‘ sonra, ellerine
para vererek sokaklara salıp polisimize, güvenlik güçlerimize,
halkımıza taş ve molotof kokteyli attırdığı küçücük çocuklar…
Çocuğunu
terör örgütünün militan olarak kullanmasına müsade ediyorsan, bu kaos
ve terör yöntemlerinden medet umuyorsan ve bu yolla bu ülkeyi böleriz,
sözde ülkemizi de kurarız diye düşünüyorsan, canın yandığında veya
meydanlara saldığın, yak-yık-kır-dök evladım dediğin çocuğunu kendi
ellerinle ateşe attığında da bunu devlete fatura edemezsin.
Demokrasiden bahsedip, teröre yol açmak ? İnsan öldürüp hak talep etmek? Bu ne yaman çelişki…
Hak
isteyen, hukuk isteyen önce bu ülkenin bütünlüğüne, bu ülkenin
insanlarına, toplum kurallarına SAYGI gösterecek. Ülkesine katkıda
bulunacak. İNSAN gibi davranacak, yakmayacak, yıkmayacak.
Kısacası; TERÖRİST ile arasındaki farkı yine bizzat KENDİSİ ortaya koyacak. Bu ülkenin güzel insanlarını kendisine inandıracak.
Kürt
toplumu yüzyıllardır kendisini sömüren, geri bıraktıran, kulun kula
kulluk ettiği ”FEODAL DÜZEN” denen ilkel sistemden ne zaman vazgeçecek?
Ne zaman HANIM FERTLERİNE gereken ”ÖZGÜRLÜĞÜ” teslim edecek? Ve neden
ülkede en yüksek kadın intiharları Batman’da? Neden aile içi şiddet
sorununda ve TÖRE CİNAYETİ denen illette ekseriyetle Kürt kökenli
insanların yaşadığı iller başı çekmekte? Büyük şehirlerde kapkaç ve bu
tür illegal suçları işleyip, elde edilen yasadışı geliri Terör örgütüne
aktarma suçu neden hep Kürt kökenli çocuk ve gençlerde görülmekte?
Neden, neden, neden?
Kürdüm diyen sizler, acaba bu
KUSURLARINIZI hallettiniz mi ki, TÜRKLERİ pervasızca eleştiriyorsunuz?
Size yer, yaşam hakkı, hak-hukuk vermekten başka ne yapmış bu ülkenin
vatandaşları?
Güzel bir atasözü vardır. ”GÖZÜNDEKİ ÇÖPÜ GÖRMEZ, ELALEME ŞAŞI DER!”
Bu özlü söz ülkemizin içine düşürülmeye çalışıldığı ”Kürt fesadını” ne de güzel anlatıyor değil mi?
YANLIŞ ANLAMAYIN BU LAFIM O KİŞİLERE O KİŞİLER KENDİSİNİ ÇOK İİİ BİLİR BAZI
ARKLADAŞLAR BAZILARI NAMUS NEDİR BİLMEZLER ANCAK ELİN KARISINA KIZINA
LAF ATMAYI BİLİYORLAR YAA BAKIN ADI OLMUYAN K,İŞİLER VE BURDA SÖYLEMEK
İSTEMİYORUM İSİMLERİNİ ,TEK TEK ONLAR KENDİSİNİ ÇOK İİ BİLİR BAKIN
VATAN GİDİYOR SİZ VATANIZA SAHİP ÇIKIN BAYRANIZA VE KİTABINIZA SAHİP
ÇIKIN GÖZÜNÜZÜ AÇIN BEEEE ARTIK KONUŞMUCAM DEDİM VE DURAMADIM YAA NEYSE YAA İŞTE BÖYLE ARKADAŞLAR VATANIZA SAHİP ÇIKIN BİRLİK OLALIM ..............................................................
|
|

İstesem
bir aynanın parlak yüzü gibi,
Pürüzsüz, kusursuz ve apaydınlık görünebilirdim sana.
Doğanın en canlı renklerine boyanıp yüreğine dolarak,
Bir ahu gibi barınabilirdim rüyalarında.
Ben sana güzelliğimi vaadetmedim sevgili!
İstesem sahte gülücüklerle kandırabilirdim,
Hani o çok değer verdiğin, değerini bilmeyen insanları.
Onlar gibi davranabilirdim. Basitçe, lakaytça...
O zaman onlara karşı verdiğimiz bu çetin savaşta,
Onlardan ne farkımız kalırdı?
İsteseydim sevdiğin her şeye,
Gözüm kapalı bağlanabilirdim.
Bilemem belki de artardı zamanla, gözündeki değerim.
Sevmek bir şeylerden vazgeçmekse ve sevmek fedakarlıksa eğer,
Ben sana benliğimi vaadetmedim, farklı yanlarımı vaadettim.
Şimdi duruyorum işte dimdik, tüm gerçekliğimle.
Hiç bir zaman göremeyeceğin kadar çıplak bir insan var, ayıpsızca karşında.
Ben sana şeffaf tüller ardından pembe yaprağı görünen,
Gizemli bir çiçek vaadetmedim sevgili!
Ben sana doğallılığımı ve kanayan yaralarımı vaadettim.
Karşılığında bir kapı araladım kalbimde, yalnız senin girmen için.
İsteseydim en tatlı laflarla seni yerlere göklere sığdırmayabilirdim
Ya da sevgiye dair en sahte cümleleri sarf edebilirdim, gözlerine bakarak.
Ben sana ılık bir bahar sabahında, çiçekli bahçelerde koşmayı değil,
Yağmurlu bir günde el ele bir bilinmezlikler şehrine yol almayı vaadettim.
Ben sana sevmeyi vaadettim sevgili! ...
Düşünme bununda üstesinden gelebilirim.
Ne sandın beni bu darbeyle yıkılırmı yüreğim..
Ben ne yıkımlar gördüm..Bu bana basit bir kördüğüm.
Çözemediğim neler var içimde bilsen..
Ne çok paramparçayım.Ne çok yitirdim kendimden.
Bir köşede sızlayışım yorganlara sarılıp ağlayışım var gözlerimde..
Yüreğimi susturmalarım bağrımı eze eze ona karşı koyuşlarım.
Bunu yapsamda durduramadığım duygularım..
Ne sandın beni..
Sağlam mıyım sanki..
Her bir adımım da ızdırabım vardır benim..
Ve her gülümseyişimin haksız bir nedeni..
Gülmeye nedenimmi var sanki
Acıyarak bakma gözlerimin içine..Onlar senin gördüğün kadar yeşil
değiller..
Kana buladığım günler var gözlerimi..Görsen o zamanlar görebilirsin içimi.
Deli yanlarım var..
Esmesede hep içimde bir rüzgar..
Ne sandın beni yıkılırmıyım..
Bana sökmez bu fırtınalar
Bir ağacın gölgesinde soluklanmayı bilmez bedenim..
O gölgeler nasıl ferahlık verir insana bilmez..
Ben yandıkça ateşimle kimse durup dinlemez..
Bu zamana kadar sanki senmi vardın yanımda.Bundan sonrada istemem olma..
Hanimiş benim en sevdiğim..
Dar zamanımda kimse yoktu yanımda..
Ondandır bu umursamazlığım..
Sen hiç gördünmü rüzgarın kökünden söküp attığı ağacı..
İçimde bu ve bunun gibi gelgitler yaşadım işte ben..
Ne kadar inanılması güçse o kadar inandım.
.Sonunda bende bir gün mutlu olurum sandım..
İyilik eden iyilik bulurmuş..Öyle sandım.
Sevdim en değersizini bile..Sevdim ciğeri beş para etmesede..
Sonunda inandım mutlu olmak hayal değil derlerdi inandım..
Her söze kandım..
Aklına gelebilecek her saçmalığa.
Düştüğümde kanayan dizlerime ağladım..
Geçecek dediler inandım...
Sevdiğimde kavuşamadım..
Kavuşursun dediler inandım..
Artık gücüm kalmadı dediğimde bile
İnanmaya inandım..
Ben kaybettim sen kazandın..
Halada inanıyorum ara sıra..Yağmur yağınca hava güzel olurmuş ya..
Bu içimdeki hava aynı..Farketmiyor yağmur yağsada..
Hiç görmedim ben mutluluğu..Nerde bulunur bilirmisin.?
Yada onu gören olmuşmudur..?
Ufacık mutluluğumda bile sakladım hüznümü içimde..
Sanmaki yıkılırım gidince..
Benim isyanım dönmeyişlere..
Sanmaki dönerim geriye..
Benim beklediğim bir kez olsun dönüpte şaşırt benide..
Kızamam kadere böyle olmasını istediyse..
Ne biliyim işte hayat böyle.
Bilirsin hala inanırım yeminlere..İnsanların en masum hallerine..
Acılarına kederlerini ortak olup Hiç bir zaman çıkamamak düze..
Kes be yüreğim kes sende..
Nerden çıktı bu lodos niye?Aklına şimdimi geldi söyle..
Benden mutluluğu alıp kaçırana isyan etmek kadere..
Ben bakarım bundan sonrası için önüme..
Artık kızaran gözlerimden önümü göremesemde..
Takılıp düşersem yine..Bırak bu sefer öleyim bende..
Bırak kanasın dizlerim..Kana bulansın ellerim..
Acının başka rengini görmedim..
Ne sanıyorsun beni..
Düşersem ağlarmıyım sence..?
Hala çocukmuyum hala inanırmıyım yeminlere..?
Kes be yüreğim kes artık sende..
Bırak oynasın kader benimle...
Gülümseyişin ısıttı içimi.
Hayalden hayale saldı,
Sımsıcacık etti tenimi.
Hadi gülümse de bir daha yak beni.
Elle dokunmalıyım sana.
Yanaklarını seven ellerim,
Sıcacık ekmeğe dokunduğu gibi
Yanmalı gülüşünün sıcaklığından.
Sesin su gibi gelmeli, serinletmeli akışların.
Yükseklerden akmalı güzelliğin.
Ah gözlerinin yeşili, açtırmalı tüm sabahları.
Yanmış gecelerden sonra, gülümsemeli gözlerin.
Odam ışık dolmalı.
Mis kokmalı cıvıldamalı bir köşesinde.
Sesin kuş yuvasını andırmalı.
Mutluluk odamızda gülücük açmalı, günaydın,
İlkbahar olmalı saçların.
Aynı baharın gelmesi gibi kokmalısın.
Sen aşk olmalısın.
Ayrılıklar da olmamalı bizde..
Ağlamalar turnalara bile yakışmaz..
Bizde hep senin gülücüklerin yaşatmalı sevgimizi.
Ah senin adın aşk olmalı.
Çiçekteki sarı balın alınması gibi birşey gülümseyişin.
Dudakların tadı onlardan gelmeli
Saçların bal kokmalı.
Ansızın pencereye konan kumruda bulmalıyım seni.
Kanatların korkak olmalı...
Tir tir titremelisin avuçlarımda
Bense okşamalıyım yumuşacık tüylerini
Ellerime bırakmalısın kendini salmalısın
Yem vermeliyim tane tane
Dudaklarına su.
Nefesini tenimde hissetmeliyim.
Kucağımda uyuyan kedim olmalısın,
Birlikte kıvrılmalıyız kış gecelerinde sen benim kollarımda
Arada uyanıp mırıltılarını dinlemeliyim uzaklaşmayan
Hep beni arayan gözlerin az açık olmalı
Dudakların gibi hep gülmeli yarı uyanmalarında.
Saçların saçlarımda olmalı.
Gözlerin gözlerime açıldığı zaman gülmelisin günaydınla.
Ben aşklı günaydınlara hasret, gülüm seni alıp koynumda saklamıyım
Gün olur da güneşimi kapatan bulutun yerine;
Gülümsemek için saklamalıyım gülümseyişini..
Benim istediğim sensin
Senin de ben.
Biliyorum şimdi yanımda olmak istiyorsun
Yanıma sokulmak
Gülücüklerimi teninde hissetmek
Ellerin yazı yazarken bile beni yazmak istiyor
Dudakların beni öpmek, gözlerin gözlerimi görmek
İşte benim de seni istiyor.. yastığım başını istiyor saçlarını
'Dağılsın üzerime' diyor şöyle kıvrım kıvrım
Gözlerim bir şaşkın “Hani nerde? ” diyor
“Bana bakan o koyu gözler”
Dudaklarını özlüyor kulaklarım
Duyacağım en güzel fısıltıydı diyor
“Sen benim her şeyimsin”
Tekrar fısılda haydi
Kendimi getirdim sana
Al bak avuçlarına verdim
Yastığına koy, masana koy, duvarlarına
Gönlüne, yüzüne, tenine
Bırakma beni buralarda
Üşürüm sonra
Sen benim istediğimsin senin de ben… biliyorum…
Madem ki yüreğinin sesini dinleyip gittin,o zaman özgürsün sevgilim. . söz!
zerre kadar kızmam sana.. kaderimden arta kalan yarım yürekle ağlarım
sana... is yanlarımı şehrine gönderirim seninde içini yaksın diye.. son ra
bir kartposta l olurum belirsiz adresinde,arada bir uğrarım sana.. postacı da
yanlış adrese göndericek değil ya..
Mademki yüreğinin sesini dinleyip terk ettin beni.. O zaman git kal
olduğun yerde.. şişelerce dolusu sevgi şiirleri yollarım bende sana.. yeni
sevgilin bir korsan olucak değil ya,toplayamaz ya denizdeki şiirleri.. o
yüzden şiirin her mısrasına canımdan bir parça gönderiyorum. Yüztane şişe
içinde herşeyimi koyuyorum ..malum yüzde yüz seninim
ben...
mademki yüreğinin sesini dinledin, o zaman birazda beni dinle.. sen
istesende,istemesende ben o yürekte ebedi misafirim .. ölüceğin güne kadar
ben hep orda olacağım.. belki diken olup acıtacağım seni,yada bir şarkı
dinlediğinde göz yaşın, ama ne olursa olsun bir ben olucağım yüreğinde silip
atamadığın.. yıllar geçicek sen yüreğinden gelen sesi merak ediceksin
.. evleniceksin çocuğun olacak ama o sesin kim olduğunu hep merak ediceksin
.. sorguluyacaksın kendini.. ve ses hep senin içinde bir çığlık
olacak, taki bir ölüm gelipte,bir can alana kadar...
sen yaşadıkça,bende ayakta durdukça, ben senin içindeki ses
olacağım... çünki ben senin sessiz çığlığın, umutsuz bir şehrin kız kuleside
bekleyen aşığıyım.. Hadi şimdi duy beni, gel bana, ben
senden gitmeden önce....
oysa seni gizlemeyi yegledim yine.../... söylemsiz sözlerin icine
yaptigim is degil aslinda.../... benimkisi seni
anlatabilmeye öykünmek
yoklugundaki sessizlige satir satir direnmek
adini unutmayi beceremiyorum en kisa haliyle
söyleyebilirdim derdimi.../... bu siirde
oysa lafi uzattim bile bile.../...sadece özlüyorum demek yerine
icimdeki seni göstermeye calisiyorum
acemice.../...harflere suretini dökerek
kokunun uzantilarina nefes nefes eriserek
yoklugunu kabullenmeyi ögrenemiyorum en sona biraktim
vedamı.../... bu siirde
oysa aglanmayı hiç sevmem.../... duygusuzlugu beceremem
seni özlemedigimi düsünebilirsin diye mi
korktum?.../...dogrusu ne?
simdilik gitmem gerek.../.... seni seviyorum diyerek
sessizce kaçmayı kendime yediremiyorum zor oldu
yazmak basit bir elvedayı.../...bu siirde
oysa sana bir türkü söylemek isterdim.../...içinde bahar olan
iki sevgiliyi anlatmak isterdim.../...çayır çimen dolanan
kolay yalanlardan kaçıyorum.../...gerçek olan "kalamam"
seni beklemeye gidiyorum... /... işte sana elvedam
her gece bir türkü dillenir senin
için
duymazsın yagmur alır gider
sesimi
bir mum yanar erir görmezsin
hüzün örter penceremi yalnızlık tüter
döşegimde
düşlerin düşlerimde sen
bilmezsin
her nefesimde yüregim iki kez
vurur
gögüs kafesimde her gün bir dag
asılır
senin için yol vermezsin
aman dinlemezsin suskunlugun
kurşundur
kuşlar gibi vurulur umutlarım
her gün bir başka açar başka başka
solarım
bulutlar gözlerimde toprak
kokarım
sen bilmezsin her nefesimde
yüregim iki kez vurur gögüs kafesimde
Bakmak yetmiyor dokunmak istiyorum Sevmek
yetmiyor yanında olmak istiyorum
Bilmek yetmiyor göstermek istiyorum Ben âşık
oldum bir daha olmak istemiyorum
Öle tadıyorum ki aşkı Yeni doğan çocuğun
dünyayı tattığı gibi
Tanımaya çalışıyorum aşkı Ben âşık oldum bir
daha olmak istemiyorum
Bir den uyanıyorum rüya diye üzülüyorum
Karşıma birden çıkıyor rüya olmadığını anlıyorum
O an öle mutlu oluyorum ki kelimler yetmiyor
Ben âşık oldum bir daha olmak istemiyorum
Sonra kendime geliyorum Ama gittiğim
yerlerden bir şeyler alıp gelmişim
Bakıyorum bir sürü sevinç aşk hüzün Ben âşık
oldum bir daha olmak istemiyorum
Âşık olmak bir keredir Bir daha olamazsın
olduysan şayet o
Hayat otobüsünde otobüse binip diğer durakta inen kişiye olursun
Ben âşık oldum bir daha olmak istemiyorum
Önce gözyaşım oldun... Gözbebeklerimden
yanaklarıma sonra kara dudaklarıma akıp giden.
Sonra yağmur tanesi oldun... Gökyüzünden
bedenime akıp giden.
Şimdi bir okyanus oldun... Köprü misali bir
yürekten diğer yüreğe akıp giden.
Şunu bil ki sevgili; Ben yüzmesini bilmem...
Alışık değilim bu kadar su birikintisine
Oysa ben senin gözyaşın olmak isterdim.
Gözbebeklerinden yanaklarına sonra kara dudaklarına akıp
giden.
türkü kokar yâr senin adın ne zaman adını
ansam tenim ürperir
tutmaz elim ayağım, kalmaz dermanım sen
nakaratını ezberledikçe
başını veya sonunu unuttuğum bir türküsün
ama yürekten söylerim seni içten gelen sesimle
sen yürek sesime gelirsin bana değil oysa
ben senin sesine hayranım
daha yürek sesini dinlemedim, ama bilirim o sesi
o ses ki beni hayata bağlayan
yüreğimi, ellerimi ısıtan... sen
olmasan...sen olmasan... sen olmasan...
duyulmaz sesim, tutmaz elim, sevmez yüreğim
ben seni özledim
seni özledim bir tek seni bir bilsen ne çok
sevdim seni
yerin dolmuyor sevgili elim telefona gidip
gidip geliyor
bir sesini duysam diyorum sesim kesiliyor
heyecandan
elim titriyor, dizlerim tutmuyor... içimden
kapına gelmek geçiyor
bir yüzünü görsem diyorum dizlerim tutmuyor
heyecandan
sesim kesiliyor, gözlerim doluyor seni görünce
ne yapsam da...
'bir merhaba' diyemiyorum sana sana olan
sevgimi bir merhaba bitirir mi?
sana olan özlemimi bir merhaba yok eder mi?
sevmek, özlemek bu olsa gerek
sevgisiyle tutuşmak, özlemiyle yanmak bu olsa gerek
'ağzına kadar doluyum özleminle'*
ya gel bitsin bu özlem... yada al bu canımı...
ya beni al yanına... yada bende ki sevdanı...
Kararır gökyüzü ansızın, Çarpar bulutlar
kahrederek,
Ve bir ateş yanar Bulutlar yanar,
Yürek yanar Sonra tek tek düşer damlalar,
Toprak kokar, Yağmur kokar
Bir ateş yanar rüzgârında, Bin ateş söner
Ben yağmurum gününe ve gecene
yağan
Kararırsa bulutların ansızın, Ve şimşekler
çakarsa gözünde,
Bak gözündeyim

anLamsızLqın verdiqi bi şaşkınLıkLa yaşamaya caLışıorken. ara ara qirip
akLıma kafamı karıştırma.
siLmişken seni kaLßimden,,bende biriktirdiqin anıLarın üstünü yavaş yavaş
kaparken,,
çerçevedeki resimLer tozdan kapanırken qirme tekrardan
akLıma..hayatıma...
tam unutmuş,senden sonra bi hayt kurmuşken çıkma karşıma.
eLLeme kabuk baqLıyan yarama,kanatma duyquLarımı..
sayende aşKa küsen kaLßimLe oYnama,bırak dönsün takrrdayan
hayata.
eLLeme en zaaf noktama çıkma karŞıma..
qörmesin qözLerim yaşama seßeßim oLan qözLerini...
duymasın kuLakLarım ruhuma hüzün veren kahkahanı.*
şimdi aL benden pıLını pırtını,,aşKını,
topLa daqıttıqın hayaLLerimi,
we
çeK qit...
unut ve ßitsin..
qitmek qereKir bazen.sorqu süaL sormadan.
nedensizce..neden aramadın.
aRamıyorsun hayattan bekLedin cevabı bırak qitsin.
düşünme bitsin..
o seni bitirmeden,o yük sana aqır qeLmeden at üstünden
yapmaya caLışma,qönderiLmeyi bekLeme.
yap ve qit.!
bırak ve bitsin.
vedaLar acıdır.vedaLar acıtır.
acıtır çünki sonduR,bidahası yoKtur.
geri dönüşü zordur.
yapamassın beLki bırakamassın kendini.
biLirsin ama, qitmeLisin.
ne aşk kaLır qeride,ne sevqi,ne sewqiLi..
veda etmen qerekir..
canına..
son noktayı koyman qerekir hayatına.
sebeb yoktur eLbette..
öyLe hissedersin ve qidersin.
qeride kaLan kimin umurunda.
Seni Sevmek;
Acıya İnat
Hayata gülümseyebilmektir.
Seni Sevmek;
Gözyaşında bile
Baharın soluklandığı gülüşünü
hissedebilmektir.
Seni Sevmek;
Karanlığa inat
Gözlerinde aydınlığı görebilmektir.
Seni Sevmek;
Rüzgara inat
Gül kokulu nefesini içine çekebilmektir.
Seni Sevmek;
Soğuğa inat
Sen diye Seyredebilmektir.
Seni Sevmek;
Sensizliğe inat
Bir ömür seni bekleyebilmektir.
Seni Sevmek;
Ölüme inat
Güneşli sabahlarda
Mutlulukları gözlerinde
yakayabilmektir

Hiç Bu kadar Korkmamıştım Sevgilim...
Tâki Beni Yalın
Tâki Beni Yalnız Çaresiz
Ölümle baş başa Bırakana kadar...
Şimdi Gece ' nin Sessizliğini Sensizliğini
içime Gömüp
Yalnızlık Duvarına bir çizgi atıp Hayatın Şah
Damarında dolaşmaya devam etmeliyim.
Hastası oldum Gidişinin...
Müptelâsı oldum Yokluğunun...
Yürek Yağmuruna Tutuldum
Kalbinin Şimşekleri üzerime çakıyor
O an Acını değil Yokluğunda
Üşümeyi Hissediyorum Gözbebeğim.
Şimdi Ellerimde Yalnız Büyük bir Boşluk var
Sensizliğin Boşluğu...
Bunların Azâbını Ben çektim Hesabımı
Kendime verdim
Yüreğime Gitme ' nin Hesabını Sen ver Yüreğime Sen
Anlat Yüreğime Sen
Söz Geçir.
Hiç sevdin mi senin
olmayan birini?
Senin
olmayan bir şehirde,
bir gecede,
bir bedende
yaşadın mi hiç?
Artık sonuna
geldik.
Sonsuz olacağımızı söyleye söyleye bitirdik
kendimizi.
Deli gibi
sevdiğimizi söyleye söyleye bitirdik.
Oysa ben gerçekten
sonsuza dek sevebilirdim seni,
hem de deli gibi. Ama artık bitti. Şimdi
içimde büyüttüğüm o masum bebek olmadığını biliyorum.
Şimdi bana
yaptıkların için kendimi kandırmaktan,
kendime seni
affettirecek bahaneler bulmaktan,
seni her zaman
kalbimde,
kalbime karşı koruyup kollamaktan vazgeçiyorum.
Sana duyduğum o anne
şefkatinden vazgeçiyorum. Bir aşk değil bir savaştı
yaşadığım. Fark ediyorum. Kendimle savaştım ben. Kendimi sana inandırmak
için zorladım.
Gelmeyişlerine,
sevmeyişlerine, yalanlarına kendimi ikna etmek için,
senin sevginle kendimi
kandırmak için,
bir masalı yaşadığımıza inanmak için savaştım. Kendime
yenildim sonunda. Sana değil. Şimdi içimdeki bu savaşı bitiriyorum. Bir
gün bu savaşın biteceğine, sevginin buna değeceğine olan inancımı,
gözlerindeki sahte aşkı
bırakıp ellerine,
kendime sadece yaşamımı alıyorum.
Sensiz yaşanmayacağına
inansam da,
senden hayatımı ayırmakta zorlansam
da,
artık seninle savaşmaya
güç bulamadığım yaşamım ellerimde, gidiyorum. Senin galip başladığın bu
aşkta,
yenile yenile seni yenmeyi
öğrendiğim bu savaşta,
seni içimde bitiyorum. Artık bitti kendimle
savaşım. Yenildin içimde; Ben -bir-hiç im artık. Sen sıfır! -Biz-
bittik artık,Artık sonuna geldik.
Sonsuz olacağımızı söyleye söyleye bitirdik
kendimizi. Deli gibi sevdiğimizi söyleye söyleye bitirdik. Oysa ben
gerçekten sonsuza dek sevebilirdim seni, hem de deli gibi. Ama artık
bitti. Şimdi içimde büyüttüğüm o masum bebek olmadığını biliyorum. Şimdi
bana yaptıkların için kendimi kandırmaktan, kendime seni affettirecek
bahaneler bulmaktan, seni her zaman kalbimde, kalbime karşı koruyup
kollamaktan vazgeçiyorum. Sana duyduğum o anne şefkatinden
vazgeçiyorum.
Kendime yenildim sonunda. Sana değil. Şimdi
içimdeki bu savaşı bitiriyorum. Bir gün bu savaşın biteceğine, sevginin buna
değeceğine olan inancımı, gözlerindeki sahte aşkı bırakıp ellerine, kendime
sadece yaşamımı alıyorum. Sensiz yaşanmayacağına inansam da, senden
hayatımı ayırmakta zorlansam da, artık seninle savaşmaya güç bulamadığım
yaşamım ellerimde, gidiyorum. Senin galip başladığın bu aşkta, yenile yenile
seni yenmeyi öğrendiğim bu savaşta, seni içimde bitiyorum. Artık bitti
kendimle savaşım. Yenildin içimde; Ben -bir- im artık. Sen
sıfır! -Biz- bittik artık, Git biraz da başka yürekleri
kır...

Aşk Acısı
Yanıyor ya, öylesine acıyor Ciğerlerimdeki sızıya Doktorlar bir
ad koyamıyor Ben aşk demeye utanıyorum Zaten sana bile
söyleyemiyorum Seni nasıl sevdiğimi Yanıyor ya, öylesine acıyor
içim Biliyorum, çaresi yok bu derdin Gözlerin celladım oldu Ben, bu
yüreğe, hükmü kendim verdim Yüreğim sevdana yenik Aklım sana
takılı Hangi düşman var ki böylesine azılı Ciğerlerini dağlasın, taa
içerden Kurşunlar sıksın, sevda mavzerinden Ne bekleyebilirim ki
senden Ne hakkım var buna Her şey öylesine zamansız Şimdi, sensiz
akşamların kuytusu Verip te tutmadığın sözler kadar anlamsız Mevsimler
dörttü ya bu alemde Sen yüreğimi bıraktın baharsız Hakkım yok ki
buna Sana diyemem ne vicdansız nede insafsız Sen Sen yalnız, bir
tutku Bir ümitsin aşksın benim için Tamam Kabul, uzak kal Böylesi
hayırlıysa Ama Bunu bir yüreğime anlatabilsem Bir kabullenebilsem,
alışsam sensizliğe Bir de Bir de canım bu kadar acımasa Vurmasa
sensizlik böyle Ve geceler böyle merhametsiz olmasa Seninle dolu düşlerin
sonunda Sensiz sabahlara uyanmasam Yanıyor ya Ah! Öylesine acıyor
yüreğim Acıyor...

Bir qece aniden verdiqim bir kararLa ve sana qöre
yarqısız infazLarLa qiderken bırakıp seni uzakLara; içimde bir yerLerde beni unutacaqın korkusunu
ta$ıdıqını hiç dü$ünmemi$tim yüreqimin..
$imdi kar$ıma dikiLen unutuLma korkusunun e$Liqinde
qeLiyor o qüzeL qözLerin akLıma..
Yüreqine ba$ka birinin dokunabiLme ihtimaLi yanqın
yerine çevirirken tüm benLiqimi- beLLi beLirsiz sesLeni$Lerim ba$Lıyor
sana..
SessizLik-
karanLık-korkuLar ve sen...Ve ben...Ve de biz...
Yar ü$ümekteyim sensiz...
SessizLik qecenin bir
yarısı sensizLik oLup döküLüyor kar$ıma bir anda ve ansızın tek bir damLa
qözya$ı süzüLüyor yanaqıma.
Kendinden biLe habersiz- ziyaretime qeLdiqin
qeceLere inat donup kaLıyor dudaqımın kenarında derken sebepsiz.
Ah yar ne çok
özLemi$im seni öpmeyi oysa ;
Oysa sana sarıLmak nasıL da özLem oLup daqLamı$
yüreqimin dört bir yanını ansızın da ince bir sızı oLup yerLe$mi$ benLiqime
böyLe...
SessizLiqe
esir dü$mü$ yüreqim aLev aLıyor $imdi ve bizi yok eden benLiqimize kanıp
siLiyor soL eLim- dudaqımın
ucunda akmamak için çaba sarf eden o damLayı sebepsiz.. KaLbimin derinLikLerinde senLe doLu bir
fırtınanın tam ortasında- kendi kendini anLayamayan benLiqim qidi$ini
anLamLandırmaya çaLı$ırken daha çok acıyor sevqiLi!
Dü$ünürken seni...
Dü$ünürken sensizLiqi...
Bir titreme aLıyor kaLbimi...
Ü$üyorum yar...
SensizLik var qecede
Ve içine dü$tüqüm
sessizLik kanımı donduruyor yine...
Yar yüreqim çok ü$üyor...
Korkuyorum derken-sen
yoksun ya hani-hani sensizim ya ; yüreqine sakLadıqın ve benim biLmediqim sebepLer
yüzünden.. Yoksun ya hani
sevqiLi ve hani qittin ya nedensiz... KaranLıkta kaLmı$ ve son kibrit eLinde bekLeyen
bir çocuk misaLi; sana dair oLanLarı yitirmemek için yakamıyorum o son
kibriti...
BekLiyorum
çaresiz ve bekLiyorum haLa son bir umut ; eLimde yakmamak için uqra$ verdiqim kibritLe
karanLıqın orta yerinde seni... Bir yandan da korkuyorum-çok korkuyorum
sevqiLi... KorkuLarımdan
qizLeyip kendimi yada kendimden qizLeyip korkuLarımı; dü$ürürüm teLa$ıyLa
yüreqimin en içine sakLıyorum sevdamı.
Ah yar...
Sen...
Sen-hayatımın tam ortasında duran en qizLi ve
dokunuLmaz oLandın oysa... DokunuLmazLıqın sevdamdandı-qizLiLiqin
a$kımdan... Giderken sen-
ben bakakaLmı$tım ardından... Sen qiderken yanımdan usuLca- tek bir peki
çıkmı$tı hatırLıyor musun aqzımdan? Oysa ne çok baqırmak istemi$tim- ne çok
istemi$tim duyurmayı sana yüreqimi... Her adımına bir qitme sıqdırmı$tım sevqiLi ve
birer damLa qözya$ı her harfinde sakLı.. Her eLvedanda bir seviyorum ve harfLerince yürek
kırqınLıqı... SöyLeyemedikLerim yüreqimde ve bir pekiye
kaLakaLdı arkandan bakarken benLiqim çaresizce.
Korkuyorum yar...
Çok korkuyorum...
İyice sensiz kaLmı$Lıqım ürkütüyor beni...
Ya unutursan beni-
Ya unutmama izin
verirsen seni...
SessizLik- karanLık-korkuLar ve sen...Ve ben...Ve
de biz...
Yar
ü$ümekteyim sensiz... söyLesene unuttun mu anSızın kar$ına çıkıp- bir anda
biLinmezLiqe karı$an bu hoyrat yüreqimi.. ?
yüreqine dokundumu bendEn ba$ka biriLeri ?
söyLesene
! unuttun mu iLmek iLmek
yüreqine i$Lediqim adımı.. ?
zamanLardan neydi cıktıqında kar$ıma -
ya da hanqi aSırda sevmi$tim
ben seni ? seni ne zaman
tanımı$tım ve hanqi anda
kaLmı$tı bakarken duyduqumuz mutLuLuk caqı ?
bana sakın - unuttun mu
diye SORMA ! 

| |
___ _____________ __________$$$$$$$$$$$_________________________ _______$$$$$$$$$$$$$$$$$____________$_________ ____$$$$$$$$__________$$$$_________$$$________ __$$$$$$$$________________________$$$$$_______ _$$$$$$$_____________________$$$$$$$$$$$$$$$__ _$$$$$$$_______________________$$$$$$$$$$$____ __$$$$$$$$________________$_____$$$$$$$$$_____ ____$$$$$$$$__________$$$$_____$$$$___$$$$____ _______$$$$$$$$$$$$$$$$$______$$_________$$___ __________$$$$$$$$$$$_________________________
|͇̿C͇̿¤̿ ͇̿! |/̵͇̿ ̿/'̿̿̿̿̿̿ ̿ - HESAP SIRASI BİZDE ŞEHİT OLMAK ÇOK
YAKIN |͇̿C͇̿¤̿
͇̿! |/̵͇̿ ̿/'̿̿̿̿̿̿ ̿ -
|͇̿C͇̿¤̿
͇̿! |/̵͇̿ ̿/'̿̿̿̿̿̿ ̿ - YETER ULAN ÇAKALLAR AYAĞINIZI DENK ALIN |͇̿C͇̿¤̿
͇̿! |/̵͇̿ ̿/'̿̿̿̿̿̿ ̿ -
|/̵͇̿ ̿/'̿̿̿̿̿̿ ̿ - |͇̿C͇̿¤̿
͇̿! ||/̵͇̿ ̿/'̿̿̿̿̿̿ ̿ -
|͇̿C͇̿¤̿ ͇̿! ||/̵͇̿ ̿/'̿̿̿̿̿̿ ̿ -ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ -|͇̿C͇̿¤̿
͇̿! |/̵͇̿ ̿/'̿̿̿̿̿̿ ̿ -
| |͇̿C͇̿¤̿ ͇̿! ||/̵͇̿ ̿/'̿̿̿̿̿̿ ̿ -NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE |͇̿C͇̿¤̿
͇̿! |/̵͇̿ ̿/'̿̿̿̿̿̿ ̿ -
..//___//
Allahumme salli alâ Muhammedin hattê lâ yebka min salâvâtike şey’ün, ve
sellim alâ Muhammedin hattê lâ yebka min selêmike şey’ün. Allahumme
berri’nî bihakki Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem.BELAYA GİRİFTAR OLDUM ALLAHIM SANA HAVALE EDİYORUM Allahumme ente Rabbi, lâ ilâhe illâ ente. Aleyke tevekkeltü ve ente
Rabb-ul arşil azîm. Mâşêallahu kâne ve mâ lem yeşe’ lem yekün. Lâ havle
ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm. A’lemu ennellâhe alâ külli
şey’in kadîr ve ennellâhe kad ehâta bi külli şey’in ilmê. Allahumme
innî eûzü bike min şerri nefsi ve şerri külli dâbbetin ente âhizun
binâsiyetihâ. İnne Rabbi alâ sırâtimmüstakîm.
BURADAN BANA İFTİRA ATANLARA SESLENİYORUM. SİZLER İNSANLIGINIZI KAYBETMİŞ UCUBE İNSANLARSINIZ. HAMDOLSUN ALNIM AÇIK ÇOK ŞÜKÜR BENİ YARADANA VEREMİYCEM HESAP YOK. SİZLER BU İFTİRAYLA NASIL YÜCE MEVLANIN HUZURUNA GEÇİP HESAP VERİCEKSİNİZ BUNU BİLMİYORUM AMA
ŞUNU BİLMELİSİNİZKİ İKİ ELİM YAKANIZDA DİLERİM EN KISA ZAMAN
İÇERİSİNDE YÜCE MEVLAM BU İFTİRAYI ATANLARA DERMANSIZ DERTLER NASİP
EDER VE YİNE DİLERİMKİ YÜCE YARADAN İFTİRA ATAN DİLLERİNİZİ LAL EDER
GÖREN GÖZLERİNİZİDE KÖR EDER SİZLER İÇİN SADECE BEDDUA EDİYORUM
İNŞALLAH YÜCE YARADAN O GÜNLERİ GÖSTERİR VE VİCDAN AZABIYLA BURADA BANA
HAKSIZ OLDUGUNUZU BİLDİGİNİZ HALDE LEKELEMEYE ÇALIŞTIGINIZ İÇİN İNİM
İNİM İNLETİR İNŞALLAH.BEN BUNA YÜREKTEN VE CANI GÖNÜLDEN İNANIYORUM VE
MEVLAYA HAVALE EDİYORUM SİZLERİ ALLAHIN SOPASI AGIRDIR EGER BİRAZCIK
VİCDANINIZ VARSA TÖVBE EDER VE BENDENDE HELALLİK İSTERSİNİZ.AMA İFTİRA
ATAN ŞAHISLAR ASLA SİZLERE HAKKIMI HELAL ETMİYORUM ÇÜNKÜ SİZLER
İFFETİMLE OYNAMAYA KALKTINIZ ÇOK ŞÜKÜR BENİ YARADAN ALLAHA HAMDÜ
SENALAR OLSUNKİ BENİM ALNIM AÇIK.UNUTMAYINKİ ALLAHIN TOKATI ÇOK AGIR
OLUR YÜCE MEVLAM O TOKATI YAPIŞTIRDIGINDA BİZ NE YAPTIK DEMEYE
FIRSATINIZ KALMAZ İNANIN.EGER İÇİNİZDE ALLAH KORKUSU VARSA GELİN TÖVBE
EDİN .BEN O ZAMAN SİZLERE HAKKIMI HELAL EDERİM GERİSİ YÜCE MEVLAYA
KALMIŞ.LAKİN BİLİNKİ ATTIGINIZ İFTİRALARI GERİ ÇEKMEDİNİZ VE ADIMI
LEKELEMEYE DEVAM ETTİGİNİZ SÜRECE AHİRETİNİZİDE KENDİ ELLERİNİZLE
YAKMIŞ OLUCAKSINIZ.LÜTFEN TÖVBE EDİN VE YÜCE MEVLADAN SİZLERİ
AFFETMESİNİ DİLEYİN.O ZAMAN BENDE SİZLERİ AFFEDERİM AKSİ HALDE
HAKKINIZDA ASLA HAYIR DUALARIM OLMAYACAKTIR.SİZLER ŞİMDİ SEN KİMSİNKİ
DUALARIN KABUL OLSUN DİYEDE DÜŞÜNÜYOR OLABİLİRSİNİZ HAKLISINIZ BEN
KİMİMKİ ALLAHIN ACİZ BİR KULU AMA BEN YÜREKTEN İNANIYORUMKİ YÜCE MEVLAM
SİZLERİN CEZASINI EN AGIR ŞEKİLDE VERİCEKTİR .SİZLERİ ADALETE TESLİM
EDERSEM SİZLERE İYİLİK YAPMIŞ OLURUM.AMA SİZLERİ YÜCE MEVLAYA HAVALE
EDERSEM O HAKKINIZDA SİZLERİN HAK ETTİGİ ŞEKİLDE CEZALANMANIZI
SAGLIYCAKTIR BEN CANI GÖNÜLDEN VE YÜREKTEN BUNA İNANIYORUM.UNUTMAYIN
SİZDEN BÜYÜK ALLAH VAR O VARKEN KİMSE YOKTU.HEPİMİZİN ACİZ KULLAR
OLDUGUNU ONDAN GELDİMİZİ VE DÖNÜŞÜMÜZÜNDE GENE BİZİ YARADANA OLUCANI
UNUTMAYALIM SİZLERİ YÜCE MEVLAM ISLAH ETSİN. Ve cealnâ min beyni eydîhim sedden ve min halfihim sedden,
fe ağşeynâhüm fehüm lâ yubsirûn SAYFAMA GİRİP AGIR İTHAMLARDA BULUNAN ŞAHISLAR SİZLERİN HİÇ BİRİNİ TANIMIYORUM RÜZGAR
GEZMİŞ O DÜNYA AHRET KARDEŞİMDİR KENDİSİYLEDE HİÇ BİR SORUNUM YOKTUR
ASİ KIZ SELİN ONUDA KENDİ KIZIM YERİNE KOYDUM YAŞININ KÜÇÜK OLMASI
SEBEBİYLE SAYFAMIN KAPILARI ASİ KIZA HER ZAMAN AÇIKTIR.TUNCAY ABİYE
GELİNCE KENDİSİ ÖZ ABİMDİR BUNU BİLMEYENLER ÖGRENMİŞ OLSUN BU ARADA
ABİM AÇIKLAMA DEDİ FAKAT BEN AÇIKLAMA GEREGİ DUYDUM.BENİ TANIYANLARIN
ÇOGU BİLİR DÜZ OVALI TUNCAYIN ÖZ ABİM OLDUGUNU.AZRAİLİN OLURUM OLAN
KİŞİNİN KİM OLDUGUNU BİLMİYORUM ODA ÇOK DEGER VERDİGİM BİR KARDEŞİMDİR. CEM
OKTAY O BENİM MANEVİ OGLUMDUR VE AYRICA HEMDE YENGESİ OLUYORUM
KENDİSİNİ ÇOK SEVİYORUM KARANLIK ŞÖVALYELERİ ODA AYKUT ODA MANEVİ
OGLUMDUR ONUDA ÇOK SEVİYORUM CEM VE AYKUT NE ZAMAN BENİ TELEFONDA
ARASALAR HEP ANNE DİYE HİTAP EDERLER KARA.MELEK 21 E GELİNCE ODA
ÖZ KIZKARDEŞİM GİBİDİR GEREKİRSE ONLAR İÇİN CANIMI BİLE FEDA EDERİM
ŞİMDİ SORUYORUM SİZLERE KARDEŞLİK NE DEMEKTİR?ABİLİK NE DEMEKTİR ?BU
SPACESTE BENİM İÇİN ÇOK DEGERLİ VE HATIRI SAYILAN ÇOK FAZLA SAYIDA
KARDEŞLERİM VAR ABİLERİM VE ABLALARIMDA VAR.POSTA KUTUM DOLMUŞ ONLARA
BU OLAYA KARIŞMAMALARINI SÖYLEMİŞTİM.BENİ KIRMAYIP BU OLAYLARA
KARIŞMADIKLARI İÇİN HEPSİNE ÇOK ÇOK TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM HEPSİNDEN
YÜCE MEVLAM RAZI OLSUN HEPİSİNİ ÇOK SEVİYORUM HEPİSİ BENİM İÇİN ÇOK
FAZLACA DEGERLİ VE SAYGIDEGER İNSANLAR HEPİSİNE KUCAK DOLUSU
SEVGİLERİMİ GÖNDERİYORUM AYRICA GÜZEL İLETİLERLE BENİ YALNIZ BIRAKMAYAN
VE DESTEKLERİNİ ESİRGEMEYEN BÜTÜN KARDEŞLERİME ÇOK ÇOK TEŞEKKÜRLERİMİ
SUNUYORUM O DEGERLİ KARDEŞLERİM KENDİLERİNİ BİLİYORLAR HEPİNİZİ ÇOK
SEVİYORUM HEPİNİZE ÇOK TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM CANIM KARDEŞLERİM..EVET
BAZI İSİMLER SAYARAK ONLAR NERDELER GELSİNLER GÖRELİM DİYORDUNUZ
SAYFAMI KİRLETİRKEN SİZLERE SANIRIM YETERLİ AÇIKLAMALARI YAPTIM SAYFAMA
SALDIRI DÜZENLEYENLER BUNDAN SONRA SİZLERİ SAYFAMDA GÖRMEK İSTEMİYORUM
HAKKINIZDA YORUM YAPMIYCAM EKLEDİKLERİNİZ İÇERİKLERİ SİLMİYCEM KENDİNİZ
SİLİN BEN BU GÜNE KADAR KİMSENİN EKLEDİGİ YORUMLARI SİLMEDİM.İÇERİGİ
HER NE OLURSA OLSUN BUNLARIDA SİLMİYCEM ONLAR SİZLERİN AYIBI HAMDOLSUN
BENİM ALNIM AÇIK ÇOK ŞÜKÜR YÜCE MEVLAYA BURASI BİR MİSAFİRHANE O
NEDENLE BEN ÜSTÜME ALMIYORUMASIL ASIL HESAP GÜNÜ MEVLANIN HUZURUNDA
OLUCAKTIR BENDE DAVAMI MAHŞERE BIRAKTIM SİZLER TÖVBE EDİP BENDEN
HELALLİK İSTEYENE KADARDA SİZLERE ASLA HELALLİK VERMEYECEGİM .AHIM VAR
SİZLERE BUNU ASLA UNUTMAYIN VE HELALLİK VERİCEM ZAMANDA GERÇEKTEN MERT
VE DELİKANLICA SAYFAMA GELİN VE BEN BUYUM DİYİN DÜŞMANIMDA OLSA
DÜŞMANIN MERTİNİ SEVERİM.ALLAH ŞAHİDİMDİRKİ YALNIZ KURT SENİN HAKKINDA
ASLA SÜBYANCI DEMEDİM EGER DEDİMSE SENDE MAHŞERDE BENDEN DAVACI OL
SANADA BU KADAR DİYORUM BAŞKA SÖZÜM YOK SANADA YALNIZ KURT VE TEKRAR
BURDAN HATIRLATMAK İSTİYORUM BAŞKALARIYLA OLAN SORUNLARINIZI
SORUNLARINIZ KİMİNLEYSE ONUNLA ÇÖZÜMLEME YOLUNA GİDİN MASUM İNSANLARA
İFTİRALAR ATARAK DEGİL SANALDA KİMSEYE KÖTÜLÜK YAPMADIM DÜŞÜNMEDİMDE
KENDİME YAPILMASINI İSTEMEDİGİM ŞEYLERİ BAŞKALARINA YAPMAM AMA ŞUNU
İNKAR ETMİYORUM APO VE YANDAŞLARININ SAYFALARINA AGIR YAZILAR YAZDIM
BUNU GİZLEMİYORUM BU GÜN OLSUN GENE YAZARIM GENE ONLARA HAKARET
EDERİM.KÜRT TÜRK KARDEŞTİR ABDULLAH ÖCALAN VE ASALAK KÖPEKLERİNE KARŞI
OLAN VATANINA MİLLETİNE BAYRAGINA SAYGI SEVGİ BESLEYEN GEREKİRSE BU UGURDA CANINIDA VERİCEK OLAN ÇOKDA
KÜRT KARDEŞLERİM VAR ONLARIDA ÇOK SEVİYORUM VE İNANIN BAZI BEN TÜRKÜM
DİYE GEÇİNEN SAHTEKAR TÜRKLERDEN DAHA ONURLU VE ASİL ONLAR EN AZINDAN
TÜRKÜM DİYE VATANLARINA İHANET ETMİYORLAR O SEBEPLE O KÜRT
KARDEŞLERİMLEDE HER ZAMAN GURUR DUYMUŞUMDUR KEŞKE HERKES O MASUM OLAN
KÜRT KARDEŞLERİM KADAR ONURLU VE ŞEREFLİ OLABİLSELER HER ZAMAN DEDİGİM
GİBİ KÜRT VAR KÜRTCÜK VAR KÜRTLERİ HEDEF ALIRKENDE LÜTFEN İKİYE BÖLELİM
HEPSİ AYNI DEGİLLER MASUM OLAN KÜRT KÖKENLİ KARDEŞLERİMİZEDE HAKSIZLIK
ETMEYELİM BENİM ÇOCUKLUK ARKADAŞIM BİR KÜRT KIZI MARDİNLİ AYRICA
KAN KARDEŞİM KENDİSİ NE ZAMAN BAŞIM AGRISA HEP YANIBAŞIMDA OLMUŞTUR VE
ÇEVREMDEDE MEVCUTLAR VE HEPSİDE NAMUSLARIYLA ALINTERİYLE KENDİ
HALLERİNDE GEÇİNİP GİDİYORLAR KAN KARDEŞİM SENİDE ÇOKKKK SEVİYORUM
CANIM BENİM ŞİMDİ KONUYLA ALAKASI NE DİYE SORUCAKSINIZ SAYFAMA BİR
YORUM EKLENMİŞ ÇOK HOŞUMA GİTTİ BURADAN ONUDA YAYINLAYACAGIM O SEBEPLE
HEPSİNİ AYNI KEFEYE KOYMAK HAKSIZLIK OLUR DİYE YAZMAK ZORUNDA HİSSETTİM
KENDİMİ EN GÜZELE EMANET OLUN SEVGİ VE SAYGILARIMLA
|
|
|
BİR TÜRK OLARAK KÜRTLERE SORUYORUM” Bir
TÜRK olarak Kürtlere soruyorum; ”Kürtler bu ülkeye ne vermiştir ?”
Kürtlerin, Türkiye’ye bugüne kadar ne katkıları olmuştur ? Sosyal,
bilimsel ve sanatsal anlamda yaşamımıza neler katmışlardır ?
Kendilerini
etnik kökenlerini ön plana çıkararak tanımlayan ve kendilerine verilmiş
en büyük hak olan ”BU GÜZEL ÜLKENİN, TÜRKİYE’NİN VATANDAŞI OLMAK
HAKKINI” bir kenara iterek, etnik köken üzerinden ırkçılık yapmayı
tercih eden bu kitle, bu ülkeye ne vermiştir ve bu sapkın anlayışla ne
verebilir ?
Kürtlere soruyorum; neden terör sizde, beşik
kertmesi sizde, kız çocuklarını başlık parası adetiyle adeta bir eşya
gibi alıp-satmak adeti sizde, her türlü yasadışı işin altından
çoğunlukla Kürtler çıkmakta, kapkaç sizde, gasp sizde, ”NAMUS
CİNAYETLERİ” sizde, kaçakçılık sizde, uyuşturucu ticareti sizde, bu
ülkenin vatandaşı olmayı sindirememek hastalığı sizde, vur-kır-gasp et
anlayışı sizde, ÖZELEŞTİRİ yapmamak sizde, nedensiz aşağılık kompleksi
sizde, başına kuş pislese devleti ve diğer insanları suçlamak sizde,
herşeyi devletten beklemek sizde, asimile edildiği yalanını söyleyip,
21. yüzyıl Türkiyesi’nde tek kelime Türkçe bilmeyen milyonlarca insan
sizde, emperyalist devletlerin size sahte bir mazi yapıştırması
neticesinde Anadolu’da hiçbir zaman varolmayan, sözde gasp edilmiş
hayali bir anavatanınız olduğu yalanını yaymak yine sizde.
Bu
ülkeye hiçbir şey vermeden, kaba kuvvet ve vandalizmle, terör ile
toprak gasp etmeye çalışma ahlaksızlığı sizde, diyaloğu ve insani
ilişkileri es geçip, yakıp yıkarak bu ülkeyi bölmeye çalışmak sizde,
Avrupa’ya gidip Türkiye Cumhuriyeti ve onun şanlı ordusu Türk Silahlı
Kuvvetleri hakkında her türlü asılsız yalanları söylemek, bana işkence
yaptılar, baskı yaptılar, dilimizi konuşamıyoruz, fırsat eşitliği yok
gibi mesnetsiz yalanları söyleyerek siyasi mülteci statüsüyle o Avrupa
ülkelerine kapağı atmak, bir parazit gibi yaşayıp oralarda da suç
işlemek sizde, sizlerde….
Avrupa’da Türkiye’yi şikayet etmek
sözkonusu olunca ”ben Kürdüm” demek, ama cebinde Türkiye Cumhuriyeti
kimliği ile Avrupa ülkelerinden herhangi birinde suçüstü
yakalandığınızda ”ben Türküm” demek üçkağıtçılığı sizde, çapulcu terör
örgütüne her türlü desteği verip, demokrasi ve insan haklarından
bahsetmek, ”şiddeti kınıyorum” demek sizde, bu yalanları söyleyip
bizleri de enayi zannedip, aptal yerine koymaya çalışmak terbiyesizliği
ve alçaklığı sizde, bu ülkede yaşayan onlarca farklı etnik kökenden
milyonlarca insan, etnik kökenleriyle ilgili en ufak bir sıkıntı
çekmezken, özgürce siyaset yapabilirken, milletvekili ve hatta Başbakan
bile olabilirken, verdiğimiz Kurtuluş Savaşı mücadelesi sonucu elde
edilmiş Cumhuriyetimizin kazanımlarını içlerine sindiremeyen sömürgeci,
etnik soykırımcı, emperyalist devletlerin maşası ve tetikçisi olmak
düzenbazlığı NEDEN hep sizde ?
Lütfen bu sorulara yanıt verin, tabii verebilirseniz. ..
Bu memlekete bugüne kadar ne verdiniz de, ne istiyorsunuz?
Eğitim diyorsunuz; öğretmen öldüren terör örgütünün katillerini ve elebaşını lider, siyasi irade kabul ediyorsunuz.
Dilimizi
konuşamıyoruz diyorsunuz; o halde bugüne kadar Türkiye’nin çeşitli
kentlerinde açılmış ”Kürtçe Kursları” sözde dil öğrenmeye susamış
sizlerin ilgisizliği sonucunda neden kapandı?
Siyasi platformda
temsil hakkı diyorsunuz; siyasetinizi etnik ırkçılığa ve bölücülüğe
dayalı söylemler, eylemler ve politikalar üzerine kuruyorsunuz.
Yarattığınız terörden 30 bin insan can veriyor… En ufak bir özeleştiri, en ufak bir günah çıkarma yapmıyorsunuz.
Sizlerin
canı can da, bu ülkeyi ve içinde yaşayan masum insanları terörden
korumak için hayatını hiçe sayıp şehit olan ana kuzularının,
evlatlarımızın canı patlıcan mı?
İstanbul’da sokaktaki
vatandaşlara saldırmak, molotof kokteyli atmak, otobüs yakmak, polise
ve sade vatandaşlara, kadınlara, ufacık çocuklara ”kaldırım taşları”
atıp kafalarını yarmak neyin protestosu? Hangi köhne düşüncenin, hangi
barbar anlayışın dışavurumu?
Bugüne kadar hangi ”Kürt
kökenli” Türk vatandaşına; hop! sen Kürtsün şu şehre giremezsin, şu işi
yapamazsın, şu mesleği icra edemezsin denmiş veya denmekte?
Bu
ülkenin en çok para kazanan insanları çoğunlukla Kürt kökenli
şarkıcılar, eğlence yeri sahipleri, işadamları, ticaret erbabı,
turistik otel sahipleri, eğlence dünyasında; tv’de, gazinolarda iş
yapan isimler (İbrahim Tatlıses, Özcan Deniz, Ceylan, Yılmaz Erdoğan
vs.) değil mi?
Hani ne oldu ”fırsat eşitsizliği yalanınıza?”
İşin doğrusu, sizin sorununuz bu ülkeyi terör ile, vurarak, kırarak
bölmek! Bir oldu-bitti yaratarak bu güzelim memleketi parçalamaktır. Bu
kadar basit. Şu çıplak gerçeği artık ilkokula giden küçücük çocuklar
bile anlayabilmektedirler.
”KÜRT” kökenli vatandaşlarımız, eğer
bunca kan ve gözyaşı dökülmesine sebep olan bu BÖLÜCÜ IRKÇI
TERÖRİSTLERİ hala destekliyorlarsa, KUSURU DEVLETTE DEĞİL, KENDİLERİNDE
ARAMALIDIRLAR!
Meydanlarda eller hep zafer işareti, ellerde 30
bin insanımızın katili kanlı terör örgütü PKK’nın afişleri, terörist
başı Apo’nun posterleri, yakarız-yıkarız tehditleri ve herkesin malumu
ülkemizdeki büyük kentlerde meydana gelen şu terör olayları…
Çapulcu
terör örgütünün hazırladığı ”Şemdinli fiyaskosundan’ ‘ sonra, ellerine
para vererek sokaklara salıp polisimize, güvenlik güçlerimize,
halkımıza taş ve molotof kokteyli attırdığı küçücük çocuklar…
Çocuğunu
terör örgütünün militan olarak kullanmasına müsade ediyorsan, bu kaos
ve terör yöntemlerinden medet umuyorsan ve bu yolla bu ülkeyi böleriz,
sözde ülkemizi de kurarız diye düşünüyorsan, canın yandığında veya
meydanlara saldığın, yak-yık-kır-dök evladım dediğin çocuğunu kendi
ellerinle ateşe attığında da bunu devlete fatura edemezsin.
Demokrasiden bahsedip, teröre yol açmak ? İnsan öldürüp hak talep etmek? Bu ne yaman çelişki…
Hak
isteyen, hukuk isteyen önce bu ülkenin bütünlüğüne, bu ülkenin
insanlarına, toplum kurallarına SAYGI gösterecek. Ülkesine katkıda
bulunacak. İNSAN gibi davranacak, yakmayacak, yıkmayacak.
Kısacası; TERÖRİST ile arasındaki farkı yine bizzat KENDİSİ ortaya koyacak. Bu ülkenin güzel insanlarını kendisine inandıracak.
Kürt
toplumu yüzyıllardır kendisini sömüren, geri bıraktıran, kulun kula
kulluk ettiği ”FEODAL DÜZEN” denen ilkel sistemden ne zaman vazgeçecek?
Ne zaman HANIM FERTLERİNE gereken ”ÖZGÜRLÜĞÜ” teslim edecek? Ve neden
ülkede en yüksek kadın intiharları Batman’da? Neden aile içi şiddet
sorununda ve TÖRE CİNAYETİ denen illette ekseriyetle Kürt kökenli
insanların yaşadığı iller başı çekmekte? Büyük şehirlerde kapkaç ve bu
tür illegal suçları işleyip, elde edilen yasadışı geliri Terör örgütüne
aktarma suçu neden hep Kürt kökenli çocuk ve gençlerde görülmekte?
Neden, neden, neden?
Kürdüm diyen sizler, acaba bu
KUSURLARINIZI hallettiniz mi ki, TÜRKLERİ pervasızca eleştiriyorsunuz?
Size yer, yaşam hakkı, hak-hukuk vermekten başka ne yapmış bu ülkenin
vatandaşları?
Güzel bir atasözü vardır. ”GÖZÜNDEKİ ÇÖPÜ GÖRMEZ, ELALEME ŞAŞI DER!”
Bu özlü söz ülkemizin içine düşürülmeye çalışıldığı ”Kürt fesadını” ne de güzel anlatıyor değil mi?
YANLIŞ ANLAMAYIN BU LAFIM O KİŞİLERE O KİŞİLER KENDİSİNİ ÇOK İİİ BİLİR BAZI
ARKLADAŞLAR BAZILARI NAMUS NEDİR BİLMEZLER ANCAK ELİN KARISINA KIZINA
LAF ATMAYI BİLİYORLAR YAA BAKIN ADI OLMUYAN K,İŞİLER VE BURDA SÖYLEMEK
İSTEMİYORUM İSİMLERİNİ ,TEK TEK ONLAR KENDİSİNİ ÇOK İİ BİLİR BAKIN
VATAN GİDİYOR SİZ VATANIZA SAHİP ÇIKIN BAYRANIZA VE KİTABINIZA SAHİP
ÇIKIN GÖZÜNÜZÜ AÇIN BEEEE ARTIK KONUŞMUCAM DEDİM VE DURAMADIM YAA NEYSE YAA İŞTE BÖYLE ARKADAŞLAR VATANIZA SAHİP ÇIKIN BİRLİK OLALIM ..............................................................
|
Huzur
 
Bir gün bir kral ama halkı
tarafından sevilen bir kral, huzuru en güzel resmedecek sanatçıya büyük bir
ödül vereceğini ilan eder. Yarışmaya çok sayıda sanatçı
katılır. Günlerce çalışırlar birbirinden güzel resimler yaparlar.
Sonunda eserleri saraya teslim ederler. Tablolara bakan kral sadece
ikisinden hoşlanır. Ama birinciyi seçmesi için karar vermesi gereklidir.
Resimlerden birisinde sükunetli bir göl vardır. Göl bir ayna gibi
etrafında yükselen dağların görüntüsünü yansıtmaktadır. Üst tarafta pamuk
beyazı bulutlar gökyüzünü süslüyorlardı. Resme kim baktı ise onun mükemmel
bir huzur resmi olduğunu düşünüyordu. Diğer resimde de dağlar vardı. Ama
engebeli ve çıplak dağlar. Üst tarafta öfkeli bir gökyüzünden yağmurlar
boşanıyor ve şimşek çakıyordu. Dağın eteklerinde ise köpüklü bir şelale
çağıldıyordu. Kısaca resim hiç de huzurlu gözükmüyordu. Fakat kral resme
bakınca, şelalenin ardında kayalıklardaki çatlaktan çıkan mini minnacık bir
çalılık gördü. Çalılığın üstünde ise anne bir kuşun örttüğü bir kuş yuvası
görünüyordu. Sertçe akan suyun orta yerinde anne kuş yuvasını kuruyordu.
... harika bir huzur ve sükun örneği. Ödülü kim kazandı
dersiniz. Tabi ki ikinci resim. Kralın açıklaması şöyle idi: - Huzur
hiçbir gürültünün sıkıntının ya da zorluğun bulunmaması ve sıkıntının olmadığı
yer demek değildir. Huzur bütün bunların içinde bile yüreğimizin sükun
bulabilmesidir. osmanlı((asımın nesli))adlı kardeşimden alıntıdır kendisine teşekkürlerimi sunarım




Kolay değil belki, ama
imkansızda değil.
Hangi küskünlük bitmemiş, hangi dostluk başlamış ha !
Yüreğin senin elinde dostum. İnsanları değiştiremezsin, ancak onlara
olan düşüncelerini değiştirebilirsin. Herkesi olduğu gibi kabul et, sen
de olması gerektiğince ol. İnancının kazanmasını , ondan uzaklaşarak elde
etme saçmalığından kurtul.
Hatırla, İYİLİĞİN HALLEDEMEDİĞİNİ KÖTÜLÜK HİÇ
HALLEDEMEZ Kİ. .
Yüreğine de kaydet bunu.
ÜCRETSİZ BİLETTİR TEBESSÜM YÜREK YOLCULUĞUNDA. .
Sevgiye davet
çıkar sen de hadi. Kanaat getir, olumsuzlukları eriteceğine. Geçmişe üzülme.
Yaptığın hatalardan ders aldıysan, mutlu edebildiysen eğer; bugünü bugünle
yaşa. Fakat biraz dur.
Hayatına deneyimler eklemen için şart değil
yanlışlardan geçmen. Başkalarının edindikleri doğruları yerleştir zihnine.
Ölümün ne zaman geleceğini bilmediğinden, yolu uzatıp kaderini zorlama.
Güzellikleri de bizzat kendin uygula.
Savrulma sakın. Bak BATSA DA
GÜNEŞ, BIKMAMIŞTIR DOĞMAKTAN.
SONUNDA TOPRAK
OLSA DA CANLI, YORULMAMIŞTIR NEFES ALMAKTAN.
Dostum, bedelsiz
değildir ki mutluluklar unutma. “O bedellerle olmanın neresi zarar” de,
yorulma. Dertlere de yenilme hiç, galiptir iyilikler sen ilerledikçe. Sonra
benim varlığıyla mutluluk duyduğum güzel dostum. Bir martının yanında yer
al. Gökyüzü meskenin olsun senin de. Kat kendini maviye, hayran bakışları
çek üzerine. Özgürlüğü uçuşlarınla anlat. Hem , kırık olsaydı kanadın ne
önemi kalırdı ki genişliği dünyanın. Kaldır başını ve eğilme, sakın
güçsüzce.
Dipsizse de karanlık, dal
içeri...Öyle bir dal ki; sen değil o korksun.. “Ne çıkar” deme, bir nur da
senden olsun.
GÜLÜMSE... Fakat cenneti
kazanmışçasına değil, doğduğun güzel fıtrat için...
GÜLÜMSE.... O’nun
ümmetlerinden biri olarak yaşadığın için...
GÜLÜMSE... Duyduğun ezan
sesi, kıblen KABE olduğu için..
GÜLÜMSE... Öldüğünde Azrail’le buluşup,
RABB’ ine kavuşacağın an için.
HİÇ DEĞİLSE TATLI İNSAN, RAZI OLDUĞUN ALLAH
’ın rızası için gülümser misin?
 

|
♥♥♥♥♥♥NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE♥♥♥♥♥♥
çatmıştı tüm siperler dolmuştu Çanakkale sanki bir çelikkale
olmuştu
 Kalleş çapulculara haklı bir vuruştu bu Benzeri görülmemiş
asıl bir duruştu bu
 Ne üstte ne başta var nede karınlar toktu Uykusuz
gözlerinde zerrece korku yoktu
 Damgayı vurmak için dünyanın
barışına Başladı Mehmetçikler şehitlik yarışına
 Sırtlanlar aslanlardan
dersini alacaktı Hakka tapan bu millet payidâr kalacaktı
 Zulme ve
sömürüye mezar kazılıyordu Bu bir savaş değildi tarih
yazılıyordu
 Yensek de yenilsek de zafer bize aitti Gündüz güneş gece
ay bu savaşa şahitti
 Hakka inanan asker yılmak nedir bilmezdi Şimdi
eğilmeyen baş bir daha eğilmezdi
 Günlerce kan döküldü toprağa oluk
oluk Vatan sağ olsun dendi verilirken son soluk
 Ölmeyi emrederek zafer
bizim diyordu İşte Mustafa Kemal işte kahraman ordu
 Haksız ve
adaletsiz bir savaş açmışlardı Çapulcular cepheden gizlice
kaçmışlardı
 Güneş bu topraklara doğarken yavaş yavaş Tüm mazlum
milletlere örnek oldu bu


ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZİN RUHLARI ŞAD OLSUN
hatırlatma:
sözüm gaflet ve delalet içinde bulunan arkadaşlara; sözüm
milliyetçiliği toplumların soykökeninde arayanlara; sözüm problemin aslını
türk-kürt çekişmesinde arayanlara; sözüm pkkyı, şemdinliyi yaratanların dış
mihraklar olduğunu idrak edememiş olanlara; sözüm asıl düşmanın,
yıllardır
bu topraklarda yek vücut bir ulusu görmek istemeyenlerin olduğunun farkında
olmayanlara; sözüm benim asıl düşmanımın kürt kardeşimin eline o silahı
veren olduğunu anlamayanlara;
milliyetçilik: ırki tabanda birleşmek
değildir! milliyetçilik: alt/üst kimlikleri yaratan sosyal bi kavga
değildir! milliyetçilik: ümmetçilik, mezhepçilik değildir!
milliyetçilik: millet olmak demektir! milliyetçilik: vatanı sahiplenmek
demektir!
devletinizi ve devlet adamlarınızı her daim eleştiriniz,
uyarınız.
Ancak; devletinize asla sırtınızı dönmeyiniz!
dış mihrakların,
vatana hıyanet edenlerden önce geldiğini unutmayınız.. siz birbirinizle
dalaşıp dururken, onların aç köpekler gibi beklediğini hafızanızdan silmeyiniz..
kürt kardeşlerinizi kucaklayınız, bu topraklar üstünde yekpare olunuz..
asıl savaşımız elimizde silahlarla dağlarda, ovalarda çatışmak değil;
her türlü politik
zeminde tüm dünyaya tek bir millet olduğumuzu göstermek olmalıdır..
anadolu topraklarının
kardeş kanıyla sulandığı günler artık bitmelidir..
MİLLET OLUNUZ!
ağzınıza sakız yaptığınız
"Ne Mutlu
Türk'üm Diyene" lafı Mustafa Kemal'in ağzından; "Türk demek;
Türk milleti
demektir. Ne mutlu Türk'üm diyene"
şeklinde duyulmuştur.
Bunu unutmayınız..
VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN!

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZİN VE
BU GÜNE KADAR BU TOPRAKLAR UGRUNA ŞEHİT OLAN BÜTÜN ŞEHİTLERİMİZİ SAYGIYLA ANIYORUZ.RUHLARINIZ ŞAD OLSUN
İZİNDEYİZ ATAM..
ŞEHİT ANA
BU ŞİİR.; Vatan hainleri tarafından şehit edilen Fadime Yılmaz’a atfedilmiştir RUH U ŞAD OLSUN Türk milleti gerektiğinde bağrından nice NENE HATUN lar nice KARA FATMA lar çıkarmıştır
Yıllardır görmediğim arkadaşım Kemal i ziyeret e gideyim dedim, adresini araştırdım ve birinden temin ettim sonra yola koyuldum, evi buldum ama evde yoktu, komşular, annesini ziyaret e gitti dediler uzaktamı? dedim, şu karşıki mezarlikta,seneler önce ; Bazı vatan hainleri kemal e alçakça bir saldırı düzenlemişlerdi. Anneside kamal i korumak için kendini siper edince şehit düştü dediler, yüreğim cız etti,
mezarliğa vardım dua ediyordu Kemal, beni farketmedi ,usulca yaklastım ve dinlemeye koyuldum, amin dedikten sonra ellerinin ayasiyla yüzünü oğuşturdu ardindanda beni derinden etkileyen şu duygu dolu konuşmalarına kulak misafiri oldum,
“ Ruh’’un şad olsun mekanın cennet olsun ana”
biliyormusun mezarina her gelişimde sana bir kat daha imreniyorum, eziliyorum son nefesini verirken, üzülme ben seni bu yaşa getirerek görevimi yaptım, bu memleketin; Vatanını, milletini, dinini ve devletini seven gençlere ihtiyaci va,r benim seni yetiştirdiğim gibi sende bir çok genç yetistir ___Oğul, oku öğretmen ol, ülkenin gençlerine sahip çık, bu ülke bilinçli gençlerle kalkınacaktır demiştin…. __ Ben vatan sevgisini senden öğrendim ana, okulumu bitirip oğretmen oldum ve bir çok meslektaşım gibi Vatanını seven binlerce genç yetiştirdim, sen rahat uyu ben doyasiya sana ana diyemedim, ama yavrusunu vatan sevgisiyle yetistirip davul zurnayla askere gönderen analarda benim anam…
Yavrusunun ay yıldızlı bayrağa sarılı naaşının başinda, VATAN SAĞOLSUN diyen şehit analarıda benim anam,
Türk gencini geleceğe en iyi şekilde hazırlamak isteyen, nice öğretmenlerden sadece bir tanesiyim ben, gururluyum çünkü ;ben bu vatan uğruna canını seve seve veren , bir şehidin oğluyum, bu ülkenin kalkınmasını istemeyen..! Hain emelleri olanlara ölüm pahasina mücadele veren, yüzlerce şehitlerin meşlektaşıyım…
Ana Allah şahittirki ; Mırıldandığın şiirin şu kıtası kulaklarima küpe oldu, SAHİPSİZ OLAN MEMLEKETİN BATMASI HAKTIR SEN SAHİP OLURSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR , rahat uyu ana,; Bu ülke öğretmeniyle, öğrencisiyle, polisiyle, askeriyle ve de şanlı milletiyle el ele verip, büyük Türkiye olma yolunda hızla ilerliyor, şehit anam ben ve benim gibiler; Senin gibi şehadet şerbetini içen şehitleri daima anacağız ,
“ve diyeceğizki..! “
BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN ÜSTÜNDEKİ KANDIR TOPRAK EĞER UĞRUNDA ÖLEN VARSA VATANDIR
 İŞTE BÜYÜK HAİN AYRICA KALLEŞ VE KAHPE.! ASILSINLAR BEDEL ÖDEMELİLER KALLEŞ KÖPEKLER. İŞTE EN GÜZEL CEVABI BÜYÜK ÜSTAD VERİYOR.
Vatanı kimlerin sattıgı
beli oluyor!!!! başbakan uyuyormu acaba ???












(vatan demek gelecek
demektir)
Ya
hu… ALSANA ERGENEKON BABASI
AMERİKA
DÜŞMANI ROLLERİNDE
AMERİKAN
KUKLASI DOĞU PERİNÇEK
AMERİKAN
UŞAKLIĞI YAPAN ÖCALANIN
YANINDA
ESAS DURUŞTA
Ô Ô Ô İNSANIN
KUSASI GELİYOR
ŞEREFSİZLER
YEDİKLERİ
KABI
PİSLEYEN
PİSLİKLER
KANEMİCİLER
İÇİNDE
YAŞADIKLARI
TOPLUMUN
GERÇEKLERİNE
KATLANAMAYAN
HALKINI
AMERİKALILARA
SATAN
UŞAKLARA
2
ÖRNEK
BİZ TÜRKİYE
VATANSEVERLERİ
SİZLERİ
TANIYORUZ
>BİR
İNGİLİZ CASUSUN
ANILARI>
KİTABINDAN
Çok
önemli....
Son günlerde ilginç açıklamaları
ve
tuhaf tavırlarıyla gündeme gelen,
konuşurken de masum insanları karalamaktan hiç
çekinmeyen
Yalçın Küçük'ün
terör örgütü PKK'yla yakın ilişki içinde olduğu ortaya
çıktı. Konuşmalarında
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin komutanlarına
sözde saygısının
ifadesi olarak sık sık
'Hazretleri' şeklinde hitap eden
Yalçın Küçük'ün terörist başıyla da
oldukça samimi
olduğu anlaşıldı. İşte Samanyolu Haber'in özel araştırmasıyla
fotoğrafları,
kitapları ve tuhaf hareketleriyle Yalçın Küçük
gerçeği… RESİMLERDEKİ
ŞEREFSİZLER
apo yla diğer şerefsiz yalçın küçük ne kadar samimi görün. Şimdi bu
adam çıkmış hergün
skytürk,kanald,show,
ve star gibi televizyon kanallarında
vatanseverlik yapıyor.
Şimdi ise vatanını sevenlere karşı
ağza alınmayacak lafları ATATÜRK'ün ardına saklanarak
sarfeden
bu hainlerinin gerçek yüzünü herkesin görmesi için

















YAZIKLAR
OLSUN
SUSUP
SEYREDENE....
SOYKIRIM NEDİR?
Yer değiştirme uygulaması Ermeni çevreleri ve hasım devletlerce “Ermeni
katliamı ve soykırımı” olarak adlandırılmış ve Osmanlılara karşı büyük bir
propaganda kampanyası başlatılmıştır. Oysa soykırım; “ırk, milliyet, etnik ve
din farklılıkları nedeniyle insan gruplarının yok edilmesi”dir. Bu suç, direkt
olarak bir hükümet tarafından veya onun rıza göstermesi ile işlenebilir.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, dünyada soykırım suçunu önlemek ve
cezalandırmak için 1948′de “Soykırım Sözleşmesi”ni kabul etmiş ve Türkiye de bu
sözleşmeye 1950 yılında taraf olmuştur. Soykırım dendiği zaman Nazilerin,
Yahudilere ve diğer etnik gruplara karşı giriştikleri kitlesel kıyım akla gelir.
1939-1945 yılları arasında 5-6 milyon Yahudi, 3 milyondan fazla Sovyet savaş
tutsağı, birer milyondan fazla Polonya ve Yugoslavya sivil halkı, 200.000
civarında Çingene ve 70.000 özürlü insanın canına kıyılmıştır. İşte soykırım
budur. Bunlara ilave olarak, Birleşmiş Milletler’in önleyici yönde sözleşmesi
olmasına rağmen, modern çağda da sayısız soykırım olayı görülmüştür. Örneğin,
bizzat olayın kahramanı 2 emekli Fransız generalin Le Monde’da yayınlanan
itiraflarına göre; Fransızlar 1954-1962 yılları arasında Cezayir’de en az 1
milyon Cezayirliyi katletmiş, 1965-1966 yıllarında Endonezya ordusu bir milyon
komünisti ve ailelerini öldürmüş, 1975-1979 yılları arasında Kamboçya’da Kızıl
Kmerler 1.7 milyon Kamboçyalı’yı katletmiş, 1994′de Ruanda’da 500.000 Tutsi,
Hutular tarafından öldürülmüş ve nihayet 1991′den sonra Bosna-Hersek ile
Kosova’da binlerce Müslüman Sırp vahşetine maruz kalmıştır. Soykırım suçu, gerçek anlamda bu olaylarda
işlenmiştir. Ermeni iddialarının ve yalanlarının aksine, 1915 yılında Doğu
Anadolu bölgesindeki Ermenilerin daha güvenli topraklara göç ettirilmesi
uygulaması, Ermenilerin ve cephelerin güvenliğini sağlamaya yönelik bir
harekettir ve soykırımla hiç bir ilgisi yoktur. Ermenilerin Doğu Anadolu’da
savaş ve göç sırasında kayıplar verdikleri doğrudur. Ancak bu kayıplar, Doğu
Anadolu’da yaşanan savaş ve isyanlar nedeniyle asayişin sağlıklı olarak
sağlanamaması, araç, yakıt, gıda, ilaç yetersizliği, ağır iklim koşulları ile
tifüs gibi salgın hastalıklar nedeniyle meydana gelmiştir. Hiçbir şekilde
kasıtlı ve planlı bir katliam söz konusu değildir. Aslında Ermeniler,
geçmişte hakimiyeti altında yaşadıkları devletlere ihanetlerinden dolayı bir çok
kez buna benzer göç hareketlerine tabi tutulmuşlardır. Sasaniler 379′larda
70.000 Ermeni’yi İran’a, Bizanslılar 1025′lerde Doğu Anadolu’daki 40.000
Ermeni’yi Sivas ve Kayseri’ye, Memluklar 1250′lerde 10.000 kadar Ermeni’yi
Mısır’a, 1743′de İranlılar 24.000 Ermeni’yi İran içlerine ve 1777′de Kırım’ı
işgal eden Ruslar bölgedeki binlerce Ermeni’yi steplere sürmüştür. Tarih
boyunca sayısız göç ve sürgün olayına maruz kalan Ermeniler, bunların hiç birini
gündeme getirmeden, sadece 1915′te Osmanlı devleti tarafından son derece haklı
gerekçelerle yer değiştirmeye tabi tutulmalarını sözde soykırım adı ile sorun
haline getirmeye çalışmaktadırlar. Bu tavır, maksatlı ve Türkiye’nin bütünlüğünü
bozmaya yönelik politikaların bir ürünüdür. Bazı ülkelerin, Afrika ve
Balkanlarda yaşanmakta olan gerçek anlamdaki soykırım hareketlerine seyirci
kalarak, sözde Ermeni soykırımı iddialarına ve yalanlarına destek vermeleri de
bunun en açık
göstergesidir.
Türkiye açısından Ermeni sorununun önemli bir boyutu da,
Ermenilerin Türklere karşı silahlı terör metodolojisini kullanmaya
başlamalarıdır. Türk devlet adamlarına yönelik bu saldırgan strateji, ilk defa
1905′de II. Abdülhamit’e yapılan bombalı saldırı ile başlamıştır. Anadolu
dışında kurulan Hınçak, Tasnak, Ramgavar, Hınçak İhtilal Komitesi, Silahlılar
Cemiyeti, Ermenistan’a Doğru Cemiyeti, Genç Ermenistan Cemiyeti, İttihat ve
Halas Cemiyeti ve Karahaç Cemiyeti gibi halkı silahlı ayaklanmaya sevk eden
örgütlenmeler meydana getirilmiştir. Bütün bunların sonucunda binlerce Türk ve
Ermeni’nin hayatına mal olan isyan hareketleri ülkenin dört bir yanına
yayılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından 1965 yılına kadar sakin
bir dönem geçirildikten sonra, Ermeni lobisinin desteğiyle terör hareketleri
birdenbire tekrar ortaya çıkarılmış, Türk diplomatları öldürülmeye başlanmıştır.
1972 yılı sonuna kadar çeşitli ülkelerde 20′ye yakın anıt dikilmiş, basın ve
yayın yolu ile karalama faaliyetleri programlı olarak uygulamaya
konmuştur. Bu yeni dönemde terörü özendiren, geliştiren, hazırlayan, daha
geniş alanlara yayılmasını, ve hedeflerinin çeşitlenmesini sağlayan; terör tim
ve grupları oluşturan, yeni örgütlenme çabalarına destek, temas ve ilişkiler
ortamı hazırlayanlar, Taşnak ve Hınçak terör örgütleridir. Bunların yanında
isminden en çok söz ettiren ve Ermeni terörü ile eş anlamda kullanılan
“Ermenistan’ın Kurtuluşu İçin Ermeni Gizli Ordusu” örgüt adının kısaltılmış
şekli olan ASALA’dır. Geleneksel terör örgütleri içlerinden çıkardıkları
terör tim ve gruplarıyla, ASALA ise terörün en acımasız ve insanlık dışı
uygulamalarıyla yeni dönemin terör yaratıcıları olmuşlardır. ASALA da manevi ve
psikolojik desteği, temas ve ilişkiler ortamını Hınçaklardan almıştır. Ermeni
terörü, yurt dışındaki Türk görevlilerine, temsilciliklerine ve kuruluşlarına
yönelik silahlı saldırılar şeklinde kısa zamanda hızlı bir tırmanış göstererek
yoğunluk kazanmıştır. Bu dönemde, Avrupa ve doğu ülkeleri ile Suriye ve
Lübnan’da üsler edinen Ermeniler, Kıbrıs Rumları ve Yunanistan ile işbirliği
içine girerek eylemlerini gerçekleştirmişlerdir. Ermeni terör örgütleri, dış
dünyanın tepkileri üzerine 1980’li yıllarda taktik değiştirerek, PKK terör
örgütü ile işbirliğine girmişlerdir. 1984 yılında bölücü terör örgütü PKK
sahneye itilmiş ve Asala-Ermeni terörü geri plana çekilmiştir. Ermeniler ile PKK
arasındaki bağlantıyı ortaya koyan bazı somut örnekler şunlardır: · Bölücü
terör örgütü PKK, 21-28 Nisan 1980 tarihini “Kızıl Hafta” olarak ilan etmiş ve
24 Nisan tarihini sözde Ermenilerin katledilme günü olarak anarak, toplantılar
yapmaya başlamıştır. · 8 Nisan 1980 tarihinde Lübnan’ın Sidon kentinde PKK ve
ASALA terör örgütleri ortak basın toplantısı düzenlemişler ve toplantı sonucu
bir deklarasyon yayınlamışlardır. Ancak bu olayın tepki çekmesi üzerine
ilişkilerin illegal alanda gizli olarak sürdürülmesi kararlaştırılmıştır. Bu
uzlaşmadan sonra, 9 Kasım 1980 tarihinde Strazburg Türk Başkonsolosluğu’na, 19
Kasım 1980 tarihinde ise Roma Türk Hava Yolları bürosuna yönelik olarak
düzenlenen saldırılar, PKK ve ASALA terör örgütleri tarafından ortaklaşa
üstlenilmiştir. · Bölücü terörist Abdullah Öcalan, Ermeni Yazarlar Birliği
tarafından “Büyük Ermenistan hayali fikrine olan katkılarından dolayı” onur
üyeliğine seçilmiştir. · Ermeni Halk Hareketi’nin bünyesinde, bir çok Avrupa
ülkesinde olduğu gibi bir Kürdistan Komitesi oluşturulmuştur. · 4 Haziran
1993 tarihinde; Ermeni Hınçak Partisi, ASALA ve PKK terör örgütü mensuplarının
katılımıyla Batı Beyrut’ta bulunan PKK terör örgütü merkezinde bir toplantı
yapılmıştır. Ermeni-PKK ilişkisiyle ilgili bir başka çarpıcı örnek ise, 6- 9
Ocak 1993 tarihlerinde Beyrut’taki iki ayrı kilisede düzenlenen ve Lübnan Ermeni
Ortodoks Başpiskoposu, Ermeni Parti yetkilileri ile 150 gencin katıldığı
toplantılarda kullanılan şu ifadelerdir: · Şimdilik Türkiye’ye karşı sakin
tutum gösterilmelidir. · Ermeni toplumu gittikçe büyümekte ve ekonomik yönden
güçlenmektedir. · Geliştirilen propaganda faaliyetleri sayesinde, bütün
dünyada (sözde) soykırım daha iyi bilinmeye başlanmıştır. · Ermenistan
devleti kurulmuştur, her geçen gün toprakları genişlemektedir ve atalarının
intikamını mutlaka alacaklardır. · Başta ABD olmak üzere, diğer batılı
ülkeler de Karabağ’da sürdürülen savaşta Ermenileri haklı bulmaktadırlar. Bu
fırsatı değerlendirmek gerekir… Karabağ’da savaşan Ermeni gençlerine yenileri
katılacaktır. · Türkiye’de -PKK terör örgütü ile yapılan mücadele
kastedilerek- iç savaş devam edecek, Türk ekonomisi sıfır noktasına gelecek ve
vatandaşlar baş kaldıracaklardır. · Türkiye bölünecek ve bir Kürt devleti
kurulacaktır. · Ermeniler Kürtlerle olan ilişkilerini iyi bir şekilde
yürütmeli ve Kürtlerin mücadelelerini desteklemelidirler. · Bugün Türklerin
elinde olan topraklar, yarın Ermenilerin olacaktır. Özetle; Ermeni terör
örgütlerinin müşterek amacı; her fırsattan yararlanarak Türkiye’yi
istikrarsızlığa sürüklemek ve sözde işgal altındaki Ermeni topraklarını
kurtararak “Bağımsız Büyük Ermenistan”ı kurmaktır. Bugün devlet olma özelliğini
de elde eden Ermenilerin, söz konusu isteklerinin değişik başlıklar altında
devam ettiği görülmektedir.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağılmasından
sonra, 23 Eylül 1991′de bağımsızlığını ilan eden Ermenistan Cumhuriyeti,
Türkiye’ye yönelik “sözde soykırım” iddialarını bir devlet politikası haline
getirmiştir. Ermeniler, zulme ve haksızlığa uğramış bir toplum imajı yaratarak,
başta ABD ve Fransa olmak üzere belli başlı devletleri ve uluslar arası
kuruluşları, Ermeni davası lehine çekmeye çalışmaktadırlar. Soykırım
iddialarının kabulü ve tesciline bağlı olarak, Türkiye’den yüklü bir tazminat
almak ve son aşamada ise Türkiye sınırları içerisinde bulunduğunu iddia
ettikleri sözde Ermeni topraklarının, “Batı Ermenistan”ın iadesini sağlayarak
Büyük Ermenistan’ı kurmak yönünde bir siyaset izlemektedirler. Nitekim
Ermenistan Parlamentosu’nca 23 Ağustos 1990′da kabul edilen bildiride;
“Ermenistan Cumhuriyeti, Osmanlı Türkiyesi ve Batı Ermenistan’da
gerçekleştirilen 1915 soykırımının uluslar arası kabul görmesi çabasını
destekler” maddesine yer verilmiştir. Sözde soykırımın tanınmasını hedefleyen
girişimler, birçok ülkede yoğunlaşmış, bu ülkelerde ardı ardına soykırım
anıtları dikilmiş, hatta bazı ülkelerin okullarında “sözde soykırım” ders olarak
okutulmaya başlanmıştır. Türk-Ermeni ilişkileri Ter-Petrosyan yönetiminde
nispeten ılımlı bir havada geçmiştir. Ancak Nisan 1998′de Taşnaksutyun örgütünün
gizli lideri Koçaryan’ın cumhurbaşkanı olmasıyla birlikte aşırı milliyetçi
hareketler serbest bırakılmış ve Ermenistan, Türkiye ile ilişkilerinde sertlik
yanlısı bir politika izlemeye başlamıştır. Koçaryan, yapmış olduğu resmi bir
açıklamada; “soykırımı hiçbir zaman unutmayacaklarını, dünyaya bu trajediyi
hatırlatmak durumunda olduklarını, soykırımın cezasız kaldığını, uluslar arası
tanıma ve kınamanın layık olduğu şekilde gerçekleşmediğini” ifade etmiş,
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 53. oturumunda da bilinen iddialarını
tekrarlayarak, Ermenistan’ın Türkiye ve Azerbaycan tarafından abluka altına
alındığı savunmuştur. Koçaryan gibilere en güzel cevabı şüphesiz, Türkiye’de
yaşayan Ermeni cemaati vermektedir. 7 Ekim 2000 tarihinde yayınlanan Ceviz
Kabuğu adlı TV programında konuşan Kandilli Ermeni Kilisesi Başkanı Dikran
Kevorkan soykırım iddiaları ve yer değiştirme uygulaması hakkında unları
söylemektedir: “Soykırım ve tehcir (bir yerden alıp başka bir yere götürmek)
farklı anlamlara gelir. Emperyalistlerin oyunları, Ermeni idarecilerin apolitik
düş öncüleri (medya, kiliseler, din adamları) bütün bu olaylara sebep olmuştur.
Patrik ruhani bir liderdir, siyasi konularda patrikten görüş alma gibi bir
yanlış yapılıyor. Emperyalist güçler ASALA ve PKK’nın arkasında olmasaydı onlar
ne yapabilirlerdi? Yer değiştirme meselesinde Almanya’nın İstanbul’a baskısı
vardı. Burada Almanya’nın, yerleşik düzeni sarsmak ve Bağdat demiryolu
mevzusunda ekonomik menfaatlerini sağlama almak amacı vardı(1).” Kevorkan’ın
“asimilasyon” iddiaları hakkındaki görüşleri ise şöyledir: “Bugün dünya
üzerindeki Ermenilerin en rahatlıkla, en güçlü şekilde kendi kimliklerini
muhafaza ettikleri ülke Türkiye’dir. Yurtdışındaki, Diasporadaki Ermeni, ismini
değiştirerek mücadeleye giriyor. Çünkü oralarda, bir kültür ağırlığıyla, o
insanların kültürünü eritmek var. Bugün Türkiye’nin aleyhine konuşulan
Diasporadaki Ermeniler çok iyi biliyorlar ki, Amerika’nın belli kiliselerinde
kurban ayinleri Pazar günleri İngilizce yapılıyor, Ermeniler ana lisanlarını
kaybediyorlar. Bunu söylediğin zaman kötü kişi oluyorsun. Biz onun için
Türkiye’deki Ermeni vatandaşlar olarak üzüntümüzü dile getiriyoruz. Ne için?
Atatürk’ün emanet ettiği Kuvay-i Milliye ruhuna bir haksızlık yapılmaktadır.
Bütün bunlar dışarıdakilerin oyunudur. PKK, ASALA, bu kararname, bütün bunlar
dışarıdakilerin oyunu. Biz Türkiye’deki vatandaşlar olarak bir haksızlık
yapıldığını düşünüyoruz. Ermeniler eğer akıllıysa maşa olarak
kullanılmasınlar(2).” Türkiye Ermeni Patriği II. Mesrob ise, 22 Mayıs 1999′da
İstanbul Hilton Oteli’nde düzenlenen bir resepsiyonda yaptığı konuşmada, sözde
Ermeni iddialarının pek çoğunu çürüten şu mesajları vermiştir: “İstanbul
Ermeni Patrikliği’nin kuruluşu tarihte eşine rastlayamayacağımız bir olaydır.
Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethinden sekiz yıl sonra, 1461′de Batı
Anadolu’daki Ermeni Piskoposluğunu çıkardığı bir fermanla İstanbul Patrikliği’ne
dönüştürmesi Fatih’in ve Osmanlı Sultanlarının gelecek vizyonu ve diğer dinlere
gösterdiği hoşgörünün çok açık bir örneğidir. Tarihte bir dine mensup bir
hükümdarın başka bir dinin üyeleri için ruhani riyaset makamı tesis etmesi, ne
Fatih’ten önce, ne de sonra görüldü. Yeni bir binyıla girerken dünyada yaşanan
gerginlikleri, özellikle yakın çevremizdeki savaş ortamını göz önünde
bulunduracak olursak, 538 yıl önce gerçekleşen bu olayın değerini, dinler ve
kültürler arası hoşgörünün önemini, sanıyorum daha iyi
kavrayabiliriz. İmparatorluk sınırları içindeki Ermeni toplumunun hayatını
onun örf ve adetlerine göre düzenleyen Fatih Sultan Mehmet’i, onun doğrultusunda
ülkeye hizmet eden devlet adamlarını ve 1461′deki ilk İstanbul Ermeni Patriği
Bursalı Hovagim’den başlayarak bu makama sadakatle hizmet eden 83 patriğimizi
sevgiyle ve minnetle anıyoruz. Biz Türkiye Ermenileri, ülkemizde yaşayan en
kalabalık Hıristiyan cemaati olarak 75. yılını coşkuyla kutladığımız Türkiye
Cumhuriyeti’nin aydınlık geleceğine tüm kalbimizle inanıyor ve yarınlara ümitle
bakıyoruz(3).” Taşnaksutyun örgütünün gizli lideri Koçaryan, Ermeni
Devleti’nin başkanı olduktan sonra “4 T Planı”nın uygulanmasına hız verilmiştir.
Nihai hedef, Türkiye Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğüne yöneliktir ve onu
parçalamayı öngörmektedir. Bu strateji, geçmişteki üç-beş Ermeni örgütünün
hedefi olmaktan çıkmış, bugünkü Ermenistan’ın da ülküsü halini almıştır. Eğer
bugünkü Ermenistan’ın en önemli üç belgesine bakarsak bu durumu açıkça
görürüz. Bunlar “Bağımsızlık Bildirgesi”, “Bağımsızlık Kararı” ve 1995
yılında kabul edilen “Ermeni Anayasası”dır. Ermenistan Sovyet sosyalist
Cumhuriyeti Yüksek Sovyeti’nin 23 Ağustos 1990 tarihli “Bağımsızlık
Bildirisi”nin 12. Maddesinde “Ermenistan Cumhuriyeti, 1915 Osmanlı Türkiyesi ve
Batı Ermenistan’da gerçekleştirilen soykırımın uluslar arası alanda kabulünün
sağlanması yönündeki çabaları destekleyecektir” denilmektedir. Ermenistan
Parlamentosu, 23 Eylül 1991 tarihinde aldığı bağımsızlık kararında aynı konuyla
ilgili olarak “Ermenistan Bağımsızlık Bildirisi’ne sadık kalacağını” beyan ve
taahhüt etmiş, 1995 yılında kabul edilen Ermeni Anayasası’nda ise “Ermenistan’ın
bağımsızlık bildirisindeki ulusal hedeflere bağlı kalacağı” bir anayasa hükmü
haline getirilmiştir. Dolayısıyla olmayan bir soykırımın kabul ettirilmesi ve
Batı Ermenistan olarak nitelendirilen Türkiye’nin doğusundan toprak talebi,
gizli bir emel olmaktan çıkmış, belki de bir başka ülke anayasasında
rastlanılmayacak şekilde, resmen dünyaya açıklanmıştır. Anayasadan ayrı olarak
haritalarla bu durumun propagandasını yapmaktadırlar. Ermenistan’ın bu
yayılmacı politikası karşısında, NATO ve AGİT’in anlaşma metinlerine bakmak
gerekecektir. Her iki kuruluş ve bu kuruluşların temel mantığını oluşturan
belgeler, üye devletlerin toprak bütünlüğünü teminat altına
almaktadır. Bilindiği gibi NATO bir askeri pakttır. Ancak, AGİT’e temel
teşkil eden Paris Şartı’na bakacak olursak; “… Birleşmiş Milletler Yasası ile
yüklendiğimiz mükellefiyetler ve Helsinki Nihai Senedi’nin getirdiği taahhütlere
uygun olarak, herhangi bir ülkenin toprak bütünlüğüne ya da siyasi
bağımsızlığına karşı kuvvet kullanmaktan veya kuvvet kullanma tehdidinde
bulunmaktan ya da bu belgelerin ilke ve amaçlarıyla bağdaşmayan bir tarzda
eylemde bulunmaktan sakınacağımız taahhüdünü tekrarlarız. Birleşmiş Milletler
Yasası ile yüklenilen mükellefiyetlere uymamanın, uluslar arası hukukun ihlali
olduğunu hatırlatırız…” hükmünü görürüz. Bu madde de olduğu gibi, her iki
organizasyonun mantığı açık iken, diğer tarafta “Türkiye’den toprak talep eden”
ya da Türkiye toprağını “Batı Ermenistan” olarak yorumlayıp Anayasası’na koyan
bir ülkeye yönelik NATO ve AGİT üyelerinin tavrı tartışılmalıdır. Uluslar arası
işbirliği tarafların karşılıklı hak ve menfaatlerine saygıya dayalıdır. Bir
tarafta her iki uluslar arası kuruluşun üyesi olan Türkiye, diğer tarafta
Türkiye’nin toprakları üzerinde hak iddia eden ve yayılmacı politika güden
Ermenistan…
Tarihte olduğu gibi
günümüzde de Ermeni toplumu üzerinden siyasi ve ekonomik çıkar sağlamaya çalışan
ülkeler bulunmaktadır. Bazı ülkelerde Türkleri ve Türkiye’yi sözde soykırımla
suçlayan anıtlar dikilmekte, bazı ülkelerde sözde soykırımı tanımaya yönelik
kararlar parlamento gündemlerine getirilmekte, hatta kimi ülke parlamentolarında
kabul edilmektedir. Gerçekte tarihçilere bırakılması gereken bu konular,
siyasetçilerin elinde çıkar aracı haline dönüştürülmektedir. Ermeni sorununun
ortaya çıkışından bugüne kadar, katliamı ve katletmeyi meslek edinen Ermeni
terörünün amacı; tarihi gerçekleri tamamen görmezlikten gelerek, sözde Ermeni
soykırımı iddialarını ve Ermenilerin taleplerini dünya kamuoyuna duyurmaktır.
Ulaşmak istediği son ise, “Büyük Ermenistan” rüyasıdır. Ermeniler ve
destekçileri, Büyük Ermenistan rüyasını gerçekleştirmek amacıyla, Ermenilerin
göç ettirilmesini soykırım şeklinde istismar eden “Dört T Planı”nı uygulamaya
koymuşlardır. Bu plan, Ermeni iddialarının dünyaya “tanıtılması”nı, Türkiye
tarafından “tanınması”nı, Türkiye’den “tazminat” alınmasını ve nihayet “Batı
Ermenistan” olarak adlandırılan “toprak” parçasının Türkiye’den koparılmasını
amaçlamaktadır. Ermeni sorunu, Osmanlı devletini parçalayarak çıkarlarına
ulaşmayı amaçlayan ülkelerce ortaya çıkarılmış, bugün ise isimleri değişmekle
birlikte aynı çıkar çevrelerinin Türkiye üzerindeki emellerini gerçekleştirmek
için sıcak tuttukları temelsiz, yapay ve maksatlı bir sorundur. Bu temelsiz
iddia ve iftiralarla çıkar elde edenler, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde
kendi örf-adetlerini ve dinlerini özgürce yaşayan Ermeni asıllı Türk
vatandaşları değil; açlıkla karşı karşıya bulunan Ermenistan topraklarından
fiziken ve ruhen çok uzakta bulunan diaspora Ermenileri ve oy avcılığı yaparak
halkını boş ve tehlikeli emeller uğruna peşinden sürükleyen fırsatçı
politikacılardır. Bu fırsatçıların, tarihi gerçekleri hiçe sayarak tamamen
politik ve ekonomik çıkarlar amacıyla Türkiye’ye yaptıkları haksızlıklara son
verilmelidir. Tarihi gerçekleri ve haklı davamızı dünya kamuoyuna anlatmak,
her Türk vatandaşının, özellikle de devlet idarecilerimiz, bilim adamlarımız ve
basın-yayın organlarımızın vazgeçilmez
görevidir. .................................,



   DAĞDA ÜÇ BEŞ KOYUN SÜRÜSÜ
TUTTURMUŞ BİR KÜRDİSTAN TÜRKÜSÜ
ELİNE ALMIŞ BAYRAK DİYE BİR MASA ÖRTÜSÜ
SATSAN BEŞ PARA ETMEZ NE DİRİSİ NE DE ÖLÜSÜ
SOYU SOYSUZ OLAN SENSİN TOPRAK SENİN NEYİNE
İTE İTLİK YAPIP KAFA TUTMA BEYİNE
ANLASA DEDİĞİMİ SOKAKTAKİ KÖPEK AĞLAR HALİNE
DUYUN ULAN SOYSUZLAR
ADAMIN ADAMI DEGİL DAVAMIZIN ADAMIYIZ......
gönlümün ÜLKÜSÜSEVGİLİ KARDEŞLERİM BU ÖNEMLİ BİLGİLERİ SİZLERLE PAYLAŞMAK İÇİN BUGÜN SPACESİ AÇTIM.FAKAT DÖNDÜGÜM DÜŞÜNÜLMESİN.HEPİNİZ HAKKINIZI HELAL EDİN.HEPİNİZE HAKKIMI HELAL EDİYORUMSEVGİYLE KALIN EN GÜZELE EMANET OLUN.gönlümün ÜLKÜSÜ



En zor günlerinde yanında olmadım mı?
En zor günlerinde seninle ağlamadım mı?
Senin için uykusuz gecelere kucak açmadım mı?
Seni senden çok sevmedim mi?
Söyle, cevap ver.......
Senden hiçbir şeyimi saklamadım
Senle yaşadım, sensiz ölmedim mi?
Sensiz bir saniyelere düşman olmadım mı?
Senin için kalın duvarlarımı yıkmadım mı?
Söyle, cevap ver....
O sevgi bilmez,bir çiçeğin kıymetini bilmez dediler,
Seni acımadan soldurur umursamaz dediler,
Senin iyi gününde yanında, kötü günlerinde yok olur dediler,
Uzak dur dediklerinde kimseyi dinlemeden seni sevmedim mi?
Söyle,cevap ver....
Her şeyine katlanmadım mı?
Seni sen olduğun için sevmedim mi?
Senin için bir değer taşımadım mı?
Neden zor günlerimde yoktun, neden yoksun,
neden,neden,neden?
Söyle, cevap ver....
Sana en büyük bedduam,
Benim her bir gözyaşım, senin taş kalbine hançer olsun...
Benim her pişmanlığım, sana gözyaşı olsun...
Benim yalnızlığım, seni uykusuz gecelere teslim etsin....
Seni sevdiğime pişman ettin,
dilerim ki sana da ettirecek biri karşına çıksın...
HOŞÇAKALIN
SEVGİYLE KALIN gönlümün ÜLKÜSÜ


Birşey bekleme artık benden inancım güvencim kalmadı
Birşey bekleme artık benden dünler yarınlar kalmadı
Birşey bekleme artık benden sen ben ve bizden birşey kalmadı
Birşey bekleme artık benden bende artık kimseyi sevecek yürek kalmadı…
Kırgın düşlerimden uzak kırgın kalbimi avutamıyorum artık sevgili.
Her yeni gelen gün bir başka kırgınlığa gebe.
Ve ben her yeni gelen günle bir parçamı daha kaybediyorum... Canım yanıyor sevgili...
Göğsümün tam orta yerindeki sızıya dayanamıyorum.
Bu sen kokan tadı tuzu sen olan oda her bir sokağı
ve caddesiyle adı sen olan bu şehir dar geliyor bana..
Sığamıyorum hiçbir yere... Tıpkı yüreğine sığamadım gibi...
Senin için herşey olmayı beklerken
hiçbir şeyin olmanın verdiği dayanılmaz acıyı hafifletmiyor
hayata baktığım pencereden yüzüme iliştirmeye çalıştığım çocuksu tebessüm.
Sensiz geçen her yarım günde bana seni seviyorum derken
gitmem için aralık bıraktığın kapıya yaklaştım adım adım.
Kapının önüne geldiğimde ise..
Durdum sevgili..
Öylece.. sessizce... şizofrence... Kal demeni bekledim..
Çaresizlikten yitip giden çocuksu ruhum içinde binlerce dua ederek...
Ellerimi yüzüme sürüşümün ardından amin deyişim kadar kısa bir andı....
Belki de asırlar süren bir bekleyişti...
Kal demeni bekledim orda..
Kal deseydin kalırdım... demedin oysa...
Kaç kez vazgeç dedi bu yürek kaç kez yok olmak istedi...
Oysa ne coşku doluydu yüreklerimiz başlarken yeni bir hayata...
Gecelerimizi de gündüzlerimizi de
adamaya hazırdık birbirimize... Koşulsuz içten ve sımsıcaktı duygularımız..
Her yeni gelen günü alarak yarından
mutluluklar içinde teslim edecektik düne..
Dünden bugüne...
Ne değişti peki sevgili.
Hüzünbaz akşamlardan arta kalan
demlenmiş acılardan sıyrılarak çaresizlik tavındaki
İçi dışı sen olan yüreğime bir çıkar yol bulmak adına...
Sevgi dilendim senden...
Olur olmaz zamanların olmaz bir çağrısıydı bu benden sana...
Mağrur bir beste olamadım belki senin için...
Ama kırık bir nota oldum sonuçta
mızrabın ucunda takılı kalan.
Şimdi gitmek zamanı....
Sen de tüm ürkekliğinle tüm hatalarınla
tüm eksiklerinle tüm haklı gördüğün yanlarınla başbaşasın şimdi...
Çünkü sevgili seni sevmek özgür bırakmaya razı olmaktı..

Yine de... Senden gelen herşeyi... Acıyı.. ve kederi... ve hüznü... ve gözyaşını... Sırf senden diye... sırf sen diye... Aldım kabul ettim sevgili...
Eyvallah...


Gidiyorum ey sevgili...
Bir tesadüfle başlayan rüyanın sonuna geldik,
Gözlerimi gözlerinden çekip gidiyorum
Son bir veda şiiriyle ,sana şarkımızı bırakarak veda ediyorum...
çiçeğin yok artık,çiçeğin soldu artık
bir seni seviyorum cümlesi yetmedi çiçeğine
seni başka çiçeklere emanet ederek
dönmemek üzere gidiyorum ey sevgili...
Artık bu eller sana şiirler yazmayacak
Artık sana aşkımı anlatan şarkılar duymayacaksın
Hepsini bir bavula koyup, anıları da sana bırakıp
Gidiyorum ey sevgili...
Artık ne yaşadığımı merak et, nede öldüğüm günü
Bana yaşattığın her bir gün için
Gözümden akıttığın her bir damla için
KAPINA KIRMIZI BİR GÜL BIRAKIP GİDİYORUM....

sözüme geldinmi ey kalbim
ben sana sevme dedim sen seveceğim dedin.
sözüme geldin mi ey kalbim oda herkez gibi kıymet bilmez dedim
sen o herkezden farklı dedin.
ey kalbim sana bu hayatı zindan eder dedim
sen bana mutluluk denizinde boğar beni dedin.

hani ey kalbim
bana bile sırtını döndüğün o kisiye neden düsmansın ozaman
bir zamanlar ey kalbim düsmanın ben idim
simdi neden taraf değiştirdin
hani o asla seni bırakmazdı
hani sana söz vermisti

ben sana demedim mi ey kalbim
bu dünyada her şey yalan diye
illaki bunları öğrenmek icin bu kadar kırılman mı lazımdı
illaki bunları anlaman icin darbemi yemen gerekiyordu
üzülme demiyorum görüyorumki üzülmeyi bile unutmusun ey kalbim
sana tekrar seversin diyorum ey kalbim
sen bana birdahamı asla diyon
ben sana diyorum ey kalbim affet onu diye
sen bana asla asla diyon
ben sana eski günleri tekrar yasabilirmisin onunla diyorum
sen bana o büyük askımı o zalim kendi eliyle söndürdü diyorsun
bende sana sadece ey kalbim helal olsun,
helal olsun diyorum....


BEN AĞLARKEN SEN GÜLDÜN,
BEN SENİ BEKLERKEN SEN KAÇTIN,
BEN SANA ŞİİRLER YAZARKEN SEN KÖR OLDUN,
ADINI GECELERCE
SAYIKLAYIP SABAH EDERKEN SEN SAĞIR OLDUN,
BENİ SEVDİĞİNİ DUYMAK İSTERKEN SEVMEDİĞİNİ DUYDUM,
BELKİ BİR GÜN SEVER DİYE BEKLERKEN DEDİKLERİNİ ÖĞRENDİM,
EVET BU ATEŞ BENİ YAKTI AMA BİLKİ SUYU DÖKÜP SÖNDÜRENDE
SEN OLDUN...


Aşkım yetmedi sana ...
Baştan evet daha en baştan biliyordum
Bir gün itilip unutulan ne varsa beni onlara katacağını ...
Kavgam,mücadelem seni anlık sevmelerle yaşatmak içindi ...
Hiçbir zaman sonsuza dek benim olmayacağını biliyordum ...
Asla bu beklentiyle sevmedim seni ...
Sevdim evet …
Ve bir gün hiçbir şey söylemeden
Çekip de gideceğini bile bile …
Kalman,beni,
Benim seni sevdiğim kadar
Sevmen gerekmedi hiç ...
Hiçbir şey için bana söz vermen gerekmedi ...
Adı üstündeydi işte..
Karşılıksız mıydı ...
Hayır bence gerçek aşktı ...
Ya sen sana fazla geldin
Ya da bende bir şeyler eksik kaldı ...

Biliyor musun?
Her elimi uzattığımda boşluk artık tuttuğum ...
Her dokunmak isteyişimde hiçbir şey bulduğum ...
Her yemin edişimde bozmak zorunluluğum ...
Savruldum ...
Ettiğim dualar kadar yoktun ...
Her seni anışımda
Gözlerin öyle derin uçurumlara attı ki beni
Düşüp ölmekten değil her
Düştüğümde ölememekten yoruldum ...
Hiç isyan etmedim kadere ...
Hiç kimseyi sorumlu tutmadım ...
Hiç beddua etmedim sana
Ve hiç lanet okumadım aşkına ...
Bu ayrılıkta bile …
Hiçbir vakit düşünmedim ölümü ...
Yaşamalı ve yaşadıkça seni sevmeliydim ...
Çünkü biliyordum ...
Aşkın benimle birlikte gelecekti mezara ...
Belki öteki dünyada kavuşacaktık ...
Burada sevdiysen beni orada da sevecektin ...
Ben böyleyim işte..
Böyle büyük sevdim seni..
Söylesene kim sevdi seni bu kadar körü körüne..
Bu kadar beklentisiz..
Bir varlığı seviyor olmak kolaydı her zaman..
Bense yokluğunu sevdim senin..
Kolay olan varlığını değil,
zor olan yokluğunu sevdim..
Dönmen için değil..
Hiç dönmeyeceğini bilerek…
koskocaman bir sensizliği
içimdeki her bir hücreye itinayla yerleştirerek,
gittiğin yollara mutluluk duaları serperek,
beklemeden,ağlamadan,
dönmen için yalvarmadan,
ölmeden,yaşaya yaşaya
ve acımı sindirerek sevdim..


|
|
|
  HEPİNİZ EN GÜZELE EMANET OLUN HOŞÇAKALIN KARDEŞLERİM HEPİNİZİ ÖZLÜYCEM SONSUZ SEVGİ VE SAYGILARIMLA gönlümün ÜLKÜSÜ
Vazgec benden ne olur vazgec
sen beni anlayamazsin Agir gelir sana bu ask
inan tasiyamazsin Öylesine farkliki askdan
bekledigimiz Apayri zamanlarin insanlariyiz
biz aslinda ben senden daha cok
istiyorum ne care elimde degil korkuyorum
Kendim icin degil, inanki
korkularim ben sadece seni
düsünüyorumVazgec...Vazgec benden
Ask sadece el ele tutusmak
degilAsk sadece gözgöze bakismak
degilGercek askin cefasi öyle
cok´kiinan buna katlanmak hic kolay
degil Yeni acmis gül gibi o körpe
yüregin Dayanmaz acilara solar Herseyim
Sen git kendi yolunda bensiz
mutlu olBen yine seni uzaktan seveyim
sevgiliye.. Gözlerinin gözlerime deydiği o ilk anda
çatırdattın yüreğimin aynasını. Yüreğimin sevmekle görevlendirilmiş en hassas
noktasına dokundun seni gördüğüm gün. Ruhuma
beni seveceksin diye emir veren kıdemli asker gibiydi güzel gözlerin. Kirpiklerinin her bir teli, beni göz hapsine
aldığında nöbet tuttular kaçmamam için. Oysa
yeryüzünün en mutlu esiriydi o an gözlerinin esiri olan gözlerim. İşte o
günden beri sen ve ben yokuz, biz varız, deli dolu sevgimiz, unutulması
güç anılarımız var. Şimdi senin sesinden defalarca dinlediğim
şiirin dizeleri çınlıyor kulaklarımda. Sevgileri
yarınlara bıraktınız? Biz bırakmadık, bitmeyen işler yüzünden yanlış
tanımadık birbirimizi. Doğan her yeni gün bizim için el değmemiş
yepyeni bir tuval oldu. Her defasında farklı bir şekilde birbirine
karıştırdık ruhumuzun renklerini. Bir fırça
darbesi senden, sonraki benden. Bendeki kırmızı sende ki beyazla, ikimizin
pembesiyle hatta bize ait olmayan siyahla harmanlandı çok zaman. Ne
çıktıysa ortaya ikimizin eseriydi. Mutluluk,
hüzün, tutku, özlem, sevgi, aşk tabloları çizdik beraber. Düşünüyorum da ; ne çok şey yaşadık seninle
ve ne çok güzel şeyi sığdırabilmeyi başardık geçen zamana. Şimdi
sana ait ne varsa aşkı çağrıştırıyor bende. Senin
kokun beraberinde aşkı getiriyor uzaklardan. Her sözünde bir aşk hikayesi
saklı haberin yok. Gözlerin! Gözlerin ölümsüz aşk şarkılarına
ilham verecek güzellikte. Bundan olmalı ki; uzun zaman aralıklarında
düşünüyorum seni. Bir şeylerin ertelenmiş halisin sen. Tüm
sıkıntılarıma mola verdiren dakikalarda saklı senin hayalin. Ne zaman
aklıma gelsen aydınlanıyor karanlıklarım. Umutsuzluklarımı, korkularımı, mutsuzluklarımı
göz ardı edip, seni düşünüyorum büyük bir haz duyarak. Henüz
kendime dahi izah edemediğim bir duygu bu. Adını
koymayı başaramadığım, daha önce yaşanmamış türden duyguların başkahramanı
oldun sen. O, zırhlara bürünmüş, kabuğunun çatlamasından
korkan adamı yok etti geçen zaman. Zırhlarını eritti aşkın ateşi, şimdi kırılan
kabuğun altında yatan seni yaşıyorum günbegün. Nasıl
sıcaksın, nasıl sevgi dolu, ne kadar şefkatli ve ne çok sevilmeye
değer. İşte bu yüzden beni sana getiren adımlar
birbirleriyle yarışıyor çoğu zaman. Sırt
çantama ikimize de yetecek kadar umut, mutluluk ve tebessümü sığdırarak
geliyorum yanına. Ve sen yalnızlığımın üstünü örten sıcacık bir
sevgi oluveriyorsun içimde. Bana dost oluyorsun, bana yoldaş, bana sırdaş
oluyorsun, bana yar, bana yar oluyorsun daha ilk günden
beri. Şimdi sen yanı başımda şarkılar söylüyorsun,
gitarının telleri ağlıyor, ve ben yazıyorum. Sana ve
seni yazıyorum bu gece, dinle sevgilim dinle? Bastırılmış duyguların, eğitilmemiş ruhların,
sindirilmiş yüreklerin harcı değildir aşk. Sınırları
önceden belirlenmiş sevdalara örnek olalım diye zorladım sınırları. Tel
örgüleri aştı, mayınlarla çarpıştı yüreğim seni sınırsız sevebilmek için.
Sende kendimi buldum ben. Bendeki seni sevdim
delice. Şimdi ikiniz beraber büyüyorsunuz, bir sen birde
sevda. Bak; her şeyden geçtim, cevabını bilmediğim
sorulara yanıt aramıyorum artık. Nereye varacağımızı bilmesem de huzurla aynı
yolda yürüyorum seninle. Dünü boş verdim, yarınlar önemini çoktan yitirdi
yanında olduğum bu günü yaşarken. Belki
sonu olmayanım belki de sonsuza kadarımsın kim bilir? ?
Seni Seviyorum?
 
Senden sana yol
varmı?
Yokluğun kor bana... Sensiz, bin ateş parçasına bölünür
kalbim. Tenimde cehennem cehenneme düşer, bir daha yanar. Avucumda denizler
kurur; çöller başlar.
Gözüme geceler üşüşür; sabahlar ürküp uzaklara
kaçar. Sözlerimi hece hece alev sarar; dudağımda yangınlar başlar.
Korkarım, bir kez “su” dersem sular alev alır.
Susuşun zor bana.
Sensiz, yokuşlar uzar, yollar uçurumlara uğrar. Yaraların kabuğu açılır;
ırmakların yatağı daralır. Sele kapılır dağlar; köprüler geçilmez
olur. Dünyanın bütün taşları kirpiklerime biner; güneşlerin hepsi çöle
iner. Elimde kalır ağıtların hepsi; kimse duymaz, kimse ağlamaz, kimse
anlamaz. Bir kuyuya iner gibi; tozlanır şiirler, güfteler silinir, şarkılar
boğulur. Harfler harflere bitişmez olur. Sahipsiz kalır keman; telleri kopar
bağlamaların... Ahenk bozulur; nefessiz kalır neyler. Bir “Ah!” etsem,
“Ah!”ların hepsi ağlar.
Varlığın koca bir dağ bana. Şirin bu kadar uzak
değildi Ferhat’e. Sadece dağlar ayırdı onları. Dağdan sonrası Şirin’di. Dağın
berisi Ferhat’ti. Sen ise dağın kendisisin. Kazıp da yakın edeceğim bir
yer yok ki Şirin’e Ferhat olayım. Aşıp da kavuşacağım bir yâr yok ki sana
geleyim. Sanki bir yanım dağ, bir Ferhat’tir benim. Kimi kimden uzak
bileyim? Su içecek dudaklar kurudu, kime sular getireyim? Sular
serinliğini yitirdi; kime sâki olayım?
Yokluğunu sor bana. Mecnun’un
gözünde Leylâ değilsin ki, sana gelmek için çölleri göze alayım. Çölleri
hepten yaktım; kumlar dağıldı, tozlar uçuştu. Aşk kalplere küstü, kuyulara
düştü. Koynuma gömdüm ayrılığını ve her bahar yokluğunu meyve
verdim. Mecnun beni deli sandı. Leylâ gözlerime aldandı; gözlerini gözlerimde
aradı. Araya dağları koydum; kimse aldırmadı. Nice deniz kıyısında nice
sevgili bekledim; hiçbirinden selam gelmedi. Şişelere bırakılmış mektuplar
gördüm; okuyan olmadı. Ah, sevdiğim, sen yoksun buralarda, tadın da tadı
kaçtı, lezzetler hüzne bulandı. Şöyle incecikten bir kez “aşk” desem,
şiirler utanır, şarkılar kör olur, türküler köyden kaçar. Yokluğunu bir
sorsan bana, cevapların cümlesi kılıç kuşanır, suların hepsi köpürür, kuru
dallar bin defa kırılır, kuşlar bin kez daha dağılır.
Hasretin nâr bana.
Kuraklığın dudağı çatlar adını söyleyince. Pervane ateşi bırakıp yüzüme
koşar; yanmaya gelir. Buzullar dudağıma koşar, erimeye özenir. Mumların
alevi parlar seni anınca. Gölgeler senin adının altında serinler, dinlenir.
Nicedir kirpiklerimde taşıdığım taşlar yoluma düşer; hüznüme yaslanır,
ağlar, ağlar, ağlar. Bütün yangınların bütün külleri bana savrulur; anka
kuşlarının hepsi gözlerimin içine bakar, bir kez daha uçmak için
yalvarır. Yangını da yaktığımdan, küllerin hepsi yine, yeni ve yeniden
küllenir. Adını ağzıma alsam, her yere her zaman yağmur yağar, denizler
denizlere koşar, bütün dağlardan bütün dağlara kuşlar
kanatlanır.
Sızın yâr bana. Seni yitirdiğimden beri, elimden ayrılıklar
tutuyor; el ele dolaşıyoruz terk edilmiş sahilleri. Acıların canı
yanıyor adını anınca, susayım diye yalvarıyorlar. Yaralar senin susuşunla
yaralanıyor; bir söz umuyorlar dudağından merhem olur diye. Bir bilsen, ne
kadar zamandır kapımda bekleşiyor unutuşlar, “bir yol bizi de hatırlasın”
diyorlar. Geceleri sokak lambalarının loşluğuna sığınıp birbirlerine
sarılıyorlar ama yine de çok üşüyorlar. Bir sabah gelip yüzlerini tek tek
öpüp okşarsın diye umuyorlar. Bir de, evden kaçmış mutluluklar var; hâlâ
sığınacak bir köprü altı arıyorlar ama gözleri aydınlık pencerelerin önünde,
belki sen ekmek verirsin diye bekliyorlar. Umutlar var hemen aşağı
mahallede, gecekondu yapmışlar kendilerine, köylerini bırakmışlar,
kalplerden sürülmüşler. Gelirsin diye yolunu gözlüyorlar. Yolları sorma,
onlar hepsinden perişan, sevgilinin köyüne dolanmak için can atıyorlar,
kıvranıyorlar ama nafile... Sen olmayınca, yollar da yolda kalıyor, ayakları
taşa dolanıyor.
Neredesin ey sevdiceğim? Sensiz ayrılık bile ayrıldı
sevdiğinden. Sensiz hüzün de mahzun oldu. Sensiz şiirler yarım kaldı,
dudağa değmedi; sadece bir fısıltını bekliyorlar. Heceler senin elinden tutup
şarkılara sokulmak istiyorlar. Haberin var mı sevdiceğim, burada kuşlar
yuvaya uçmuyor; gurbet bile gurbete düşüyor. Duydun mu, burada bahar
geldiğine pişman oluyor; güzün yaprakları kuruyor.
Belki okursun diye
buraya yazıyorum, harfler seni hecelemek için sabırsızlanıyor. A olmayınca Ş
dudağa yapışıyor, sessiz kalıyor. K olmayınca, A ve Ş boşluğa düşüyor,
anlamsız kalıyor. “A”, “Ş” ve “K” senin adının kucağında büyüyor, senin
anlamının sıcağında doyuyor.
İnan bana, sensiz ayrılık bile ayrılık
olmuyor, kavuşmak bile tat vermiyor. Sensiz ne seven sevebiliyor, ne sevilen
sevildiğini biliyor. Sensiz sözler boşluğa düşüyor, sensiz kalem kâğıda
dokunmuyor, sensiz dudak dudağa değmiyor. Sensiz ne sevda seviniyor ne
veda üzülüyor. Sensiz hüzün bile yüze gelemiyor, acılar utanıp kuytulara
saklanıyor.
Yokluğun kor bana ey
aşk.
Sende yak beni, ateşe at
sözlerimi.
Suskunluğun zor bana ey
aşk.
Ben sustum, sen söyle iyiliğimi.
"Hasret, ümidin azaldığı yerdedir.
Dağlar iner düzlüğe, bir hayalin ardından.
Kimi zaman şiirde, bir şarkı nakaratında,
bazan en gaflet anında sitemin, firakının yaktığı
dayanılmaz demlerde,
kelimeler istemem yâr. Susarsan da gel. Gelmen için
birçok şey bahanedir. Sözgelimi gamzen:
Senin gamzen, güldükçe gönlüne
salınan bir kovadır, âb-ı hayat suyuna daldırılan.
Zerk ettiğin gün gülüşünün en vefakârını dermandan düşen
damarlarıma,
hayata yeni baştan başlayacağım. Son adımımı atmadan
gel.
Yaşlanmadan, ak düşmeden saçıma.
Çokluklar çoktan
bitti, azlarla gel.
Yağmurun çisilinde, rüzgarın melteminde. Ay
tutulmasıyla.
Dalıp gittiğin okyanuslardan çıkıp,
bir albatrosun beyaz
kanatlarına tutunarak gel.
Sebepler bul gelişine.
“Özledim” de, “uğradım” de, “aslında gelmiyordum, yolum
düştü” de de gel.
Ya da sebepsiz gel, hikmetsiz.
Neden geldiğini değil,
nasıl geldiğini söyle sadece.
Yoruldun mu, acıktın mı, üşüdün mü…
Sormam başka kelime. İnceden inceye nakşedince her
sabah gözlerime,
umudun çiçek açan kutlu vuslat gününü, görmez oldum sen
gayrısını.
Ateşten çaputlara dilekler eklemekse gelişin, yakarak
gel dilek ağaçlarını.
Ben, sanma ki bıktım bu intizardan. Sabırla
beklerim.
Ama sen yine de nasıl geleceksen gel
işte.
Düşünceler çokdan bitti, dost. Düşünmeden
gel"
 Ne kadar yaşasam sen, ne kadar ölsem sen!
Bir gün seni düşünerek son
nefesimi verdiğimde,
bunu bir üstünde dolaşan bulutlar bir de ayağını bastığın toprak bilecek. Bir tek
onlar anlayacak halimden, bir tek onlar bilecek kadri kıymetimi, bir
tek onlar dostluk edecek bana uzun
uykularımda...
Hiç iyileşemeyecek kalp
yaralarımla sarıldığım bembeyaz kefenim,
benim acılarım için sargı
bezi olurken,
ağrılarıma merhem olacak
toprağın ve nefessiz kalan bedenime can verecek gökyüzün hep birden şahitlik yapacaklar seni
ne kadar çok sevdiğime. Gökyüzü kuşları dolaştıracak,
toprak çiçekler bitirecek üzerimizde.
Kuşların ve çiçeklerin
şarkılarıyla hasretim dile gelecek nice
ömürler boyunca.
Eğer bir gün gzinirken güzel
yüzünle sokaklarda, gelir de tatlı bir rüzgar, dünyanı en tatlı güzel gözlerine, dünyanın en tatlı
yanaklarına bir öpücük kondurursa bil ki bendendir.
Sana hasret gitmiş dudaklarımın hüzünlü özlem
şarkılarına dayanamamış bulutların
ve toprağın ricasına gelmiş bir
rüzgardan en riyasız, en içten, en yanlız
ve en ölümlü öpücüğüdür o.
Dünyanın tüm aşıklarından neşet
etmiş ne kadar öpücük varsa, işte o zaman derin bir ah ederler halime. Tüm aşıklar mezarlarından
bir titreme sarsılır, t üm kavuşmuş sevenler mutluluklarına pişman olup, en içten dualarla
yakarırlar rablerine.
Tüm mutluluklarını bağışlamak isterler;
senin o
güzel dudaklarının bir
öpüşüne.
Ne çare ki, bedbaht ömrümün son
sayfası da karalanmış, acıların alfabesiyle doldurulmuş ömür defterim mahşere kadar açılmamak
üzere kapanmıştır. Lakin kapanmadan giden, sana bakmaya doyamadan giden gözlerim, mezarda
da olsa hep seni gözler...
İmkansızlığını bile bile bir
meleğin elinden tutup gelip, son bir sözünü söylemeni beklemem ne
kadar beyhude olsa da, bilsen ne büyük
bir hasrettir ki, ölümlü bedenimi son uykusuna bir türlü bırakmaz. Nice geceler gördüm, nice
sabahlar; lakin toprağın karanlık bağrında gecemi gündüzümü ayırt edemeden seni beklerken bir
bakarsın, sen ellerinde boynu bükük iki çiçekle gelirsin. Adım sanım unutulsun diye ismimi bile
yazdırmadığım mezar taşımı öpüp toprağımı okşar, bulutumu gözlersin.
İki damla gözyaşı döküp beni ne kadar
çok sevdiğini söylersin. Uzun uzun anlatırsın bana; mahçup ve kaçamak bakan gözlerimizle
bakarak güç bela can verebildiğimiz üç beş kelimeyi konuşurken ne
kadar mutlu olduğunu. Söylediğin her
sözün sonunda bağıra bağıra seni seviyorum demek istediğini söylersin. Gelip nefessiz kalana kadar öpmek
istediğini. Ve ben de seslenirim sana aşağıdan: Tıpkı benim gibi...
Ah sevgilim. Gelip geçen ömre
kurban edilmiş nice büyük bir sevgiydi bizimkisi. Zorlu dağların zirvelerinde binlerce
kilometrelik beyazlığın ortasında açıveren kardelen gibiydi. Ya da
milyonlarca kilometrekarelik bir çölün
ortasındaki minik bir vaha. Ne karları eritebilirdik, ne de çölü
yeşile çevirebilirdik. Olsun. Her şey için meteşekkirim
sana, yaratıcının içime gizlediği şifreyi bulduran sevgine, hiç öpemediğim yüzünü, hiç
tutamadığım ellerine. Seninle iki yabancı gibi geçen günlerin
güzelliğine.
Bil ki, şimdi üzerimde uçan
bulutlar, altımda uzanmış toprak ve alfabemden sana sunduğum harfler yokluğunu aratmıyor bana. Çünkü
neyim varsa, sensin. Neye baksam sensin, neye dokunsam sen.
Ne kadar yaşasam sen, ne kadar
ölsem sen. Sen kalbim. Sen yaşamım. Sen ölümüm. Sen dünya. Sen ben.
ADINIZ BATSIN
.!!!
"Şimdi
söyleyeceklerimi yuttum ,
Yüreğim
konuşsun harf harf…"
Ey
dudaklarına sirayet etmiş son(ları)baharı silemediğim,
Sen beni yüreğimin cümlelerini sıvamış dudaklarımı “ suskunluğa” teyemmüm etmekle
suçlamaktasın ?
Yoksa
gözlerindeki hayat rengini yüreğimdeki ölümle süslenmekle mi itham etmektesin
?
Belki
de beni çoktan gitti bilmektesin belki de başka yüreğin terini silmekte
görmektesin.
Beni
nerde kimin huzurunda el pençe divan durmuş düşünsen de ben aynı
yerdeyim.
Suskunum ya,
içindekileri okur gibiyim..
“ Bir
gün bitecekti…Bitti..Aç gelmiştin, sevgime doydun ve gittin…”
Gitmedim..Bitmedim..Ölmedim
ey sevgili…
Ey
avuçlarıma düşen tek dua,
Ne
çabuk unuttun gözlerinden izlediğim denizi ?
Ne
çabuk bitirdin sana olan sevgimin büyüklüğünü..
Ben
sana dua genişliğindeki sevdiğim demişim…
Bırakır
mıyım seni, ölmedim daha..Öl(e)medim. Daha da ölmeyeceğim..
Gözlerine
bulutların özgürlüğünü bırakmadan koşmak yok babama..Daha da
bitmeyeceğim..
Ellerine
Cennet çiceklerinin kokusunu hediye eylemeden varmak yok ..….
Ey
gökyüzünü gözlerinden kanatlandığım,
Daha
kaç nehir kuruyacak yüreğimin sensizliğinde..
Her
sustuğumda daha kaç kez kıyameti yaşayacaksın yüreğinin debisinde..
Şimdi
kelimelerin ucunda üşümekteyim..
Dokun
bana / gözlerinde ölsün ölüm…Sar beni / yüreğinde büyüsün gülüm…
Seni
tanıdığımdan beri hiçbir zaman yolumu / yüzümü senden başka bir adrese
çevirmedim.
Adından
başka hiçbir cümleye yataklık etmedim ben.
Evet
kabul ediyorum suskunluğa meyil etmiş yollarım oldu ama asla senden
vazgeçmedim.
Bir
miktar umut, bir dirhem mutluluktu istediğim..
Ve mavi
bilyelerimi gözlerinden Cennete yuvarlamak , bezden bir bebeği senin kollarında
görme arzusu…
Sonra
ıslak saçlarını ellerimi bir tarak misali kabul edip delice taramak…
Sonra
gözlerinden savrulmuş en sıcak gözyaşlarını gırtlağında
yakalayabilmek..
Seni “
sona “ hazırlamak değil, yeni bir umuda koşturmak…
Cebinde
sakladığın kaybedilişleri reddetmek seni bende yaşatarak..
Siyah’a
olan sevişlerini sana unutturup sana adın genişliğine denk gelen yedi rengi
ispat etmek gözlerimde…
Hatırlıyorum
da “ sana inat gitmeyeceğim “ dediğin günleri…
Ben de
suskunluğumun yamalı haliyle haykırıyorum ki “ seni çok seviyorum “…
Nerde
bilirsen bil beni..Kimin yanında, kimin yamasına yüreğimi yama yaptığımı
düşünsen de ...
Ben bir
sana verdiğim bir dua’nın kavgasındayım….
Bilsen
de bilmesen de….
-------------
Kapattım tüm
kilitleri üzerime…
Tek sen
varsın tutunduğum..
Tek sen
mevcutsun bu yürekte…
İster
beni suskunluğun safında son görevimi yapmakta bil..
İster
dua’ya durmuş yüreğimi,
ölüme
kavuşmaya gittiğimi düşün…
Bilsen
de bilmesen de…
Ben
seninim dudaklarımdaki en büyük duam….
Acıyı görmek mi istiyorsun? Gözlerime bak!
Dudaklarımda söyleyemediğim sana ait duyguları,
Bana her fırsatta bıraktığın yokluğunun acısını fark edeceksin.
O zaman anlayacaksın acının sende ne kadar masum durduğunu.
Ayrı yetişmiş güllerin birbirine hasreti gibi,
Umutla kurudum sensiz. Ve sen hiç gözlerime bakıp
beni sevdiğini söyleyemedin. Oysa sırf bu kelime için kurduğum
hayallerdi beni hayatta tutan Bir boşluktan içeri girdim her gece,
Senli düşlerden sensiz karanlıklara süzülür gibi.
Ellerin nasıldı? Küçük müydüler? ve parmakların ince uzun mu?
Parmaklarını parmaklarımın arasında hissedip,
Seninle sahil boyu denizi hiç fark etmeden bir birimize bakıp
yürüyemedik. Gözlerinin yeşilinde geleceğe dair hayaller
kuramadan, sadece umut ettim gözlerini görebilmeyi.
Ve o gözlerinde ki ışıltıyla karanlık gecelerime yol göstermeni
istedim. Acıyı görmek mi istiyorsun.
Gözlerime bak! Ve yaşanmamış boşa geçen anların hüzünlü
şiir'ini oku, Kirpiklerinden sıyrılıp yanaklarına düşen
dizelerimde.
 Bensiz yattığın o yataklarda benli hayaller kurma artık.
Sabahlara merhaba derken beni seven bir şair var deyip gurur duy
sadece. Ve hiç bilme o şairin senin için her gün
defalarca öldüğünü. Ve bil ki insan sevdiğiyle beraber olacak
mahşerde. Tek avuntum bu şimdilik.
 Dünyada olamadığım anları mahşere bıraktım ben,
Ben seni bu dünyalık mı sevdim sandın?
Ölüm'müş,terk edilişmiş umurumda değil,gelme istersen.
Nasılsa bir gün hayat biletimi kestiğinde,
Kavuşma vakti olacak benim için ölüm.
Dudaklarımda ki acı tat? Yoksa acı bir tebessüm mü
olacak sana ulaşmayı beklemek? Ne yazık hiç
bilemeyeceğim.  Acıyı görmek mi istiyorsun? Gözlerime bak!
Sen uzakta çok uzakta Bensiz bir yaşamın anlamsız
günlerini yaşamaktasın, Benim
gibi.
 Seni seviyorum, Gerçeğin ta kendisi bu iki kelime,
Sırf dudaklardan çıkması istenen değil de
İçimde taaa içimde senin için atan bir kalbin feryadı,
Haykırışı bu sevdiğim. Sana ulaşamasam da,
Biliyorum ki zavallı kalbim Sana ait her şeyi saklıyor en
gizli yerlerinde Kanlı ve uykusuz gözyaşlarımın
Her gece aynalardan süzülmesi gibi acı veriyor uzaklarda
oluşun.

Biliyorum beni sevdiğini Acıyı tattığını da benden
uzaklarda Ama hiç bana sana ait bir şeyi vermedin?
Acı tek taraflı olsaydı, Ne yürek dayanırdı ne yaşamın
bir anlamı olurdu. Ama yokluk kötü sevdiğim.Bir beden olmak
isteyen yüreklerde ayrı ayrı yaşamak kötü.
Sana her fırsatta koşmak isterken beni durdurmaların,
Yüzüne hasret kaldığım günlerde Beni ısrarla kırışlarını hiç
anlamış değilim. Eminim yine okuyunca bu şiirimi büzeceksin
dudaklarını Ve eminim ağlayacaksın.
Ağlamak seni ben yapar sevdiğim Ve beni sen yapanda içimde
senin için yanan bir kalple yaşamak. Her gün Üsküdar’da oturup
kendimi dinlerim Oysa konuşan sendin hep benimle,
Ne martıların vapurlara takılışı,
Ne işportacıların bağırışıydı fark ettiğim.
Ben denizi seyrederken gözlerinde boğulmayı sevdim.
Yosun tuttu gözyaşlarım sensizliğin dalgalarında.
Gözlerim ve ben her Üsküdar’a inişimizde
Bir gün seninle bir bankta oturup
Sadece ve sadece hiç konuşmadan
gözlerine bakmak istedik.
|
Alıntı
Cumhuriyet bayramınız kutlu olsun
TÜRK MİLLETİNİN 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI KUTLU OLSUN.
Cumhuriyetimiz, vatanın bağımsızlığı ve milletin hürriyeti uğruna ölümü göze almış kahramanların Türk milletini ayağa kaldırma stratejisinin zafer tacı olmuş, niteliksiz, basiretsiz ve teslimiyetçi yöneticilerin elinde yok olma tehlikesi ile yüz yüze olan milletimiz yaşanmış bir kahramanlık ve kurtuluş destanı ile kendi geleceğini Cumhuriyetle belirlemiştir.
Türksüz bir dünya hedefleyen küresel güçlerin emelleri Atatürk'ün gösterdiği yönetim, üstün muhakeme gücü ve stratejik hamleleri ile son bulmuş ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu ile noktalanmıştır.
Atatürk'ün “benim en büyük eserim” dediği Cumhuriyetimiz, onun dehası, komutanlık nitelikleri, geniş vizyonu ve yüksek milliyetçilik duygularının milletimizle kaynaşmasının sonucudur.
Türk Milleti olarak zor ve çetin günlerden geçmekteyiz.Umarız bu sıkıntılar ve çekilen zorluklar Türk’ün şahlanışına ve birliğine vesile olur.
Bu düşüncelerle, mukaddes vatanımızın birliği ve bütünlüğü uğruna verilen kurtuluş mücadelesinin taçlanarak Cumhuriyetimizin kurulduğu bu çok anlamlı günün yıldönümünde, büyük Türk Milletinin bayramını kutluyor; büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını ve şehitlerimizi şükranla, minnetle ve rahmetle anıyoruz.
ALLAH TÜRKÜ KORUSUN VE YÜCELTSİN.
|
Cumhuriyet bayramınız kutlu olsun
Düzovali_Tuncay
|
|
|
ÇALIŞMALARINDAN DOLAYI TUNCAY ABİME TŞKRLERİMİ SUNARIM
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE |
TŞKRLER ACININ GAMZESİ YOK BU BLOK GİRDİSİ İÇİN ÇOK ZAHMET ETMİŞSİN
BENDE SENİ KIRMAYIP YAYINLIYCAM



Koskoca başbakan söyleyiverdi Mehmetçiği vuran düşman değilmiş Dağdaki itlerin ne imiş derdi Kancık pusu kuran düşman değilmiş
Üstüne gitmeyip kanlı illetin Hukuk düzeniymiş adı zilletin Yirmi dört senedir yüce milletin Yüreğini buran düşman değilmiş
Sizde değil bizde açılan yara Neden “Düşman” dedik Yunalılara Ülkenin ufkunda kara mı kara Bulut gibi duran düşman değilmiş
Beyaz’la dolarken itlerin cebi Bizlere sunulan zıkkımın dibi Fransız veyahut ermeni gibi Askerimi kıran düşman değilmiş
Siyaset yürümez herze yemeden Temiz süt çıkar mı kirli memeden Kadın yaşlı çocuk bebek demeden Kanımıza giren düşman değilmiş
Gaf ile gaflettir beylerin ünü Ancak aptal olan unutur dünü Fasıla vermeden Allah’ın günü Türkiye’yi geren düşman değilmiş
HİDDETÎ’nin sözü yoktur oduna Eşkıya doymuyor kanın tadına Petrol kavgasında batı adına Ordumuzu yoran düşman değilmiş
 ,
MEHMETÇİK KİMDİR??? SENDE ÖGREN BAŞBAKAN.....

Bu mektup güneydoğuda gazi olmus bir askerimizin ,bir şahsın terör örgütü pkk'dan bir mektupla merhamet dileği için ona hitaben yazılmıstır. Lütfen sonuna kadar okuyunuz. Allah Türkü Daim Muzaffer Kılsın
MEKTUP Bu bir mektuptur. Kuş kanadına, suya, çöl kumlarına yazılmış mektupları okuyanlara veya bu mektupları yazanlara ithaf edilmiştir. Vatan üzerine. Bayrak üzerine. Onur üzerine. Namus üzerine. Vicdan üzerine. Akıl üzerine. Adı fark etmeyen ve ithal edilmiş tüm meseleler üzerine. Kelimeler ve kelimeleri çirkinleştiren kalemler üzerine. Kalemleri tutan riyakâr ve kan kokulu eller üzerine. Kalemlerini sapladıkları şehitlerin ve kadınlarının ve çocuklarının ve kardeşlerinin ve onların analarının yürekleri üzerine yazılmıştır. Mayın, bomba, pusu, baskın, yazar, çizer ve ihanete alet olan her şey üzerine. İstemeyen okumasın. Kanla yazılmış bir mektuptur bu. Güvercin kanadının gücü yetmez taşımaya, karabaşlı kartal olsa nafile. Ağırdır; zira eskidir ve unutuldukça kanla yeniden yazılır, şehit mezarlarının taşları üzerine. Bu mektup binlerce yıl önce yazıldı ve binlerce yıldır yazılıyor, yeni fark edenler utansın. Kardeş kardeşi öldürmez, öldüren kardeş falan değildir, kalleştir olsa olsa. Kalleşlerin en kalleşi ise kardeşim diyerek kalleşlik yapan kalleşlerdir. Ve aslında en kahpesi, mayın değil onu Adil Binbaşıların, Davut çavuşların yoluna döşeyen eldir, o eli alkışlayan ve ululayıp aklayan kalemdir. En az o el kadar suçludur o kalem, tarihin yanılmaz vicdanında. O mayınlara basıp parçalanan bedenler, Edirnekapı’dadır ve bizim yüreklerimizde ve hafızalarımızda yaşarlar. Kemerburgaz’daki Kemer Country villalarından görünmez Edirnekapı, çok uzaktır hem de çok. DAĞLARDA YARIM KALDILAR VATAN İÇİN Ellerimizde can verdi o parçalanan bedenlerin sahipleri, bayrakları dalgalansın diye. Vücudunda sigara söndürülerek, tüm kemikleri kırılarak, kafa derileri yüzülerek işkence edilen, sonra da ağaçtan kazıklarla öldürülen ve çığlıkları telsizlerden dinletilen vatan evlatlarının yeri bizim yüreklerimizdedir, o çığlıkları duymayanların yanı başında durmaz onlar. Bir de katillerinin yanı başında dururlar, kulaklarında çınlar haykırışları eğer bir yerlerinde bir parça insanlık kalmışsa. Yazıklar olsun, can veren o yiğitleri hainlerle bir tutanlara. “Ağabey diyordu bana telefonda Astsubay Zülfikar, geçen gün kız arkadaşımla gezdim biraz ve kimse bacağımın takma olduğunu anlamadı”. “Ağabey diyordu, biraz daha uğraşırsam belki bisiklet bile sürebilirim”. Daha on dokuz yaşındaydı Zülfikar, mezun olalı tam yirmi gün olmuştu, o kahpe ellerin döşediği mayınla ve bazı kalemler tarafından ululanan o hainlerin, ilk izleriyle tanışırken. Küskün veya kızgın değildi sesi, pişman veya aciz de değildi. Gururlu ve biraz pusluydu sadece, bisiklet sürebilse yeterdi. Koşmayı, atlamayı, denize girmeyi feda etmişti vatanı için. Bacağını payanda yapmıştı, Kemerburgaz’ın da üzerinde bulunan Türk egemenlik örtüsüne. Yazıklar olsun, çiçek toplayan küçük kızları öldürenlere ve yazıklar olsun o katilleri ululayan kalemlere. KAVGANIN BİR SEBEBİ VAR, İHANETİN DE Kavganın sebebini unutmadık, çünkü bu kavga hiç bitmedi. Kavganın sebebi vatandır çünkü bayraktır, onur ve namustur, vicdandır. Kimseye verilemeyecek olan, kimse ve hiçbir şey için vazgeçilemeyecek olan egemenlik hakkıdır. Atalarımdan bana kalmış olan ve benim çocuklarıma bırakmak zorunda olduğum mirasın vicdani sorumluluğudur. Hiçbir vicdana dayanarak reddedilemez, hiçbir çocuğun veya sevgilinin sevgisiyle değiştirilemez. Hiçbir aşağılık pazarlığa konu edilemez, namustur çünkü istiklal, öbür ihtimal ölümdür. Ben dilimle, bayrağımla, hudutlarımla yaşamak için ölmeyi kayıp veya yazık değil, şeref sayarım. Bu paha ne ile biçilirse biçilsin, kimseye yalvarmam durdurun diye, benim olana uzanmışsa el, ben durdururum ellerimle. Meğerki ölüm varmış, sevememek varmış, çiçek koklayamamak, ne gam? Vermek vicdansa eğer, akılsa susmak, pusmak, yerle yeksan olmuştur onur ve şeref. MAYINLAR NEREDE Mayınların yeri bilinmez, döşeyen ********in yeri bilinmedikçe. Ve dağlara döşenen mayından daha tehlikeli ve kahpecedir dimağlara ve bilinçlere döşenen mayınlar. Dağlara döşenen mayın tek kalır, tek can alır. Ürer her doğumda, her okunmada zihinlere döşenen mayınlar ve ihanet her doğumda bir daha artar. Başka zihinlere bulaşır, mayınların en tehlikelisidir bu, yayılır. Dağlardaki gibi otla ve toprakla gizlenmez, sevgiyle, barışla ve daha ne kadar varsa tüm süslü kelimeler alet edilir bu gizlemeye. İşte o anda ölür kelimeler, kahreder kaderine. Kullanıcısını seçme hakkı yoktur çünkü sevgi, bölen ve yıkanın ağzından, aşk yataklık edenin, sinsice zihinlere mayın döşeyenin kaleminden dökülür. Ölür kelimelerde sevgi. Ve barış artık, en fazla parayı verenin yatağını doldurur, en fazla paraya yazıp çizenin elinden. En pahalı kalemler pazarlar barışı, salyaları akan bölücülerin sofrasına. Bazen bir villanın çalışma odasında ve bazen bir gazete köşesinde dokunaklı kelimelerle süslenip öylece pazarlanır barış. Pazarlığı yapılmış ve satın alınmış bir fuhuş için. Bölmek ve parçalamak için yapılan hain savaş, fuhuş yapar barışla, tecavüz eder barışa hayâsızca. Dedim ya, bu eski ve ağır bir mektuptur, Türk nereye gittiyse obasıyla, ihanet en sondaki katırla takip eder göç kolunu. Soylu atlar hızlıdır, bu yüzden biraz geç gelir ihanet, yolda haram meralardan beslenerek. Bu eski bir hikâyedir, ne kuş kanadı ne suya atılan şişe taşıyabilir; ağırdır, kanla yazılmıştır, bir kısmı Edirnekapı’dadır, Çanakkale’de bir kısmı ve Karsta, İzmir’de, Muş ovasında, Malazgirt’tedir, Sakarya’dadır. Bir kısmı hala yazılmaktadır, Cudi’de, Gabar ve Körkandil’de, Masura çayında, Ali boğazında, Cehennem deresinde cehennem sıcağında yazılmaktadır, şehit Mehmetlerin kanıyla. Yazıklar oluyor, onur ve şerefe, bayrağa, vatana, kutsal olan ne varsa yazıklar oluyor onursuz bir hayatla değiş tokuş edilirken. BU YAZGIYI KİM YAZMIŞ? Yazıklar oluyor yazgıya, çünkü yazgı ihanet edenin suçunu taşıyamaz, can alanın, ev yakanın, çocuk öldürenin yükü yazgıya bile ağır gelir. Kışlaya gidenin, askerden sonra evlenip çifte çubuğa bakmanın hayalini güdenin yazgısı Allahın ise eğer, çocuk öldürenin, mayın döşeyip pusu kuranın yazgısı kimindir. Kim yazar bu yazgıyı ve hangi kalem bunu yazgı diye ulular, hangi akıl buna inanır ve bu nasıl vicdandır? Bu ağır ve eski bir hikâyedir, kanla yazılmıştır ve ne kuş kanadı ne suya atılan şişe taşıyabilir; bir kısmı Edirnekapı’dadır ve Edirnekapı çok uzaktır, Kemerburgaz’daki bir villanın çalışma odasına. Adil Binbaşının bastığı mayının üzerinde “made in Italy” yazıyordu İngilizce. Ama döşeyen eller İngilizce veya Latince değil Kürtçe konuşuyordu ve Kürtçe de “mayın” kelimesinin nasıl söylendiği önemli değildi, taşıdığı anlam ihanetti nasıl olsa.
Kimseyi haklı veya haksız bulmayan kalemler, hakkı yazar sonra, hak için ölenlerin inadına. Böylece hakkı, batıla pazarlar aynı sabıkalı eller ve kalemler, aynı hayâsız fuhuş için. Ne gariptir ki bu kalleş ellerin döşediği mayınlara daima anayasal yolculuklara çıkanlar basar. Onlar ki; bu yolculuğa siyasal veya mukaddes yolculuklar yapılabilsin diye çıkarlar. Yazıklar olsun, baktıkları kırık camlı siyasal gözlükleri ile ödenen bedellerin mukaddesatını göremeyenlere. Yazıklar olsun! DİL KAVGANIN VE İHANETİN SEBEBİ MİDİR YOKSA ARACI MI? Korku salan ve öfke çağrıştıran meselelerin parçaları değil, esas gerekçeleridir aslında Türkçe dışındaki başka diller. Dil özgür olunca, Özgürlük dil olur artık ve bütün bölünmeler böyle başlar. Özgürlük daima yeni sınırlar ister. Okul der, ayrı olsun. Bürokrasi der, bu dilde anlayamıyorum ayrı olsun. Bayrak der sonra, ayrı olsun dilim ayrı nasılsa, ben de ayrıyım ve bu da varlığımın sembolüdür. Toprak der arkasından, ayrı olsun birazını bana ver, nasıl olsa daha önce dilinin, özgürlüğünün birazını vermedin mi? Hem ne olacak, birazcık topraktan ne çıkar biz kardeş değil miyiz? Özgürlük paylaşılmaz oysa. Birinin özgür olduğu yerde, diğeri özgür olanın kurallarını ve özgürlüğünü tehdit edinceye kadar özgürdür. Yani dilin de kişinin de özgürlüğü esas mülk sahibinin özgürlüğünü ve geleceğini tehdit edene kadardır. Sonrası anarşi, sonrası terör, sonrası bölücülük, kahpelik ve ihanettir. Sonra arkadan vurmalar ve mayın döşemeler başlar yollara ve zihinlere. Ama her hal ve şart altında, tüm bölücülerin yardım ve yataklığa ihtiyaçları vardır. Gizli olmalıdır, yardım ve yataklık, sinsice. Kimse fark etmeden yapılmalıdır, Türkçe konuşmalıdır ama aslında başka dilde anlaşılmalıdır. Acındırmalıdır ama aslında acımadan katletmelidir, dili, egemenliği ve onun bekçilerini. Yardım ve yataklık yapanın da yardıma ihtiyacı vardır. Dışarıdan. Çok uzaktan, denizler ve tarihler ötesinden. Eski kinlerden ve hesaplardan ve o hesapların sahiplerinden beslenir yataklık yapan. Para alır, vaat alır, AFERİN alır.
Bu eski ve çok ağır bir mektuptur. Türk bağımsızlığını koruyanların kanları ile yazılmıştır. Ne suya salınan bir şişenin ve nede kuşkanadının taşımaya gücü yeter; karabaşlı kartal olsa nafile. Başlığı binlerce yıl önce atılmıştır ve Edirnekapıda’ki şehit mezarlarının taşları üzerine yazılmaya devam etmektedir. Emin olun binlerce yıl daha yazılmaya devam edecektir. Türkçenin sahipleri yaşadıkça bu kanlı mektup yazılmaya devam edecektir çünkü Türkçenin ve onun sahiplerinin özgür yaşamasını istemeyenler, yollara ve zihinlere mayın döşemeye, parçalamak ve bölmek için çabalamaya, parçalamaya çalışanlara yardım ve yataklık etmeye devam edeceklerdir. Bu eski mektup bir yazıttır aslında Türk’ün var oluş destanıdır, binlerce yıldır yaşlı dünyanın bağrına saplı kaidelere ve mezar taşlarına yazılır. Yazanlar asla diz çökmezler ve kimseye yalvarmazlar. Kimsenin toprağını, dilini veya özgürlüğünü istemezler ve kendilerinin olanı da kimseye vermezler. Bu bir mektuptur. Vatan, Bayrak ve Onur üzerine yazılmıştır. Vatansızlar, dilsizler, hainler, bölücüler ve toprak hırsızları gibi aczi ve acınmayı anlatmaz. Var olduğu yerde kendinden gayri herşeyi önemsizleştiren, vatan ve bayrak aşkını anlatır. Onurlu ve egemen ölebilmenin, onursuzca ve esir yaşamaktan daha önemli olduğunu anlatır. Asla diz çökmeyeceğimizi anlatır. Yüreği olan varsa gelsin de çöktürsün diye, Yüreği olan varsa okusun diye yazılmıştır. “VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN”



ADAMIN ADAMI DEGİL DAVAMIZIN ADAMIYIZ......
|
Sözün bittiği kanın donduğu yer! PKK terörünün nasıl olup ta bir türlü bitmediğini bir bölgede çarpışan
bir asteğmenin günlüğünden acı dolu itiraflarla okumak ister misiniz?
Bir asteğmenin günlüğünden: Terör niçin bitmiyor?

Aktütün Karakolu'na yönelik terör saldırısı için 5. saldırı dedik ama yanılmışız.
Değil beş, yüzlerce saldırı olmuş bu karakola. Yüzlerce taciz ve saldırıdan söz ediyor
Genelkurmay kaynakları.
Aynı kaynaklar PKK'lı teröristlerin son saldırı için 45 günlük ağır silahların
katırlarla bölgeye yığıldığı ve bunca hazırlıktan ancak sonra saldırdıklarını söylüyor.
Bu demek ki Aktütün'e saldırı olacağı Dağlıca'ya yapılan saldırı gibi önceden biliniyor,
istihbarat ediliyordu!
PKK'lılar askerin gözü önünde saldırı hazırlıklarını yaptılar! Kim kusurlu kim değil,
artık bunun çok fazla önemi yok.
Ölen öldü. 17 eve ateş düştü.
Ancak...
Dağlıca'da görev yapan bir asteğmenin günlüğüne yazdıklarını tekrar hatırlamakta fayda var.
Dağlıca komutanı Onur Dirik youtube'a düşen ses kaydında
Dağlıca da görev yaparken şehit olan bir asteğmenin günlüğünden de bazı bölümleri okuyor. Asteğmen günlüğünü sevdiğine hitaben yazmış...
Sevdiğine hitap ediyor, 'bir tanem' diyor, 'aşkım' diyor ve askerlik süresince,
bence PKK saldırıları karşısında neden pasif kalındığını,
terörün neden bitmeyeceğini çok iyi açıklayan sözlerini kaydediyor.
Yarbay Onur Dirik okuyor:
Şehit asteğmenin günlüğü:
|
|

'Bugün var ya aşkım... Bu terörün bitmeyeceğine bir kere daha şahit oldum.
Gözümüzün önünden on katır on kişi geçiyor, gidelim öldürelim diyoruz göndermiyorlar.
Helikopter çağırıyoruz yollamıyorlar.
Bi de bunun üzerine adamları telsizlerinden de dinliyoruz.
Hala elimizi kolumuzu bağlı tutuyorlar, çıldırıyoruz.
Adamlar resmen önümüzden geçiyor. Biz de öyle salak saçma dağ başında bekliyoruz,
neye kime hizmet ettiğimizi bilmiyoruz, ilk defa burada bulunuşumuzun boş olduğunu anladım.'
Yarbay Onur Dirik burada okumayı kesip 'Of of... Burada bize küfrediyor' diyor.
Sonra okumaya devam ediyor:
'O sabah sana demiştim ya terörist ve dolu katırlar gördük bir şey yapamadık diye,
şerefsizler ellerini kollarını sallaya sallaya gittiler yüklerini boşaltıp geri döndüler ve biz gene bir şey yapamadık.
Emir vermedi üstlerimiz.
Gene gidelim dedik bırakın gitsinler dediler. Başlarım böyle işe dedik, elimizi kolumuzu bağladık.
Ne kadar saçma bir şey. Çıldırdık çaresizlikten.
On tane adam vardı, parçalardık şerefsizleri. Manyak gibi durduk yerimizde.'
Şimdi... Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Kamuoyu belki hükümet bile orada neler olduğu hakkında çok fazla malumat sahibi değil.
Aktütün Karakolu vurulduktan şehitler verildikten bir gün sonra kamuoyuna
ÇÖZÜLME…
Sevgilim…
Ölüm denen o yoğun, kör karanlığın kederini, kahredici yalnızlığını
ancak ben gibi ayrılıklara mahkum edilenler bilir…
Sen kahpe kurşunlarıyla son nefesini verdiğin gün ben de dilimi mühürledim…
Baban "Vatan sağ olsun, bir evladım daha var, o da feda olsun" diye ağlarken,
7 aylık oğlunu "emanetin" diye kalan son gücümle sıkı sıkı sarmıştım da
nedense ayaklarım beni taşımıyordu. İki yanımdan koluma girmişlerdi,
o an kalabalık bana çok gelmişti.. Kim bilir kaç kişilerdi..
Kasaba halkının yarısı arkamızdan geliyordu..
En önde giden sen! Üstüne örtülmüş al bayrağımdan gözlerime kızıl miller çekiliyordu…
Son kez telefonda duyduğum sesin beynimde yankılanıyordu.
"Hepinizi çok özledim…" "Özledim…" "Özledim…"
Susmuştum….
Oğlan büyüdü artık, her geçen gün biraz daha sana benziyor…
Resimlerden tanıdığı sana özenerek saçlarını sen gibi tarıyor…
O güldüğünde sanki sen gelip oturuyorsun karşıma…
İçim ılık ılık kanıyor ama ne o gün ne ondan sonra,
her sabah uyandığım ıslak yastığımı saymazsak, hiç ağlamadım..
Kavlimiz vardı unutmadım, "neden" diye hiç sormadım, bir kahpe kurşunla yıkılmadım,
rabbim verdi sabrını ne boyun büktüm, ne senden vazgeçtim..
Her gelen kara haberde, hangi şehrin şehidiyse oranın valisi,
kaymakamı, esnafı, askerler, tanıyanlar, yakınlar…Şimdiye değin ağıtlarla, bayraklarla uğurladıklarımız kadar olmasa bile yine de kalabalıklar…
Televizyon ekranından geçiyorum, ben de yürüyorum onlarla…
Bir kez daha… Bir kez daha… Bir …
Sevgilim,
Sen de oralardan görebildin mi bilmem,
bu günlerde buralarda zamansız bir kırlangıç fırtınası var…
Hangi televizyonu açsam, bir kahramandan söz ediliyor…
Gazeteciymiş.. Ürkek bir güvercin gibiymiş..
İnsanlar gözyaşları arasında onun ne kadar mert, ne kadar vatansever olduğunu anlatıyor…
Gündüz gözü şehrin tam ortasında vuruvermiş zalimler…
Gördüm adamcağızın nasıl yattığını o soğuk taştan kaldırımda…
Üzerine gazete örtmüşler… Ayakkabısı da yırtıkmış… İçim acıdı…
Sahi sevgilim, operasyona gittiğiniz dağda,
gecenin ayazında o karların arasında vurulduğunda karnın tok muydu ?
Üşümüş müydü ellerin, esen deli rüzgar yaşartmış mıydı gözlerini?
Bölücü hainlerle çatışırken,
sağınızda solunuzda bombalar patlarken ne geçmişti aklından en son ?
Bunları bilememek koyuyor insana,
yine de mayınlara verdiğimiz şehitlerimizi düşününce şükrediyorum..
Hiç değilse sen parçalanmadın, vatan toprağında bütünsün,
vedalaşırken kaskatı elini tutabilmiş, uzun uzun yüzüne bakabilmiş,
mühürlediğim dudaklarımla solgun, soğuk alnından öpebilmiştim …
Diyorlar ki öldürülen gazetecinin adı Hrant Dink'miş,
Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde Türklüğe hakaretten yargılanmış..
Kibarlık olsun, Türkleri incitmesin diye Ermeni soykırımı oldu demiyormuş da,
Türkiye Ermenilere karşı suç işlemiştir bu suçu kabul etsin,
iki devlet aralarında anlaşsın, gereken yapılsın diye yazıyormuş, söylüyormuş…
Ermenistan da Türkiye'den toprak istiyormuş…
Sen gibi şehit olanların canıyla kazanılan vatanın birazını "bize verin" diyormuş…
Günlerdir televizyonlarda bu gazeteci var sevgilim…
Günlerdir kırlangıç fırtınası dinmiyor… Hükümetten birileri önermiş,
Hrant Dink Türk bayrağına sarılsın demişler…
Köşe yazarları da "Şehide ağıt" yazmışlar…
Bize vatan uğruna ölenlerin şehit olduğu öğretilmişti.. Bayrak, vatan uğruna,
vatana hizmet ederken can verene sarılır bilirdik…
Cenaze törenini canlı yayınla verdiler… Hem de Dünyanın her köşesinde…
Ben de senin ve sen gibilerin cenazesini kalabalık sanırdım…
Bütün yurt bizle ağlıyor, terörü lanetliyor bilirdim…
Yurdun dört bir yanından çoluk çocuk,
yaşlı, genç demeden koşturup gelenleri görmeliydin…
Mahşer yeri gibiydi ortalık.. Hepsinin ellerindeki pankartlarda
"Hepimiz Ermeniyiz"
yazıyordu… Ne çok Ermeni varmış, şaşırdım! Sadece onlar mı ?
Türkiye'yi düşman belleyenler de davetle gelmiş… Geliş paralarını da devlet ödemiş…
Bu defa geçemedim ekrandan.. Yürüyemedim onlarla..
Burada cenaze böyle törenle defnedilirken,
Ermenistanda da "Soykırım Anıtı" önünde tören yapmışlar...
Acaba orada da "Hepimiz Türküz" diyenler oldu mu ?
Hani son konuşmamızda susmuştum..
İçimdeki korkuları göstermemek için boğazım düğümlenmiş, sesim çıkmamıştı…
Şimdi söylüyorum… "Ben de seni ben de seni…
BİLEMEZSİN NE ÇOK ÖZLEDİM SEVGİLİM"
Artık dilimdeki mührü çözüyorum, içimde biriktirdiğim feryadı salıyorum,
gittiği yere gitsin kırlangıç fırtınasıyla…
Böldürmemek için her biriniz siper ederek bedenlerinizi feda olmuştunuz vatana.
Sizler kara toprağa bizlerse diri diri boşluğa gömülürken
arkanızda yurdun dört bir yanından gelen "Ermeniler" yürümemişti..
Hiçbir yabancı televizyon acılarımızı dünyaya göstermemişti..
Karalara bürünen hayatıma, babasız büyüttüğüm evladıma karşın,
yurdun dört bir yanında
"hepimiz Ermeniyiz"
diye haykıranlara da helal ettim hakkımı …
YANİ KISACA SEVGİLİM
*** çok ucuza satıyoruz bu insanları çoook... Belli ki hiç birinizin haberi yok, Hem de DİNK’ ten sadece bir gün önce, Ama sen ne duydun, ne gördün, ne de umursadın…
Ölümümden hemen sonra kameralar gelmedi oraya, Halk’ta toplanmadı ellerinde karanfil ve mumlarla, Hiçbir devlet büyüğü ve Amerika’da kınamadı ölümümü Ve yazmadılar adımı mezar taşımdan başka, hiçbir yere…
Hâlbuki benim adım öz ve öz Türkçe idi,’’ Kadir AYDIN,, Okunması, söylenmesi ve yazılması onunkinden daha kolaydı, Ama anmadı beni babamdan gayrı kimse, onu andıkları gibi, Ve yazılmadı başka hiçbir yere adım, anamın yüreğinden başka…
Ben gencecik fidandım, daha hiç tomurcuk vermemiş, Ve soldurdular beni Lice’de, hayatımın baharında, Beni de vurdular, ben de öldüm, bilmem duydunuz mu? Ama Bulamadılar beni vuranları 32 saatte, belki de hiç aramadılar…
Ben kendi vatanımda, vatanımı vatansızlardan korumak için öldüm, Ben Türk’tüm, adım Türkçe, ama öğrenemedi adımı hiç kimse, Bir kez bile manşet de olmadım ya o gül yüzümle gazetelere, İşte EY KOCA DÜNYA BEN ASIL O GÜN ÖLDÜM…
|
|
Vur Hele
Avrupalı gene zehirler kusmuş,
Şu Fransız Antepleri unutmuş.
Alman, hainlere çok çanak tutmuş,
Vatan için vur Mehmedim vur hele.
Aldatmışlar ayrılığı sokmuşlar,
Bölmek için hesap, plan yapmışlar.
Sıkıştıkça hudutlardan kaçmışlar,
Birlik için vur Mehmedim vur hele.
Ermeni üstüme PKK salmış,
Güneyde Suriye kampını kurmuş.
Apo denen alçak daha kudurmuş,
Kudurdukça kur Mehmedim vur hele.
Kuzeyden de Rusya desteğin almış,
Geberen hainler dağlarda kalmış.
Şehit kanlarıyla topraklar dolmuş,
Bayrak için vur Mehmedim vur hele
|
Düşününce memleketin halını Acısı yürekler yakar mı yakar… Kimi çalar kimi çırpar malını Kimi de lal olur bakar mı bakar…
Dost bağında kıran otlar türedi Beyini kemiren bitler türedi Sahibine üren itler türedi Ganimet üstüne çöker mi çöker…
Hani tarihe yön veren yiğitler Allah yolunda can veren yiğitler Nesline miras şan veren yiğitler Vebali belleri büker mi büker…
Kırılıp da dökülmeyen gül vurur İtilip de kakılmayan el vurur Dediği ikilenmeyen dil vurur İhanet adamı yıkar mı yıkar…
Alevi Sünni özü sözü birdir Afşar Çerkez eş, kürdü lazı birdir Birliğe dünyanın garezi birdir Ayrılık tohumu eker mi eker…
Kardeş halklar bölünmeyi hak etmez Ocağında dirliğini yok etmez Firavun olsa da fitne fark etmez Yüzüne tokadı çakar mı çakar…
Deli gönül Antep’te Şahin olur Uçar İzmir’e Hasan Tahsin olur Maraş’ta Sütçü İmam esin olur Düşmana kurşunu sıkar mı sıkar…
Bir of çekmekle hiç sabır biter mi Bir damla akmakla nehir biter mi Bir yokuş çıkmakla ömür biter mi Zaferin şafağı söker mi söker…
Zamanın ötesine kalk var hele Tarihi sayfa sayfa dök ser hele Bir Ulubatlı çıkar bak gör hele Burçlara bayrağı diker mi diker…

ŞEHİDİME KELLE DİYEN BAŞBAKAN DUYUYORMUSUN ??? |
YAN GELİP YATMADI,ABD'ye KAÇMADI,
SAKATT RAPORU ALMADI VE
BABALAR GİBİ VATAN TOPRAĞINI SATMADI."
O,ŞİMDİ ŞEHİD"
AMERİKA'nın DEĞİL,
RABB'İNİN KULU'YDU
VE
ŞİMDİ RABBİNİN YANINDA.
DİNSİZİN ÇOCUĞU,ÇAN SESİYLE UYANIR.
DİNDAR MÜSLÜMAN EZAN SESİYLE...

ŞEHİT;KÜNYESİ KIRILANDIR,VATAN İÇİN CAN VEREN,VATAN
İÇİN VURULANDIR.
ŞEHİT;ELBİSESİ ATEŞTEN ,AK KUNDAK GİBİ KARA
TOPRAĞA SARILANDIR.
Yiğit Harbiyeliler! Öğrenin dersinizi
Kahraman göz kırpmadan düşmana saldırandır.
“Türk tarihi” denen kahramanlık şiirini Yeniden yazmak için harcayacağın kandır.
Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez
BAŞBAKAN DUY BUNLARI...
ŞEHİDİME KELLE
ŞEHİDİMİN BABASINADA AL ANANI GİT DEME AYIP AYIP BİRDE BAŞBAKANSIN YAZIKLAR OLSUN SANA EYVAHKİ EYVAH SENİ BAŞBAKAN YAPANLARA
SEN AL ANANI GİT BENCE
ASIL BU VATAN O ŞEHİT EVLADININ VATANI SENİN GİBİ VATAN SATANLARIN DEGİL
ŞİMDİ BAŞBAKAN BUNLARA SİZ CEVAP VERİN
VE HEPİMİZ ERMENİYİZ HEPİMİZ HRANT DİNKİZ DİYENLER
VARMI BUNLARA CEVABINIZ BAŞBAKAN ÜLKEYİ SATANLAR
VE BİZ ERMENİYİZ DİYEREK TC KİMLİGİ ALTINDA ERMENİ OLANLAR
HİÇ HİÇ DUYMADIM HEPİMİZ MEHMETCİGİZ DEDİNİZİ BEN NERDESİNİZ ŞİMDİ???????
ağlamıcam diyorum kendi kendime dayanamıyorum dinletemiyorum gözlerime susuyorum konuşmuyorum tek kelime ve şaşıyorum kendime bu toprakta bu vatan için can veren hiç bir şehit ölmez bunu biliyorum belki ama katlanamıyorum zoruma gidiyor ard arda tabutların gidişini izlemek kanıma dokunuyor artık şehit vermek haykırmak istiyorum avazım çıktığınca bağırmak , dalgalanan bayrağı görüyor susuyorum bu bayrak için ölmeye değer biliyorum da yediremiyorum kendime gencecik bedenleri toprağa vermeyi ne tuhaf ki yaşamın diğer adı dır ölmek ve ölümün en yakışanı dır şehit olmak ve kötü yanı dır gidenin ardından çaresiz kalmak elleri koynunda ölümü kabulleneni görmek hele yokmu ana baba feryadı yokmu geride kalanların acı çığlığı yürek yangini kalp ağrısı belki zor yada imkansiz ama ben artık ağlamıyorum kabullenmiyorum kaybetmeyi ve artık diyorum ki bu vatan bizim yenilmez yeneriz biz ağlamayıda ağlatanın anasını ağlatmayıda iyi biliriz
ÇÜNKİ BİZ OSMANLI TORUNU ÇÜNKİ BİZ TÜRKÜZ!!!
gönlümün ÜLKÜSÜ
|
FERYAT
ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
KARA PEÇE
HİÇBİR ŞEHİDİMİZİN KANI YERDE KALMAYACAK
ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
GİDİYORUZ BAŞIMIZ DİK ALNIMIZ AÇIK
HER DAMLA KANIMIZ FEDADIR VATANA YENİDEN DOĞSAK YİNE ÖLÜRÜZ UĞRUNA
BU EVLATLAR BİZİM TÜRKİYE BİZİM YA SİZ KİMİNSİNİZ SATILMIŞ KÖPEKLER
ŞEHİT BABABIM OĞLUYUM ONURLUYUM, PEKİ SİZİ HANGİ MERTEBE KABUL EDECEK
BU GÜN BİZ UĞURLUYORUZ AMA SİZİ UĞURLAYACAK KİMSE KALMAYACAK
BEN ŞEHİT OĞLUYUM PEKİ SEN NESİN ?
BABASIZ KALDI AMA BAŞI DİK VE GURURLU ODA BİRGÜN BU MEYDANDA İNTİKAM ALACAK
BU GÜN BİZLERİ AĞLATAN ŞEREFSİZLER YARIN AĞLAMAYA FIRSAT BULAMAYACAKLAR
ŞEHİTLERİMİZİN AİLELERİNE ALLAH'TAN SABIR DİLİYORUZ
ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
@-K-A-R-A-*-Ş-A-H-İ-N-@
GÜLBAHÇESİ OLSUN ŞEHİTLERİMİZİN KABİRLERİ İNŞALLAH .
ERCAN
|
| |
Piyade Er Ramazan Yeşil (21) Antalya
Dün saat 13.00 sıralarında başlayan saldırıda teröristler önce, Aktütün Karakolu'nun uzak korumasını sağlayan Bayraktepe kesiminde konuşlandırılan askerleri hedef aldı. Bu bölgeye uçaksavar ve ağır makineli silahlarla saldıran teröristler, askerleri de burada şehit etti.
Genelkurmay Başkanlığı, Hakkari'nin Şemdinli İlçesi Aktütün Jandarma Karakolu'na Düzenlenen Saldırıda Şehit Olan Askerlerin İsimlerini Açıkladı.
"J.Astsb.Çvş. Hasan ÖNAL (2006-M.90, Eskişehir, Bekar),
P.Uzm.Çvş. Cahit YILDIRIM (1999-P.380, Erzurum, Evli),
P.Uzm.Çvş. Selçuk CAN (2002-Ulş.581, Osmaniye, Evli),
Uzm.J.I.Kad.Çvş. Hasan AYGÖR (2004-1146, Kırıkkale, Bekar),
Uzm.J.I.Kad.Çvş. Egemen YILDIZ (2005-396, İzmir, Bekar),
Uzm.J.I.Kad.Çvş. Ozan Onur İLGEN (2005-548, Adana, Bekar),
J.Uzm.Onb. Rasim ESER, (2007-140, Mersin, Bekar),
P.Çvş. İlhan KÜÇÜKSOLAK(1987-4, Kastamonu),
P.Er Halil İbrahim ARALIK (1987-4, Kale/DENİZLİ),
P.Er Muhammet AYDEMİR (1987-4, Artvin),
P.Er Davut İLBAŞ (1987-4, Siirt),
P.Er Ramazan YEŞİL (1987-4, Serik/ANTALYA),
J.Er Oktay KARAKELLE (1988-1, Bayburt, Bekar),
J.Er Hakkı ARAN(1988-1, Diyarbakır, Bekar),
J.Er Çağlar MENGÜ(1988-1, Ordu, Bekar)"
şehitlerimize allahtan rahmet ailelerine sabırlar dilerim kahrolsun pkk köpekleri
ÇEŞMİ SİYAHIM
15 askerimizi teröre kurban verdik
İşte kimliği açıklanan şehitlerin isimleri:
Astsubay Çavuş Hasan Önal (Eskişehir)
Piyade Uzman Çavuş Selçuk Can (Osmaniye)
Jandarma Uzman Erbaş Bahattin Erturhan (Sivas)
Uzman Çavuş Ozan Onur Ilgın (Adana)
Komando Çavuş İlhan Küçüksolak (Kocaeli)
Jandarma Komando Er Halil İbrahim Arlık (Denizli)
Er Çağlar Mengü (İstanbul)
Er Davut İlbaş (Siirt)
Er Oktay Karakelle (İstanbul)
Er Tayfun Erol (Aydın)
Er Hakkı Aran (Diyarbakır)
Er Ramazan Yeşil (Antalya)
Jandarma Uzman Onbaşı Rasim Eser (Silifke)
Uzman Çavuş Hasan Aygör (Kırıkkale)
Piyade Onbaşı Muhammet Aydemir (Artvin)
YARENSU
şehitlerimizin ruhu şad olsun
kahrolsun AB.ABD.İSRAİL.PKK.İŞ BİRLİKÇİLERİ.
CESUR YÜREK
TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN
İBRAHİM
NEHİR
ULAN BAŞIMIZA SENİN GİBİ BİRİNİ GETİRDİLER
ŞEHİDİME KELLE DEDİN ŞEHİDİMİN BABASINA SİKTİR ÇEKTİN
NE BİÇİM ADAMSIN SEN YA NE AYAKSIN YAZIKLAR OLSUN SANA
ŞİMDİ SÖYLERMİSİN RECEP TAYYİP ERDOGAN
YAN GELİP YATTIKLARI İÇİNMİ ŞEHİT OLDULAR BUNLAR
BU MEHMETCİKLER SİZİN BESLEDİNİZ HALA İMRALIDA PAŞALAR GİBİ BAKTINIZ
KAMUFLAŞLI BENZERİNİ İDAM ETTİNİZ AMA HALA HAYATTA OLDU
VE İMRALIDA PAŞALAR GİBİ BESLEDİNİZ APO PEZEVENGİ VE ONUN PİÇLERİ YÜZÜNDEN
BENİM MEHMETCİGİM ŞEHİT OLUYOR SİZSE KELLE DİYORSUNUZ
RABBİM MEZAR MEZAR GEZDİRSİN SENİ VE SENİN GİBİLERİ ERDOGAN
YERİN YURDUN BELİRSİZ OLSUN VATANI SATAN VATAN DÜŞMANI
İSRAİL NOBEL ÖDÜLÜNE ADAY GÖSTERMİŞ SİZİ AFERİN SİZE
MÜSLÜMANLARIN CANINI KATLETSİNLER SİZDE ÖDÜLÜNÜZÜ ALIN
VATANIDA BÖLÜN SATIN PEŞKEŞ ÇEKİN
BİRDE UTANMADAN ŞEHİDİMİN BABASINA SİKTİR ÇEKİN
SEN AL ANANI GİT
O ŞEHİT BABASI NIN OGLU HALKIM YATAGINDA RAHAT UYUSUN DİYE CANINDAN OLDU
ÜLKEYİ SATANLARIN OGLUYSA ASKERLİGİN E SİNİ BİLMEZ
BİRDE SİZ UTANMADAN ŞEHİDİME KELLE DİYİN YAZIKLAR OLSUN SİZE
ALLAHINIZDAN BULUN BAŞKA NE DEYİM   
gönlümün ÜLKÜSÜ
 Lider dediğin
ATATÜRK gibi OLMALI.
Büyüklük odur ki kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın.
Memleket için gerçek ülkü ne ise onu görecek ve o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, seni yoldan çevirmeye çalışacaktır. İşte sen burada direneceksin. Önünde sonsuz engeller yığılacaktır.
Kendini büyük değil, küçük, araçsız hiç telakki edecek,
kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacak,
ondan sonra sana büyüksün derlerse bunu diyenlere güleceksin.
- Mustafa Kemal ATATÜRK
Oldu mu VATAN
Öldü mü EFSANE olmalıdır !

Yeni Türk Devleti ile Ankara Antlaşması' nın imzalanması nedeniyle;
"Bizi arkadan vurdu, dağ başındaki haydutlarla,
Mustafa Kemallerle anlaştı" diyenlere Fransız Başbakanının Mecliste verdiği cevap: Dağ başındaki haydutlar diye isimlendirdiğiniz
kahraman Mustafa Kemal ve O' nun tüm askerleri burada olsalardı teker teker hepsinin heykellerini dikerdik.
Böylesine kahraman bir antlaşma imzalamaktan gurur duyuyorum. (1921) Fransız Başbakanı BRIAND
Tarih, silinmez harflerle bu devlet adamının ismini hak edecektir. Atatürk bir halk adamıdır. Kırılmaz azmi, keskin zekası ve kudreti kendisini yendiği alın yazısının önüne getirmiş, böylece yeni Türkiye'nin yaratıcısı olmuştur. Politika Gazetesi / Yugoslavya
KARBEYAZ
ŞEREFLE BİTİRİLMESİ GEREKEN EN AĞIR GÖREV HAYATTIR.BU NEDENLE; BİR LOKMA EKMEK İÇİN ŞEREFİNİ AYAKLAR ALTINA ALMAYA, BİR ANLIK ZEVK İÇİN NAMUSUNU LEKELEMEYE BİR ANLIK MEVKİ İÇİN AYAK ÖPMEYE GÜNLÜK MENFAATLERİN İÇİN, FAZİLETİNİ KARARTMAYA DEĞMEZ.
@-K-A-R-A-*-Ş-A-H-İ-N-@
KAHRAMAN
BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN KANDIR
EGER ÜSTÜNDE ÖLEN VARSA VATANDIR
ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
APO VE PİÇLERİ İYİ DİNLEYİN VE VATAN HAİNLERİ
SİZLERİNDE SUYU KAYNADI ŞEREFSİZ KÖPEKLER
ŞEMDİNLİDE YAPTINIZ HAİNCE SALDIRILARLA SABRIMIZI TAŞIRDINIZ İBNENİN EVLATLARI
BUNUN
HESABINI AGIR ÖDÜYCEKSİNİZ ŞEREFSİZ VE SATILMIŞ PİÇLER
yarası olan gocunsun adamın adamı degil davamızın adamıyız
itlerle şerefsizlerle mücadeleden yılmayız
ülkeseni satan bölen şerefsizlere
satılmış kiralık ve aponun piçlerine hitaben
slm ve dua ile kal canım ablacım seni çokkkkkkkkkkkk seviyorum
saygılarımla
kara.melek.21
ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
DUYSUN TAYYİP İTLERİ VE APONUN PİÇLERİ
BİZLER BİR ÖLÜR BİN DİRİLİRİZ ÇÜNKÜ ASİL TÜRK KANI TAŞIRIZ UNUTMAYIZ
UNUTTURMAYIZ ANLIYORMUSUNUZ APOCULAR FETHULLAHCILAR VE ERDOGANCILAR
DÖKTÜRDÜNÜZ HER DAMLA ŞEHİT KANININ HESABINI SORUCAZ SİZLERE
O KUŞ BEYİNLERİNİZE YAZIN BU SÖZLERİ
AJLAN
ADAM GİBİ ADAMA CAN FEDA
ADAM OLMAYANA BİR ŞARJÖR MERMİYLE ELVEDA
ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ BİZ BİR GİDER BİN GELİRİZ SİZ NE OLURSUNUZ ÖCALANIN ŞEREFSİZ KÖPEKLERİ
BİZDE ŞEHİTLİK KUTSAL BİR MERTEBEDİR
SİZDE NEDİR?BEN SÖYLEYİM YALAKALIK UGRUNA HAYATINI KAYBEDEN BİRER LEŞTİR
SİZİN ÖLÜLERİNİZ LEŞ AMA BZİMKİLER ŞEREFLİ ASİL VE MERTÇE BAYRAK UGRUNA VATAN UGRUNA SEVE SEVE CANINI VEREN TÜRKÜN GURURU ŞEHİTLERİDR BİZDE ŞEHİTLER ÖLMEZ SATILMIŞLAR BÖLÜCÜLER VATAN HAİNLERİ APONUN KANCIK DÖLLERİ
BU VATAN SİZLERE MEZAR OLUCAK BUNU BÖYLECE BİLİN
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
NEZ
DağlarıN TepesiNe, eŞkiyanıN aLnıNa, KızlarıN KalbiNe öLümsüZ MehmetçiK YaZılır...
şerefsizlerinkinede şerefsizlik mührü basılır
kerem can
BİR TÜRK ÖLÜR BİN TÜRK DİRİLİR
ELBET YAKINDIR SİZLERİN SONU ŞEREFSİZ KÖPEKLER
SEN KENDİNİ ADAMMI SANIYORSUN?
KATIKSIZ VATAN HAİNİSİN BİZ BİLİYORUZ SENDE BİL.
BİZİM NASIL Kİ İÇİMİZ YANIYORSA
HER DAMLA ŞEHİT KANIYLA SENİN RUHUN VE BEDENİN AZAP ÇEKSİN
DEVLETİMİZİ YÖNETMEYEMİ YOKSA ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ AB'YE VERMEYE Mİ GELDİN ?
TAYYİP ERDOĞAN TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR VEDE TÜRKLERİN KALACAK
HER KİM BU ÜLKENİN ŞEHİTLERİNİN ANISINA İHANET EDECEK OLURSA KARŞISINDA MUTLAKA BİZLERİ BULACAK.
BU ÜLKENİN TOPRAKLARINI BİZE SEN VERMEDİN VE SATAMAZSIN
SEN YAPTIKLARINI DÜŞÜN VE AMERİKAYA BİZİ SATMAK İSTEDİĞİNİ UNUTMA
ÇÜNKÜ ;
BİZ UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ.
GENE ÇEKİLİR BİR GÜN ÇİFTE SU VERİLMİŞ KILIÇLAR KINDAN
O GÜN NE ÖLÜM GELİR AKLA NE DE YAR GEÇER HATIRDAN
@-K-A-R-A- -Ş-A-H-İ-N-@
DIŞ MİHRAPLARLA PAZARLIK YAPARAK ÜLKEYİ PEŞKEŞ ÇEKENLER
VATAN HAİNİDİR BU GÜÇLERE DESTEK VERENLERDE ONLARIN ÇOKMAK YALAYICILARIDIR
TERÖRLE BAŞIMIZI BELAYA SOKANLARDA
BAŞINIZA LİDER DİYE GETİRDİKLERİNİZDİR
UNUTMAYIN BU MEHMETCİKLER HEPİMİZİN HEPİMİZ TÜRKÜZ HEPİMİZ MÜSLÜMANIZ
APOYU DESTEKLEYENLER KÖPEKLERİNİ BESLEYENLER
BİR MEHMETCİK ŞEHİT OLDUNDA SESİNİ DUYURMAYA KORKANLAR GERÇEKLERİ GÖRÜN
BUNLAR SİZİ YILDIRMAYA ÇALIŞIYOR.
3 KURUŞLUK GIDA 40 TORBA YANMAYAN KÖMÜRLE
SİZLERİN GÖZÜNE ŞİRİNE GÖZÜKMEYE ÇALIŞIYOR .
BUNLARA EL AÇANA KADAR RABBİNİZE EL AÇIN
O SİZE VERİR BİRAZDA GAYRET EDİN ÇALIŞIN EMEK OLMADAN YEMEK OLMAZ HIMBILLIKLA ADAM OLUNMAZ BUNLARIN YÜZÜNDEN AÇLIK SEFALETİ ÇEKTİNİZİ UNUTMAYIN.
BİLİNKİ SİZİN RIZIKLARINIZLA APO KÖPEGİNİ VE YALAKALIRIN BESLİYORLAR
EMİN OLUN O PİÇLERİN YEDİKLERİNİ SİZLER YİYEMİYORSUNUZ .
ŞİMDİ ELİNİZİ VİCDANINIZA GÖTÜRÜN VE HANGİNİZ ÇOCUNUZ İÇİN İYİ BİR GELECEK
VE
İSTİKBAL HAZIRLAMAYI İSTEMEZ
NEDEN DİYE SORUN KENDİNİZE
NEDEN KUNDAKTAKİ TÜYÜ BİTMEDİK YAVRUNUZUN RIZIKLARINI GODOŞLAR YESİN SESİNİZİ DUYURUN VE TERÖRE VE TERÖRE HOŞ GÖZLE BAKANLARA DUR DİYİN UNUTMAYINKİ BUNDAN BAŞKA TÜRKİYE YOK
APO VE İTLERİNİ BESLEYEN ŞEREFSİZLER GÜN GELECEK HEPİNİZ LAYIK OLDUNUZ CEZAYI BULUCAKSINIZ
ZAFER .CEMRE
Artık bu kanın durması,
anaların göz yaşlarının dinmesi için tüm terör karşıtlarını göreve davet ediyoruz.
Her şehit olayından sonra
ezberlediğimiz taziye açıklamalarını artık duymak istemediğimizi,
laf yerine terörü önlemek için ne yapılması gerekiyorsa
artık yerine getirilmesini istiyoruz. YARENSU
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE ...
ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
KEREM CAN
HAİNLERİN VE KURDUKLARI HAİNCE,
ŞEREFSİZCE,İNSANLIK DIŞI PUSUDA HAYATINI BUGÜN KAYBEDEN EVLATLARIMIZIN,
MEHMET'CİKLERİMİZİN RUHU ŞAD OLSUN
GÜZEL VE YÜCE RABBİMDEN RAHMET
KEDERLİ VE GURURLU AİLELERİNE
BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUM HEPİNİZİN HUZURUNDA ARKADAŞIM...
CESURYÜREK
|